Gördük, duyduk, yazacağız!

|

A

ZEYNEP KURAY/BİRGÜN

İstanbul'da bir araya gelen yüzlerce gazeteci Gezi Parkı direnişi boyunca basına yönelik polis şiddetini ve medya patronlarının uyguladığı sansür ve baskıyı protesto etti. Gazetecilere demokratik kitle örgütleri ve Gezi Parkı direnişçileri destek verdi.


Galatasaray meydanından  Taksim Tramvay durağına yürümek isteyen gazeteciler polis barikatına takıldı. Polisin bu keyfi uygulamayla tepki gösteren gazeteciler,“ Gördük, duyduk, yazacağız” sloganı eşliğinde, hiçbir baskının gerçekleri yazmalarına engel olamayacağını vurguladılar.

Gezi parkı direnişçilerinin, LGBTT  ve demokratik kitle örgütlerinin destek için hazır bulunduğu eylemde gazeteciler, “ "Penguenler kutupta güzel”, pankartı ve “Zindanları boşaltın gazetecilere özgürlük”, “Nasıl geçti habersiz”, "Medyası köle olanın devleti faşist olur", "Satılık medya dedik TMSF yanlış anladı" dövizlerini taşıdı. Bazı gazetecilerin de penguen kılığına girmesi eylemi renklendirdi. Polisin yürüyüşü engellemesi üzerine oturma eylemi gerçekleştiren gazeteciler hep bir ağızdan,” Özgür basın susturulamaz”, “Zindanları boşaltın gazetecilere özgürlük”, “Susma haykır özgür basın vardır”, “Polis simit sat onurlu yaşa”,"Polis defol bu sokaklar bizim",“Her yer Taksim her yer direniş”,“Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganlarını attı.  

BIRAK İŞİMİZİ YAPALIM!
İşten kovulan, sansüre uğrayan, gezi parkı direnişi boyunca polis şiddetine maruz kalan gazetecilerin söz aldığı eylemde Gazeteciler Forumu adına BirGün editörlerinden Gülşah Karadağ açıklama yaptı. Gazetecilik mesleğine başladıklarında gerçekleri yazma ve görünmeyeni görünür kılmak heyecanıyla başladığını belirten Karadağ,” Ancak Gezi direnişi sırasında bırakın görünmeyeni, görüneni bile artık göremedik. Bu süreçte sansür çok bariz bir şekilde ortaya çıktı. Türkiye halkı yalan bilgiye mahkum bırakılıyor" dedi. Gezi direnişi sırasında basına uygulanan sansürün son noktaya ulaştığını ifade eden Karadağ, şöyle devam etti: "Vahim bir süreç yaşandı. İnsanlar öldürüldü, yaralandı, gözaltına alındı biz bunun haberini yaptık ama kuruluşlarımız penguenleri, yemek programlarını yayınladı. Biz gerçekleri yazdık ama halkı yalan habere mahkum ettiler. Türkiye halkları yalanla aşağılandı" diye konuştu.

"Savaşta olsaydık her iki tarafta dokunulmazlığımızı gözetirdi" diyen Karadağ, “Ama kendi ülkemizde polisin şiddetine maruz kaldık, yaralandık, 'gazeteciyim' dediğimiz halde dövüldük." dedi. Sansür ve otosansürün yanı sıra çok sayıda gazetecinin işten çıkarıldığını ya da çıkmak zorunda bırakıldığını hatırlatan Karadağ, her şeye rağmen haber yapan kuruluşlara cezalar verildiğini kaydetti. Karadağ, medya patronlarına, polise, hükümete seslendi: "Coplama, hedef gösterme, tutuklama, bırak işimizi yapalım. Penguenler kutupta güzeldir."

YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ !
Gezi direnişi sırasında çalıştığı ajansın  polisler tarafından  basılan  ETHA editörü  ve ANF muhabiri Arzu Demir söz aldı.  Etkin haber ajansına  yapılan polis baskını sırasında kendisinin ve ajans çalışanı bir kadının polis tarafından cinsel şiddete maruz kaldığını anlatan Demir, arama sırasında polis tarafından basın kartlarına ve hatta mavi kartlarına bile  el konulduğunu bildirdi. Baskıların kendilerine geri adım attırmayacağını vurgulayan Demir, dünyanın her tarafında direnen halkları yazmaya devam edecekleri vurguladı.

METİN GÖKTEPE’LER SAYESİNDE…
Direniş sırasında polisin tarafından darp edilen İMC editörü Gökhan Biçiçi söz aldı. Gazetecilere yönelik baskı, saldırı ve gözaltıların ilk kez yaşanmadığını hatırlatan Biçici, Metin Göktepe gibi gazetecilerin mücadelesi ile sokakların en azından gazeteciler bakımından biraz daha iyi hale geldiğini, ancak Gezi direnişi sırasında polisin ve yetkililerin uygulamaları ile bunun ortadan kalktığını söyledi. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun yaptığı açıklama ile gazetecileri hedef gösterdiğini de altını çizen Biçici, bu açıklamadan sonra polislerin daha da pervasızlaştığını belirtti. Biçici, Gezi direnişi sırasında gazetecilere yönelik saldırı, gözaltı, tacizlerle "'Size sokakları yeniden dar edeceğiz" mesajı verilmek istendiğine işaret etti.Polisin hedef alarak sıktığı gaz bombası fişeğinin yüzüne isabet etmesi sonucu yaralanan Evrensel gazetesi çalışanı Özcan Yılmaz, polis saldırısının tesadüf olmadığına dikkat çekti.
 
Konuşmaların ardından gazeteciler, sloganlarla eylemi sonlandırdı.