Afişe çıkmak

|

Afişe çıkmak A Afişe çıkmak

EMİR YILDIZ

Devrimciler ‘afişe çıkar’, afişi değil duvarlara umutlarını asar! Devrimcilerin yaşasınları ve kahrolsunları ile dolan ‘taş yığını’ ‘duvar’ olur işte o zaman! İçine kalbini koyup yumruğunu yıldızlara uzatıp gecenin içinde çakmaktır afişe çıkmak! Gecenin en soğuğunda elinde kova-fırça, her yanına bulaşmış ‘kostikle’ son bir kez daha bakıp duvardaki resmine yeniden yola koyulmaktır afişe çıkmak! Ve sonra hep dönüp bakmak, yırtılan-hırpalanan yerini düzeltmek için hep ona gitmektir! Eskiden de mi öyleydi? Evet, eskiden de öyleydi! Yıllarca rengi ya da üzerindeki yazıları değişse de kuşaklar boyu ağır umutlar ve inancı yüklendi duvarlar! Fırtınalı zamanlara ve şiddetli dalgalara dayanmış izler biriktirdi bugüne ve geleceğe!
Yılmaz Aysan’ın hazırladığı ‘Afişe Çıkmak’ kitabı, devrimci hareketin tarihsel bir dönemini duvarlara kazıdığı izler üzerinden sürüyor. Türkiye tarihinde ilk kez emekçilerin kendi güçlü kollarıyla yaşamlarını avuçlarına aldığında duvarları da özgürleşmişti memleketin! Umutlarını canları, kanları pahasına duvarlara kazımak için geceleri kuşatan binlerce militanın devrimi mümkün kıldığı zamanlardı! Afişe Çıkmak, devrim ihtimalini diri tutmaktı! İşte ‘Afişe Çıkmak’ kitabında bu serüvenin izi bu kez duvarlardan sürülüyor! O dönemde devrimci yaratıcılığın, afişlerde boy verdiği estetik ve özgünlük ışığında Afişe Çıkmak’la sol tarihe bakmak ayrıca keyifli.

Kolektif Devrimci Eylemin Afiş Atölyesi
1968, pek çok şeyi mümkün kılan kolektif devrimci eylemciliği simgeler! O zamanı tarihselleştiren buydu! Her şeyin kolektif bir ruhla ve aşkla yapıldığı o yüzden de afişlerin güzelliğinin ‘sevgiyle yapmakla’ açıklandığı bir dönemdir. Elbette böyle bir dönemde afişler de ancak kolektif bir atölyenin eseri olabilirdi. Y.Aysan’ın anlatımıyla, “Bizzat, Sosyalist Fikir Kulübü üyeleri, Dev-Genç başkanları önce siyaset yapıyorlar, fikirler üretiyorlar, eylemler planlıyorlar sonra da bunları duyurabilmek, taraftar bulabilmek için yazıyorlar, sloganlar buluyorlar, çiziyorlar, afiş yapıyorlar, basıyor, dağıtıyor ve geceleri bizzat duvarlara yapıştırıyorlardı. Ertesi gün her tarafı birden renklenivermiş bir kente uyanıyordunuz. Hep rengarenk afişlerle hem de yepyeni fikirlere”.

Alamet-i farikası bu olmalı her şeyin. 'Biz'in herkese yetebildiği, herkesin özne ama kimsenin 'ben' olmadığı imzasız bir çağın ardından şimdi herkes 'ben' olma arzusu ile yanıp tutuşurken kimsenin özne olmadığı günlerdenden geçiyoruz. Evet, çağın ve toplumun ruhu da böyle değişti... hadi söyleyelim bu hastalık içten içe yeşerip solun kalbini de kemirdi... Yine de umut var çünkü bu gece de  afişe çıkan memleketin güzel çocukları var... Tarihin sırrı şimdi onların kalbinde saklı...
Sol yumruğu havada slogan atan genç! Haykıran Genç! Devrimci mücadelenin hiç şüphesiz en önemli sembollerinden birisi. Dev-Genç’le özdeşleşen ‘haykıran genç’ bugün de devrimci gençlerin ellerinde bayrak olup dalgalanır. ‘Afişe Çıkmak’ kitabının ‘Bir İkonun Öyküsü’ bölümünde bir Brezilya filmindeki ilk fotoğraftan Dev-Genç’e ve bugüne Gençlik Muhalefeti’nin kızıl bayrağı içinde dalgalanmaya devam eden ‘haykıran gencin’ tarihsel yolculuğuna yer verilir. Haykıran Genç, ilk kez 1964’de Brezilya’nın sosyal sorularına yoğunlaşan filmler çeken yönetmen Clauber Rocha’nın 'Tanrı ve Şeytan Güneşin Toprağında' filminin basına dağıtılan görüntüsünde yer alır. 1966’da, Yeni Sinema dergisiyle Türkiye’de ilk kez yayınlandıktan sonra pek çok dergi ve afişte kullanılmaya başlar. 1968’de Genç Sinema dergisinin kapağında, 1969’da ‘ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü’ imzasıyla yayınlanan ve üzerinde ‘Kurtuluş Savaşımız sosyalizm bilim üniversite’ yazan afişte, 1970’de Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonları dergisi İleri’nin kapağında kullanılır. O tarihten sonra bu simge Dev-Genç ile özdeşleşir. Haykıran gencin tek kullanılarak üzerine ‘Bağımsız Türkiye’, ‘Özerk Demokratik Üniversite’ vb. sloganların yazıldığı afişler kadar, -kitapta yer almayan ancak- unutulmaz olanlardan birisi de ‘ABD Bayrağını yırtan haykıran genç'tir. Devrimci gençlerin isyanı ve öfkesiyle yumruğunu gökyüzüne uzatmış cüretindeki özgürlük arzusunu bundan daha iyi anlatan bir simge olmadığından olsa gerek 60’lardan bugüne gelenekleşen ve hep yenilenen bir sembol oldu ‘haykıran genç’.

Yıldız Yumruk
Devrimci hareket tarihinin en özgün amblemi olarak Devrimci Yol’u simgeleyen ‘yıldız yumruk’ kabul edilir. Afişe Çıkmak’ta da ‘yıldız yumruk’ imzasını taşıyan pek çok afiş ve pankart yer alıyor. Peki nasıl ortaya çıkmıştı yumruklu yıldız. 2006 yılında BirGün’deki yazısında Oğuzhan Müftüoğlu 12 Mart karanlığından Devrimci Yol’a uzanan süreci şöyle anlatıyordu, “12 Mart'ın (1971) ilk günlerinde saklandığımız evlerde, sıkıyönetim sessizliğine bürünmüş, yalnızca cemse homurtularının dolaştığı uykusuz geceler geçirirken, yanına yöresine bir yumruk iliştirdiğim yıldızlar çizerdim kağıtlara. Sonra göğümüzün yumruklu yıldızlarla dolduğu günler yaşadık.” Yumruk Yıldız, işte 12 Mart karanlığına teslim olmayan bir direncin ve yarın için eksilmeyen inancın içinde saklı bir umudun adı! O umut 70’li yıllar boyunca halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesinin ve direnişinin bayrağı olup kazındı ülkenin dört bir yanına! Ama yalnızca dün değil, bugün de ‘duvarlarda izi kalmış’ yumruklu yıldızların yanına eğik bükük çizgilerle yeni yumruklu yıldızlar iliştiriliyor! En küçük umut ışığının dahi yok edilmek istendiği, inançsızlığın ve bozgunculuğun her türüyle geçmişin ve geleceğin yağmalanmaya çalışıldığı bu karanlık günlerde de ‘yanına yöresine yumruk iliştirilen yıldızlar’ çiziliyor kağıtlara, sokaklara, duvarlara!
Dünden bugüne, afişe çıkmak devrim ihtimalini sıcak tutmaktır!

*Solun tarihi serüveninin anlattıldığı bu güzellik içendeki bir çirkinden söz etmeden geçmeyelim. İktidar yandaşı soytarılardan birisi, Murat Belge ‘Afişe Çıkmak’ kitabında da görevini yerine getirmekten geri kalmıyor; “THKP, THKO ve öteki örgütler, ‘Sol Kemalist Cunta’ya yol açmak için eylemlere girişmişlerdi” diyor. Ağzını dolduran çamurdan bir tutam da afişlerin üzerine çalıyor! Böylece solun tarihine sıçramış bir çamur olduğunu da tescil ediyor!