Sivil polislerin sivil faşistlerle kanlı işbirliği

|

 Sivil polislerin sivil faşistlerle kanlı işbirliği A  Sivil polislerin sivil faşistlerle kanlı işbirliği

EskİŞehİr’de 1 Haziran ve 2 Haziran geceleri yaşanan diğer olaylardaki tanıklar da, Eskişehir’de sivil polislerin ellerinde sopa ve coplarla sokağa indiğini doğruluyor. İşte tanıkların BirGün’e anlattığı kanlı işbirliği:
»Caner Ertay, Anadolu Üniversitesi öğrencisi: “Ali İsmail’in darp edildiği akşam, aynı sıralarda ben de çevik kuvvet polisler tarafından sığındığım otoparkta darp edildim. Bir süre sonra çevik kuvvet polisleri oradan ayrıldı; yaklaşık yarım saat sonra sivil polisler olay yerine geldiler. Ali İsmail’le yarım saat arayla darp edildik; iki olayın birbirine yakın yerlerde gerçekleşmesinden ve olayların saatleri itibarıyla, ikimizi de aynı kişilerin darp etmiş olma ihtimali mevcut. Ancak bana sopa ve coplarla saldıranlar çok dikkatliydiler. Özellikle sakatlamak maksadıyla belime, bacaklarıma, sırtıma ve dizlerime vurdular. Ali İsmail’i darp edenler arasında sivil polislerin yanı sıra sivil şahısların da olduğunu düşünüyorum zira beni döven sivil polisler kafa ve göğüs gibi hayati bölgelere vurmamak için çok dikkatli davranıyorlardı.”

»Görkem Bilenoğlu, Anadolu Üniversitesi Öğrencisi: “1 Haziran sabaha karşı, yani Ali İsmail Korkmaz’ın öldüresiye dövüldüğü gecenin öncesindeki sabah, Yunus Emre Caddesi üzerindeki AKP il binası yakınlarında başlayan polis saldırısı nedeniyle 15-20 kişi etraftaki apartmanlara sığındık. Sonrasında, olayların sona erdiğini düşünerek dışarı çıktık ve ana caddede yürümeye başladık. O sırada Eskişehir’i çok iyi bilmeyen bir arkadaşım, civardaki sivil giyimli üç kişiye adres sormak üzere yaklaştı. Biz onlara adres soracakken, onlar bize ardı ardına sorular yönelttiler. Daha, 'Siz kimsiniz, niye bunları soruyorsunuz?' dememize kalmadan coplarla saldırıya geçtiler. Küfürler eşliğindeki darp birkaç dakika sürdü. Kollarımızı kıvırıp bizi polis araçlarına doğru götürdükleri sırada olan bitene itiraz ettim. Bunun üzerine beni gerisin geriye götürdüler; tekmelerle tekrar saldırdılar. O sırada kim olduğunu göremediğim bir şahıs odunla sırtıma vurdu, bir başkasıysa boğazımı sıktı. Bizi darp eden kişilerin polis olup olmadığını bilmiyorum ancak polisle müthiş bir uyum içerisinde çalışıyorlardı.”