Cüneyt Özdemir’in kıymetini bilelim

|

Cüneyt Özdemir’in kıymetini bilelim A Cüneyt Özdemir’in kıymetini bilelim

Radikal yazarı Orhan Kemal Cengiz, CHP'deki Birgül Ayman Güler krizinin ardından alabildiğince sert CHP'ye girişen yazarlar hakkında çok yerinde bir tespitte bulundu. Cüneyt Özdemir'in "CHP'li faşistler" başlıklı yazısını örnek göstererek, aynı başlığı "AKP için de atabilir misiniz?" diye sordu. Radikal'in kahraman yazarı, CnnTürk'ün gözüpek programcısı Cüneyt Özdemir, normalde polemik canavarlarına cevap vermediğini belirterek, ayrı bir yere koyduğu Orhan Kemal Cengiz'i cevap vermeye layık gördü. Özdemir'in bu gönül indirmesinin bir eseri olarak ortaya çıkan "Polemik canavarları/CHP tartışması" yazısının satırbaşlarından yola çıkarak, Cüneyt Özdemir'in neden kıymetini bilmemiz gerektiği sorusunu cevaplamak istiyorum bu haftaki Köşe Vuruşu'nda.

BEDELLER ÖDEDİ

Cüneyt Özdemir gerek yazdıkları, gerek ekrana taşıdıkları yüzünden olsun Başbakan'ın eleştiri oklarına hedef olmuş bir insan. Bu hedef oluşların neticesinde Londra'ya göçtüğünü de "işin bedel ödeme  kısmına Londra'dan kaleme aldığım bu yazıda isterseniz hiç girmemeyeyim!" şeklinde açıklıyor. Bu ülkede tutuklu gazeteciler olsun, işlerinden olan gazeteciler, yazarlar olsun hep işi bilmezliklerinden kaybediyorlar zaten. Zamanında durumu hissederek Avrupa'ya göçüp bedel ödemeyi de tercih edebilirlerdi. Bunu akıl edemedikleri için hem özgürlüklerinden, hem de işlerinden oldular. Yazık. Cüneyt Özdemir kadar zeki olsalardı bugün hepsi pozisyonlarını koruyor olabilirlerdi. İçlerinden bir tek Cüneyt Özdemir bunu akıl edebildi. Kıymetini bilelim.

TAKDİR TARİHİNDİR


Cüneyt Özdemir yazının ortalarına kadar kişisel kahramanlıklarını mahcupça anlattıktan sonra bir yerde "işin kişisel tarafını bir yana koyalım" gibi gereksiz bir mütevazılığa kapılıyor. Orhan Kemal Cengiz'in iktidarı ancak Ahmet Altan gibi sert eleştirebilirseniz, muhalefete de aynı sertlikte çıkışabilirsiniz anlamına gelecek cümlelerinden "ne yani Ahmet Altan gibi işimizden mi olalım" gibi bir sonuç çıkartıyor. Okurlarını üzecek bir alınganlık bu. Neyse ki, birkaç cümle sonra toparlanarak, tarihe geçtiğini hatırlıyor ve "takdir tarihindir" gibi bir sonuç cümlesine varıyor.

MEDYA CHP'Yİ NİYE DEĞİŞTİRMİYOR?

Cüneyt Özdemir aynı yazının ikinci kısmında Program davetlerine gelmeyen Kılıçdaroğlu'nun Erdoğanlaştığını belirtiyor. Kılıçdaroğlu'nun Cüneyt Özdemir gibi ağır bedeller ödemiş bir gazetecinin programına gitmemesi büyük bir olay elbette. Ayrıca Cüneyt Özdemir'in niyeti de çok temiz. "Medya, CHP'yi değiştiremiyor" gibi bir öngörüden yola çıkıyor. Demokrasilerde dördüncü güç olması gereken medyanın, iktidarı denetleme görevini yapamadığı durumlarda muhalefeti değiştirmeye kalkışması asli bir uğraş tabii. İktidarı değiştiremiyorsan muhalefeti değiştir ki, görevini yapmış gibi hisset kendini. Gayet basit işte. Bunun Cüneyt Özdemir düşünene kadar düşünülememesi niye Cüneyt Özdemir'in ayıbı olsun ki? Böylesine değerli bir düşünce adamının sadece gazeteci olarak bilinmesi üzücü. Lütfen kıymetini bilelim. Biz güneşli Türkiye'de , sıcacık yuvalarımızda oturduğumuz yerden iktidarı eleştirirken, o gri Londra'da büyük bedeller ödemesine rağmen, muhalefetin daha çok eleştirilmesi gerektiği gibi dahice fikirlere ulaşabiliyor
 
ÖZDEMİR'E SAHİP ÇIKALIM

Cüneyt Özdemir'in ödediği bedeller ortada. Bu bedellere artık bir son vermek için biraz da muhalefeti eleştirelim. Tek muhalefet CHP değil ki, irili ufaklı bir sürü muhalefet unsuru, iktidarın sağladığı siyaset imkanlarına, geniş özgürlük alanlarına rağmen doğru dürüst muhalefet yapamıyor. O yüzden muhalefete karşı sert sözleri olan Cüneyt Özdemir'e sahip çıkalım. Aynı sertlikte iktidara karşı da yazabileceğine dair iddialarına ikna olalım. İngilizce kitaplarından tanıdığımız sıkıcı Mr. and Mrs. Brown'ın, sıkıcı şehrinde bizim için çile dolduran Cüneyt Özdemir'in kıymetini bilelim.


ÜMİT ALAN