Translara hayatın kendisi şiddet!

|

Translara hayatın kendisi şiddet! A Translara hayatın kendisi şiddet!

ZEYNEP KURAY/BİRGÜN

LGBT Onur Haftası pazar günkü kitlesel yürüyüşle sona erdi. Seks işçiliğinden başka bir iş alternatifi sunulmayan Trans kadınlar için polis şiddeti, ayrımcılık, ekonomik şiddet ise devam ediyor. Kırmızı Şemsiye Derneği Başkanı Kemal Ördek karşılaştıkları polis şiddetini, ayrımcılığı, tecavüzleri ve yaşama tutunma mücadelelerini gözler önüne serdi. “Translara hayatın kendisi şiddet” diyen Ördek, eşit ve insanca bir yaşam için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

>>Trans bireylerin karşılaştıkları zorluklar, baskılar nelerdir?

Eşcinseller, biseksüeller, transseksüeller kimliklerinden dolayı ayrımcılık, adalete erişememe, nefret suçu ve polis şiddetine maruz kalma gibi sıkıntılar yaşıyor. Bir de seks işçilerinin yaşadıkları sıkıntılar var. Trans kadınların yüzde 99’u neredeyse seks işçiliği yapan kadınlar. Bu insanlar hem Trans kimlikleri dolayısıyla hem de seks işçiliği yaptıkları için iki misli mağduriyet ile karşılaşıyorlar.

>>Bu mağduriyetleri sıralayabilir misiniz?

Şöyle söyleyeyim, caddeye çıkan bir trans sadece trans olduğu için polisten şiddet görmüyor. Aynı zamanda toplumun kabul etmediği genel ahlak normlarından ötürü, seks işçiliği yaptığı için şiddete maruz kalıyor. 2011 yılında Ankara Emniyet Müdürlüğüyle görüştüm. Bana ‘Trans kimliğiyle hiçbir sorunum yok, bizim fuhuş ile bir derdimiz var, fuhuşu sokaklardan temizleyeceğiz’ dedi. Ben bu cümleleri Hitler döneminden okuduğumu söylediğimde, ‘Bizim politikamız bu, bizi yönetenlerin de politikası bu’ diye açıkça beyan etti. Yani AKP politikacılarının bürokratlara verdiği emirler travestilerin ya da sokakta seks işçiliği yapan diğer kişilerin temizlenmesi yönünde.

>>AKP döneminde 18 transın öldürüldüğü söyleniyor.
Bizim 2008’den bu yana dünya çapında yürüttüğümüz trans cinayetleri projesi var. 2008-2012 yılları arasında Türkiye’de öldürülen kayıtlı trans sayısı 31. 2012 yılında 6 trans öldürüldü bunu hem medyadan, hem de bizim yerel ağlarımız üzerinden tespit ettik. 18 rakamını veren arkadaşlarımızı da çok eleştirdim. 2008-2012 yılları arasında 31 trans öldürüldü, 2013 yılında ise 2 trans öldürüldü. Hepsi de seks işçisi translardı. Çoğu müşterileri tarafından öldürülürken, Ebru Soykan da Cihangir’de beraber olduğu eski bir erkek arkadaşı tarafından öldürüldü.

>>Transların en fazla maruz kaldığı şiddet hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Translar için hayatın kendisi şiddet. Bir gettolaştırma var. Toplumun ya da hayatın belli bir bölgesinde yaşayabilirsin, belli bir işe sahip olabilirsin, belli semtlerde yaşayabilirsin, medyaya da sadece belli bir şekilde yansıtılırsın. Şiddet, kötü muamele, hakaret, taciz her gece yaşanır. Zaten bir transın sokağa çıktığında bütün bunları yaşayacağını bilmesi şiddetin ta kendisidir. Bu bire bir psikolojik, fiziksel ve ekonomik şiddettir. Caddeye çıktığın anda polis para cezası keser. Bir ay önce bir arkadaşıma trans ve seks işçisi olduğu gerekçesiyle keyfi bir biçimde bir gecede dört kez polisler tarafından idari para cezası kesildi. Kabahatler Kanunu gerekçesiyle idari para cezası kesmek ekonomik şiddetin bir örneğidir. Sırf bu idari paraları ödeyemediği için banka hesapları bloke olan translar var. Sırf bu yüzden hapse giren translar var.

DELİ GİBİ RÜŞVET ALAN POLİSLER VAR

>>Rüşvet sorunu da var mı ?

Olmaz mı. Polisin rüşvet aldığı çok vaka var. İstiklal Caddesinde Bayram Sokak'tan deli gibi rüşvet alan polisler var. Her yeni gelen emniyet müdürü baskın yapıp, tehdit eder. Lokallerde, kulüplerde de rüşvet var. İşletmeciler ve polis arasında bir rüşvet döngüsü var.

>>Polis fiziksel şiddet uyguluyor mu?
Deli gibi. Acayip işkence var. Ben Ankara’da Ahmetler postanesi sokağında 6 ay boyunca işe çıktım. Beni tanıdılar ve durdurdular. Ben de konuşurum, kurtulurum diye düşünerek kaçmadım. Polis beni zorla arabaya soktular ve karakola kadar darp ederek, sözlü tacizde bulundular. Bir trans için karakola alınma sistematik bir işkenceye dönüşür her anlamda. Sırf gözaltına alınmamak için polisin tecavüzüne uğrayan translar var.

>>Translara bu ülkede seks işçiliğinden başka bir alternatif sunuluyor mu?

Hayır kesinlikle başka bir alternatif sunulmuyor. Seks işçiliği bir meslektir. Bir talep var bir arz var, artı devletin onları vergilendirmesi var, idari para cezalarıyla.

>>Farklı işlerde çalışmak için hiç başvuruda bulundunuz mu?
Tabii bir çok arkadaşımla beraber özel sektörde, kafede çalışmak için iş başvurularında bulunduk. Ankara’da oturuyorum. Bir kafede çalışmak üzere görüştüğüm işletmeci bana, ‘Sizinle ilgili benim hiçbir önyargım yok ama sonuçta servis yapacaksınız, müşteriler rahatsız olur’ dedi. Bu kısaca seni çalıştırmak istemiyorum demek. Genel mantık bu. Bu ve benzeri dolaylı ayrımcılık örnekleri çok. Zaten kamu kurumlarından hiç birisinde çalışamayız. İki ay önce bir travesti Bartın’da idari bir işini halletmek için Valiliğe girmeye çalıştı. İçeriye girdiğinde yaka paça dışarı attılar. Herkese açık olan kamusal alan bile travestilere kapalı. Ayrımcılığın boyutu bu seviyede.

>>Sokakta halktan hiç tepki alıyor musunuz?

Evet. İstiklal caddesinde bir travesti rahatça dolaşabilir ancak bu her yer için geçerli değildir. Ben mesela Ankara’da Çankaya’da rahat dolaşabilirim belki ama Keçiören’de dolaşamam. Tarlabaşı’nda, Harbiye’de ya da Cihangir’de yaşayabilir ancak Başakşehir’de yaşayamaz. Yaşarsa da trans kimliğine dair her türlü halinden feragat ederek yaşayabilir ancak. Çünkü o semtin ahlakını bozan insan olur ve linç edilme tehlikesiyle karşılaşır. Avcılar’da bunun örneği açıkça yaşandı.

5 HEDEFİMİZ VAR

>>Kırmızı Şemsiye Derneği olarak sizin yeni alternatifleriniz var mı?

5 hedefimiz var. Birincisi şiddeti önlemek. Bu şiddetin içine kurumsal şiddet, polis şiddeti ve nefret suçları da giriyor. İkincisi cinsel hastalıklara karşı bilinçlenme, örgütlenme, hastalıklara karşı Sağlık Bakanlığını harekete geçirme gibi bir işlevimiz var. Üçüncüsü, ayrımcılığa karşı mücadele ve barınma hakkı sağlamak. Çünkü “fuhuşla mücadele tüzüğü” adı altında translar evlerinden bile sokağa atılıyorlar. Dördüncüsü, adalette yaşanan ayrımcılık, erişim sorunları, hakimlerin ve savcıların aldığı taraflı tutum. Beş, Anayasada transların kimliğinin koruma altına alınması, “fuhuş ile mücadele tüzüğü”nün değiştirilmesi, kabahatler kanunu çerçevesinde ceza kesilmesine son verilmesi.