Bu resimlerdeki benzerliği bulun

|

Bu resimlerdeki benzerliği bulun A Bu resimlerdeki benzerliği bulun

DOĞU EROĞLU/BİRGÜN


Eskişehir'deki kitle örgütleri ve halk Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüne yol aça saldırı noktasını çeken kameranın kayıtlarında görülen bir şahsı BirGün'e teşhis etti. İddiaya göre şahıs bir sivil polis ancak gözaltına alınanlar arasında yok.
 
Eskişehir'de 2 Haziran'ı 3 Haziran'a bağlayan gece 19 yaşındaki Gezi direnişçisi Ali İsmail Korkmaz'ı dakikalarca darp ederek ölümüne yol açanlar arasında bir sivil polisin de olduğu iddia edildi.

Eskişehir Valisi Güngör Azmi Tuna’nın önce “yürüyüşe katılanlar birbirlerine zarar vermiştir” dediği, sonradan “esnaf yapmıştır” açıklamasını yaptığı cinayet'in işlendiği alanı görüntüleyen Beşik Otel'e ait güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen demokratik kitle örgütleri, eşgali görülen kayıtlarda eli sopalı gruplarla hareket eden, elinde copa benzeyen uzun bir cismi iki eliyle tutan ve eşkali net biçimde görülen şahsın, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde çalışan bir sivil polis olduğunu teşhis etti.
 
HER YERDE O VAR!
Daha önce kentte yapılan basın açıklamaları ve eylemlerden çekilen fotoğraflar da şahsın, hemen her siyasi eylemi yakından izlediğini kanıtlıyor.

Şahsın, 11 Kasım 2012’de Halkların Demokratik Kongresi’nin açlık grevlerinin 67’nci gününde yaptığı basın açıklamasında, 4 Eylül 2012’de Anadolu Üniversitesi’nde öğrenci gruplarının kayıt destek masası açmak istemesi üzerine yapılan polis müdahalesinde ve 18 Aralık 2012 ODTÜ olayları sonrasında Anadolu Üniversitesi’nde yapılan protesto sırasında çekilmiş fotoğrafları ortaya çıktı.



Şahıs, tüm fotoğraflarda eylemleri diğer polis ve sivil giyimli kişilerle belirli bir mesafeden takip ederken görülüyor.
 
 
6 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI AMA...
Ali İsmail Korkmaz'a saldıranlar arasında bulundukları iddiasıyla dün 6 kişinin gözaltına alındığı Emniyet tarafından bildirildi. Tüm iddilar ve görüntülere rağmen gözaltına alınanlar arasında polis bulunmadığı öğrenildi. Savcılığı talebi üzerine Eskişehir Emniyet Müdürlüğü 2 Haziran’ı 3 Haziran’a bağlayan gece çalışan polislerin listesi yerine, olayın tanıklarının teşhis yapabilmesi için Eskişehir’de görev yapan yaklaşık 500 polisin fotoğraflarını göndermiş, Emniyet tarafından savcılığa iletilenlerin teşhise imkân vermeyecek ölçüde yakın çekim fotoğraflar olduğu ileri sürülmüştü.
 
AĞABEY: POLİS OLDUĞUNA EMİNİZ
Ali İsmail Korkmaz'ın ağabeyi Avukat Gürkan Korkmaz, saldırıyı düzenleyen sivil kişilerin, polis olmadığı ve şüphelilerin yakalanarak gözaltına alındığı haberlerini samimi bulmadıklarını söyledi. 
Korkmaz, kimlerin gözaltına alındığını henüz bilmediklerini, ancak saldırıda polislerin de olduğunu net olarak bildiklerini belirtti. 
Emniyetin kendi içindeki polisleri de teslim etmesini istediklerini söyleyen ağabey Korkmaz, "Şu an ifadeye alınanların kimler olduğunu bilmiyoruz. Umarız ki, faillerdir. Bu faillerin arasında polisler de var. Bundan artık eminiz. Emniyet, kendi arasındaki polisleri vermediği sürece, samimi bulmuyoruz. Bize günah keçisi vermesinler, failleri versinler. Bir de bunlara destek olanları versinler. Vatandaşların yanında Ali İsmail'e vuran polisleri versinler, failleri bulsunlar. Medyada bilgi kirliliği yaratıp, hedefleri saptırıp, günah keçileri yaratmasınlar" dedi.
 
BABA: ÜNİFORMALI BİR POLİS VARDI
Oğluna yapılan saldırı görüntülerinde, tam teçhizatlı bir resmi polis olduğunu savunan acılı baba Şahap Korkmaz da, polisin eli sopalı çeteyle anlaşma yaptığını ileri sürdü:
"Failleri bulunmuşsa, gözaltına alınmışsa, bunlar kanıtlanmalı. 'Yakalandı, gözaltına alındı' sadece sözde kalmasın. Görüntülensin. Bir de, birkaç saniyelik video kasetinde bir tane polis vardı. Maskeli, coplu silahlı, resmi elbiseli polis görünüyordu. Çeteyle anlaşma yapıyorlardı. Aralarında 'gelenlere ne yapacağız' diye konuşuyorlardı. Nihayetinde çocuklar geliyor, sanki fare kovalar gibi öldüresiye vuruyorlardı. İnsanlara acımadan, öldüresiye vuruyorlardı. Bu olayın içinde polislerin de olduğu kesin. Eğer siviller de varsa, polislerin koruması altındadır. Kesinlikle, polislerin himayesinde bu olaylar olmuş. Birkaç saniyelik görüntüler, bunların hepsinin mesajını veriyor anlayana."

***
 
Sivil polislerin sivil faşistlerle kanlı işbirliği
Eskişehir’de 1 Haziran ve 2 Haziran geceleri yaşanan diğer olaylardaki tanıklar da, Eskişehir’de sivil polislerin ellerinde sopa ve coplarla sokağa indiğini doğruluyor. İşte tanıkların BirGün’e anlattığı kanlı işbirliği:
- Caner Ertay, Anadolu Üniversitesi öğrencisi: “Ali İsmail’in darp edildiği akşam, aynı sıralarda ben de çevik kuvvet polisler tarafından sığındığım otoparkta darp edildim. Bir süre sonra çevik kuvvet polisleri oradan ayrıldı; yaklaşık yarım saat sonra sivil polisler olay yerine geldiler. Ali İsmail’le yarım saat arayla darp edildik; iki olayın birbirine yakın yerlerde gerçekleşmesinden ve olayların saatleri itibarıyla, ikimizi de aynı kişilerin darp etmiş olma ihtimali mevcut. Ancak bana sopa ve coplarla saldıranlar çok dikkatliydiler. Özellikle sakatlamak maksadıyla belime, bacaklarıma, sırtıma ve dizlerime vurdular. Ali İsmail’i darp edenler arasında sivil polislerin yanı sıra sivil şahısların da olduğunu düşünüyorum zira beni döven sivil polisler kafa ve göğüs gibi hayati bölgelere vurmamak için çok dikkatli davranıyorlardı.”
- Görkem Bilenoğlu, Anadolu Üniversitesi Öğrencisi: “1 Haziran sabaha karşı, yani Ali İsmail Korkmaz’ın öldüresiye dövüldüğü gecenin öncesindeki sabah, Yunus Emre Caddesi üzerindeki AKP il binası yakınlarında başlayan polis saldırısı nedeniyle 15-20 kişi etraftaki apartmanlara sığındık. Sonrasında, olayların sona erdiğini düşünerek dışarı çıktık ve ana caddede yürümeye başladık. O sırada Eskişehir’i çok iyi bilmeyen bir arkadaşım, civardaki sivil giyimli üç kişiye adres sormak üzere yaklaştı. Biz onlara adres soracakken, onlar bize ardı ardına sorular yönelttiler. Daha, 'Siz kimsiniz, niye bunları soruyorsunuz?' dememize kalmadan coplarla saldırıya geçtiler. Küfürler eşliğindeki darp birkaç dakika sürdü. Kollarımızı kıvırıp bizi polis araçlarına doğru götürdükleri sırada olan bitene itiraz ettim. Bunun üzerine beni gerisin geriye götürdüler; tekmelerle tekrar saldırdılar. O sırada kim olduğunu göremediğim bir şahıs odunla sırtıma vurdu, bir başkasıysa boğazımı sıktı. Bizi darp eden kişilerin polis olup olmadığını bilmiyorum ancak polisle müthiş bir uyum içerisinde çalışıyorlardı.”

KİM NE DEDİ?
“Katilleri de Vali'yi de tanıyoruz”
Eskişehir Eğitim-Sen Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı BirGün’e yaptığı açıklamada, katilleri Eskişehir Valisi Güngör Azmi Tuna’nın da, kendilerinin de tanıdığını belirtti. Şanlı, “Vali ilk önce ‘arkadaşları yapmıştır’ dedi, şimdi de ‘esnaf yapmıştır’ diyor. Bu açıklamalardan, Eskişehir Valisi’nin katilleri tanıdığını anlıyoruz. Tanıdığı katilleri adalete teslim etmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu faili meçhulün sorumlusu Vali Tuna’dır. Otelin güvenlik kamerası görüntüleri herkes tarafından izlendi; gençlerin elinde polislere veya diğer vatandaşlara tehdit oluşturabilecek hiçbir şey yok. Ona rağmen büyük bir öfkeyle saldırıyorlar. Görüntülerde yüzünde gaz maskesi olanların hepsi polis, çünkü gençlerin hiçbirinde gaz maskesi yoktu” diye konuştu. Görüntülerde sivil şahıslar olduğu iddia edilen kişilerin de polislerle işbirliği içinde çalıştığını, kayıtlardan birinde polisler bir genci tutarken sivil giyimli bir şahsın elindeki odunla gencin sırtına vurduğunun altını çizen Şanlı, “Demek ki o kişiler sivil veya polis, bu işte birlikteler” dedi. Şanlı, güvenlik kayıtlarında eşkâli açıkça gözüken şahısların, sendikanın geçmişteki eylem ve basın açıklamalarında da bulunan sivil polisler olduğunu belirtti: “Sendika eylemlerinden görüntülerdeki polisleri sima olarak tanıyoruz. Daha önce gördüğümüz kişiler.”

CHP'Lİ VEKİL: EMNİYET SAKLIYOR
CHP Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt da, yaptığı açıklamalarda kentteki demokratik kitle örgütlerinin iddialarını destekledi. BirGün’e konuşan Kurt, görüntü kayıtlarındaki şahısların yerel bazda siyaset yapan tüm kitle örgütlerinin üyeleri ve basın emekçilerinin tanıdığı kişiler olduğunu söyledi. Kurt, “Hepsinin eşkâlleri, yüzleri belli ancak Emniyet kamuoyundan gerçekleri saklıyor. 2 Haziran’ı 3 Haziran’a bağlayan gece hangi polis memurlarının sivil görev yaptığına ilişkin Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’nün elinde bir liste olması lazım. Bu listeyi kamuoyuna ve savcılığa vermediği takdirde Emniyet bu işin üzerini kapatmış, cinayeti faili meçhul hale getirmiş olur” diye konuştu.

***
 
Eskişehir halkı Ali için sokaklarda
Eskişehirliler eli sopalı katiller tarafından öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ı unutmadı. Bağlar Mahallesi’nde toplanan binlerce Eskişehirli, Ali İsmail’in sivil giyimli eli sopalı kişilerce darp edildiği yere kadar meşalelerle yürüyüp çelenk bıraktı. Ali İsmail ve ara sokaklara giren pek çok gencin darp edildiği gece, polislerle birlikte hareket ettiği iddia edilen fırının yanındaki duvara “Ali İsmail Korkmaz ölümsüzdür” yazıldı ve “Katiller hesap verecek” yazılı çelenk bırakıldı. Ali’nin yaşamını yitirdiği caddede toplanıldığı sırada yapılan basın açıklamasında, Ali İsmail’in katilleri bulunana kadar eylemlerin süreceği belirtildi.
 
1 SAAT OTURMA EYLEMİ
AKP il binasının, Ali İsmail’in darp edildiği yere yaklaşık 100 metre mesafede bulunmasını bahane eden çevik kuvvet ekipleri, yürüyüş güzergahının 50 metre ilerisine yığınak yaptı. Polisi gören kalabalık cadde üzerinde yaklaşık 1 saatlik oturma eylemi yaparken, polisler “Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız, ya siz?” sloganına karşılık vermediler.

HALK, ALİ'NİN PARKINI AÇTI
Yürüyüş sırasında Adalar’da bulunan Eti Park’a, Ali İsmail Korkmaz’ın ismi verildi. Yürüyüşün başında gidilen Eti Park’ta, park tabelasının üzerine Ali İsmail’in resmi yapıştırıldı ve parka “Ali İsmail Korkmaz” ismi verildiği kamuoyuna duyuruldu. Anma etkinliğinin ve yürüyüşün ardından parka dönen kalabalık, katiller bulunana kadar yapılacak eylemlerin değerlendirdiği bir forum gerçekleştirdi.