Sisi: Her darbenin generali

|

Sisi: Her darbenin generali A Sisi: Her darbenin generali

SELAMİ İNCE

Önce şunu belirtelim: Sanki General Abdülfettah el-Sisi’nin genelkurmay başkanı olduğu ordunun zaten başından beri Mursi’ye karşı çıktığı ve bunun için ülke yönetimine el koyduğu doğru değil. Sisi, sadece Mısır Genelkurmay Başkanı değil, aynı zamanda Mısır Devlet Başkanı Muhammed Mursi’nin göreve gelir gelmez atadığı Mısır Savunma Bakanıydı da. Ayrıca, Sisi’yi genelkurmay başkanı yapan da Mursi. Mursi, Sisi’yi eski rejimin Mısır Ordusu’nu Müslüman Kardeşlerin istediği gibi yeniden yapılandırmak için görevlendirmişti. Mursi, Sisi için hem eski rejimin en güçlü isimlerinden Savunma Bakanı Huseyin Tantawi’yi hem de genelkurmay başkanı Sami Enan’ı görevden aldı. Her iki göreve birden Sisi getirildi.

Sonra şunu belirtelim: Kategorik olarak bütün darbeler ve darbeciler baskıcıdır ama Sisi hem baskıcı hem de her devrin darbecisi! General Abdülfettah el-Sisi, Mursi tarafından bakan yapıldığında, sıradan bir general değildi. Hüsnü Mübarek’in atadığı, rejimin önemli kurumlarından Mısır Askeri İstihbaratı'nın başıydı. Ayrıca, Mübarek’ten sonra iktidarı devralan Yüksek Askeri Konsey’in en genç üyesiydi. Bir önceki devrimi çalıp Müslüman Kardeşlerle paylaşan darbe yönetimindeydi yani. Tahrir direnişine asker ve polisin müdahale ettiği, bir grup gencin Mısır Müzesi bodrumunda işkenceden geçirildiği, hatta bazılarına bekâret testi yapıldığı olaylarda Sisi başrol oynuyordu. Yani, Mısır Devlet Başkanı Mursi, adı işkenceciye çıkmış eski ordu istihbarat başkanını bilerek bakan ve genelkurmay başkanı yaptı.

Bir de şu soruya cevap verelim: Peki, işkenceci, eski Askeri İstihbarat Başkanı Sisi’yi Mursi niye bakan ve genelkurmay başkanı yapmıştı? Çünkü Sisi, Hüsnü Mübarek’in devrilmesinden sonra yönetime el koyan Yüksek Askeri Konsey’in üyesiydi ve Konsey’de hem milliyetçi hem de dinci yönleriyle öne çıkan Sisi, Müslüman Kardeşler’in adamı olarak tanınıyordu.

BEKARET TESTİ
Bir de şu, Sisi’nin işkenceciliği ve Tahrir direnişindeki kadınlara uygulanan “bekâret testi”ne biraz açıklık getirmeye çalışalım. Tahrir Meydanı’na yeni iktidarın güvenlik kuvvetlerinin müdahalesi ve meydanın boşaltılması sırasında 9 Mart 2011 tarihinde çok sayıda kadın da gözaltına alındı. Mısır ordusu, gözaltındaki kadınları hem para karşılığı cinsel ilişkiye girmekle itham etti hem de kızların erkeklerle yatıp, bekâretini kaybettikten sonra da suçu askerlere atacaklarını ilan etti. Neyse ki, bizimkiler sadece “kullanılmış prezervatif”in sözünü etmekle yetindiler.

Direniş sonucunda yönetime el koyan orduya göre meydandaki kadınlar direnişçi değil, belki orospuydu ya da seks düşkünü gençlerdi. Kadınlar, Mısır Müzesi’nin altındaki bodruma toplanmıştı ve soruşturmayı zamanın Askeri İstihbarat Teşkilatı Başkanı General El Sisi yürütüyordu. Kadınlar askerler tarafından zorla soyulup, askeri doktorlar tarafından bekâret kontrolüne tabi tutuldu.

O zaman El Sisi, “Genç kızlar günlerce Tahrir Meydanı'nda erkeklerle birlikte kamp kurdu, aynı çadırda yattı. Daha sonra bu kadınlara askerler tecavüz etti iddialarını çürütmek için bu yola başvurulduğunu” söyleyerek bekâret testini savunmuştu. Hem Mübarek’ten sonraki Askeri Konsey zamanında hem de Mursi hükümeti zamanında Tahrir Meydanı’nda gözaltına alınanlarla ilgili işkencelerde Sisi’nin adı geçti.

EN DİNDAR GENERAL

Mursi, Sisi’yi her iki göreve birden atayarak asker üzerindeki siyasi etkisini artırmayı ve askeri kontrol altına almayı denedi. Hatta Mursi, dini bütün bir general olarak tanınan Sisi aracılığıyla, ordunun seküler yapısını yeniden düzenlemeyi umuyordu. (Batılı medyada Sisi’nin Mısır Ordusu’ndaki en dindar general olduğu ve karısının da çarşaflı olduğu belirtiliyor.) Mursi, Sisi’yi ikili göreve atadıktan sonra, eski askeri kadroların tasfiye edildiği tezleri karşısında, El Ezher Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada kimseyi yerinden etmediğini, orduyu etkisizleştirmediğini tam tersine yeni yapılandırılan ordunun görevini daha iyi yapacağını söyledi.

Mursi’ye göre, ordunun görevi “ulusun korunmasıydı.” Her ikisi de resmiyette Mursi’ye danışman olsa da Tantawi ve Enan’ın görevden alınması Kahire ve İskendire’de sokaklarda sevinç gösterileriyle kutlandı.

Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı olduktan sonra General Abdülfettah el-Sisi’nin sesi pek çıkmadı. Geçen Kasım ayında, Mursi’nin kendi yerini ve Müslüman Kardeşler’in iktidarını pekiştirmek için gerçekleştirmeyi düşündüğü anayasa değişikliğine karşı sokağa dökülen halk karşısında ordu sessiz kalmıştı. Hatta o dönemde Sisi, “Ordunun sadakati halka ve ulusadır” diyerek Mursi ile muhalefet arasında taraf olmayacağının sinyalini vermişti. Aslında, Sisi’nin Mursi’nin istediği ya da umduğu düzenlemeleri yaptığı da pek söylenemez.

En son 2013 yılbaşından Mısır’da bazı şehirlerdeki protestolar şiddetli bir hal alınca, Sisi iktidarın çökme tehlikesinden bahsetmiş ve bu çöküşe “rejimin sağlam direği olan Mısır Ordusu’nun izin vermeyeceğini” açıklamıştı. Şimdilerde, Sisi’nin iktidarın çöküşünü islamın çöküşü olarak da gördüğü ve İslamı tartıştırmamak için Mursi’nin halk tarafından gitmesine izin vermediği de bazı batılı yorumcular tarafından dile getiriliyor.

SİSİ AMERİKANIN ADAMI

Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in İsrail savaşına katılmamış genç subaylar ekibinden olan General Sisi, İngiltere ve ABD’de de eğitim gördüğü için batıyla, her şeyden önce de Amerika ile iyi hep ilişkiler içinde oldu. Sisi, Suudi Arabistan’da askeri ateşe olarak çalıştığı sırada bu ülke ile de iyi ilişkiler içindeydi. Amerikancı, Suudici bir Müslüman Kardeşler generali olarak yeni görevi için biçilmiş kaftandı.

Dünyada Mısır’daki askeri darbeyi kutlayan ve tanıyan ilk ülkenin Suudi Arabistan olması, son dönemde Suudi Arabistan – Mısır arasındaki Suriye çatlağında Sisi’nin Müslüman Kardeşlerle ilişkisini Suudi Arabistan lehine bozduğunu akla getiriyor. Ama bu İslamın yorumu açısından ele alınması gereken bir tartışma. Mısır darbe destekçilerinin temel tezlerinden birinin, Mursi hükümetinin Mısır’ın ulusal gücünü kırdığını unutmayın. Darbe destekçileri, darbe hükümetinin Mısır’ın gücünü ve milli varlığını yeniden tesis edeceğini savunuyor. Sisi ile ilgili şimdilik bu kadar yeter. Ne de olsa bundan sonra hem Mursi’yi hem Sisi’yi daha çok konuşacağız.