'Burası Mamak değil, haddini bil'

|

A

 TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu dün işkenceleriyle tanınan dönemin Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki ve Mamak Cezaevi Müdürü emekli Albay Raci Tetik’i dinledi.

Komisyon üyeleri ilk görüşmeyi Dolmabahçe Sarayı’nın yönetim binasında Küçüktiryaki ile yaptı. Komisyon Başkanı Nimet Baş’ın yanı sıra, BDP ’li Sırrı Süreyya Önder ile MHP ’li Atilla Kaya’nın katıldığı görüşmede Küçüktiryaki, işkenceyle ilgili sorulara “Bilmiyorum, duymadım, görmedim’ diye yanıtlar verdi. Bu toplantıdan sonra komisyon üyeleri Raci Tetik’le görüşmek” üzere Çamlıca’daki Türk Silahlı Kuvvetleri Özel Bakım Merkezi’ne gitti.

Bilfiil işkencecim
BDP’li Önder, görüşmeden önce gazetecilere “Raci Tetik, benim bilfiil işkencecim. Sadece benim değil, Mamak zindanından geçen binlerce insanın işkencecisi. İki yoldaşımızında ölümünden sorumlu. Onları sorarak başlayacağım. İlhan Erdost , Mustafa Yalçın” dedi. “Size nasıl bir işkence yapılmıştı?’ sorusuna Önder, şu yanıtı verdi: “Mamak’ta herkese ne yapıldıysa... Tabutluklar, falakalar, kendi eliyle dövmeler, köpekleri üstümüze salmalar, hakaretler, görüşçülerimize yapılan eziyetler... Bir özel harp mensubudur. Kıbrıs’taki işkencelerinden, gaddarlığından dolayı ödüllendirilerek Mamak’a gönderilmiştir. 28 Ağustos’ta geldi Mamak’a ve 12 Eylül ’ün geleceğini haber vererek başladı işe soracağız bütün bunları. Tarih sorar. Gün gelir devran döner sanıkla sorgulayan yer değiştirir.”
 
Tarihi yüzleşme
Komisyon üyeleri daha sonra içeri girdi. Görüşmede o tarihi an yaşandı ve Önder ‘işkencecisi’ Tetik’le 28 yıl sonra yüz yüze geldi. Önder ve Tetik arasında gergin bir diyalog yaşandı. Önder, toplantıdan önceki açıklamasında söz ettiği gibi Tetik’e, “Sizin idarenizdeki bir cezaevinde İlhan Erdost ve Mustafa Yalçın’ın katledilmesini anlatmakla başlayabilirsiniz....” dedi. Görüşme yaklaşık iki buçuk saat sürdü.
 
Hiç pişman değil
Komisyon üyeleri bakım merkezinden ayrılırken, MHP İstanbul Milletvekili Atilla Kaya şunları söyledi: “En küçük bir pişmanlık hatta üzüntü emaresi bile göstermeyen bir tavrı var. Bütün o işkenceleri, oradaki baskıları da ‘Bunlar bizim, benim disiplin anlayışım, yönetmeliklerin ve üstlerimizin talimatı’ şeklinde değerlendirdi. İşine gelmeyen noktalarda hatırlamıyor. Esas itibariyle 31 bin insan geçmiş oradan. Bunlardan sadece 4 bini ceza almış diğerleri hepsi beraat etmiş. ’Bu konuda herhangi bir üzüntünüz, bir pişmanlığınız var mı’ sorusuna ‘hayır’ diye cevap verdi.” Kaya, ülkücülerin işkence gördüğü C-5 bölümüyle ilgili soruya Tetik’in “Ben geldiğim zaman, orada işkence aletlerini, gördüm birtakım işkence aletleri vardı, kaldırılması için talimat verdim. On gün sonra kaldırıldı’ diye cevap verdiğini söyledi.
 
12 Eylül’ün genel müdürü işkenceden habersizmiş
Dönemin Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki, Dolmabahçe’deki görüşmede işkenceyle ilgili sorulara “Ben kalkıp da bir polise ‘işkence yapın’ diyemem. Ne bir kişiye tokat attım ne de bir kişiye ‘tokat atın’ dedim” diye yanıt verdi. BDP’li Önder, “Sizin döneminizde sanıklar Ankara Emniyetinin 5’inci katından kendilerini aşağı atıyorlardı” deyince Küçüktiryaki “Ya benden öncedir ya benden sonradır” dedi. Önder Küçüktiryaki’ye, Kenan Evren ’in özel arşivinden çıkan “Beni buraya Amerika getirdi. En çok Alevi ve Kızılbaş soykırımı yapan benim” yazan mektubunu anımsattı. Küçüktiryaki, haberi olmadığını söyledi. Küçüktiryaki’nin ‘Bilmiyorum, hatırlamıyorum’ gibi yanıtları komisyon üyelerini kızdırdı. BDP’li Önder, “Siz, gerçekten Emniyet Genel Müdürlüğü yaptığınızdan emin misiniz?” dedi. 
 
Önder’den Tetik’e: Haddini bil, burası Mamak değil
Önder ile Tetik arasında şu diyalog yaşandı:
Tetik: Geleceksiniz diye 15 gündür psikoterapi yapıyorlar. Östrojen verdiler, kadın gibiyim şimdi.. ‘O kılıksız olan Apo’nun partisinden. Ona dikkat et, seni çok sıkıştıracak. Sinirlenme’ dediler. Bıyığından da belli, bak diğerlerine hepsi adam gibi.
Önder: Burası Mamak değil haddini bil, terbiyeli olmaya davet ediyorum, karşında halkın temsilcisi var.
Tetİk: Kusura bakma, gerçi mert birine de benziyorsun...
Önder: Soruşturmada ne hüküm verilir bilmem ama bu hakaretin için seni mahkemeye vereceğim. İşe buradan başlayabiliriz. Siz de İlhan Erdost ve Mustafa Yalçın’ın katledilmesini anlatmakla başlayabilirsiniz....
 
Mamak’ta ‘kafesler’ ve ‘tabutluklarda’ işkence
30 binden fazla kişinin işkenceden geçtiği Mamak Askeri Cezaevi’nde üçyıl Raci Tetik’in işkencesine üç yıl maruz kalan Yılmaz Celep Radikal ’e şunları söyledi: “Gelen tutuklu ilk ‘kafes te ehlileştirilir. Burası üç tarafı demirlikle kaplı hayvan kafesidir. Dizlerinin üzerinde çökmüş başın öne eğik durursun. ‘Kafes’te dayakla askeri nizam bilgilerini öğrenerek çıkıyorsun. Daha sonra dayak atarak tutukluların kaldığı bloklara götürüp koğuşlara yerleştirirlerdi. Sabah bir çorba verdikten sonra eğitim ve işkence başlar. 50 dakika eğitim 10 dakika istirahat! Sonra havalandırmaya çıkartırlar. Korkunç bir işkence ve dayak altında koşuyorsun. Kurallara uymayanlar ölüm tabutluklarına ve tecritlere götürülerek ıslah ediliyor!”
Zaman gazetesi geçen 12 Eylül’de darbe mağdurlarıyla görüşerek yaptığı haberinde, Hüseyin Yılmaz’ın şu anlatımına yer vermişti: “En ağır yöntemlerinden biri ‘tabutluk’ denilen 1 metreye 1 metre mekânlardaydı. Ayağını uzatamıyorsun, kalkamıyorsun. Her yer zifiri karanlık. Tam bir tabut gibiydi.”
 
İtiraf etmişti
Raci Tetik, 11 Eylül 1988 tarihinde Milliyet gazetesinde yer alan röportajında “Ben bir işkenceciyim, beni pohpohlayarak kullandılar” demiş ve şu ifadeleri kullanmıştı: “Geldiğimde görev yapılmıyordu. Başa geçtim, örnek oldum. Talimatnameleri, kanunları uygulamaya başladım. Ama orası cezaeviydi. Hastane, okul, aşk gemisi veya yat kulübü değildi.”
 
 
(radikal)