'Sizi rahatsız etmeye geldim'

|

A

Gördüğümüz ama görmediğimizi gerçekler hep yanıbaşımızda, sokakta bizi bekliyor. Sokak çocukları buna iyi bir örnek olabilir mesela. Önder Abay o insanlardan bazılarını yakından tanıyanlardan biri. Geçtiğimiz hafta nasıl 'yakından' tanıdığını yazmıştı, bugün de 'Sokakta Bir Gün' köşesi için sokak çocuklarıyla ilgili öğrenmemiz  gerekenlerden 5 soruya yanıt verdi. 

 

 

 

Bazı soruların sonuçları gayet sorunludur hayatta. Öyle gerçekler var ki ne duymak istersin ne de böyle bir gerçeğin varlığını bilmek. Bazı cevapları bildikçe sorumluluğunuz artıyor çünkü. Geçen haftaki yazımda benim sokakla ilişkimin nasıl başladığını, Ahmet Ustamı ve sokağın çocuklarından Emre’nin kısa öyküsünü anlatmıştım. Bu hafta ise sokak çocuklarına dair merak edilen 5 soruya bildiğim kadarıyla cevap vermek istiyorum. Bu cevaplardan sonra sorumluluklarınız artabilir, canınız sıkılabilir ama İranlı sosyolog Ali Şeriati’nin de dediği gibi “Sizi rahatsız etmeye geldim”

- Sokakta kalan çocuklar genelde kaç yaşında ve neden sokaktalar?

Herhangi bir nedenden dolayı yuvaya veya yurda verilmiş çocukların yurt içerisindeki personelin tutumundan ya da diğer arkadaşının zorlamasından dolayı sokağa kaçtığını geçen haftaki yazımda anlatmıştım. Ama sokak çocuklarının yurttan kaçan kimsesiz çocuklar olduklarını söylemek doğru olmaz. Özellikle son yıllarda artan'ailesi ve evi olan sokak çocukları’nın sayısı hiç azımsanamaz. Gerek aile içindeki şiddet gerek cinsel istismar gerekse sevgisizlikten dolayı bir daha ailesinin yanına dönmemek üzere evden kaçıp sokakta yaşayan çocukların sayısı hayli fazla. Bu sebepten dolayı sürekli sokakta yaşayan madde bağımlısı çocuk yaşı 8’e kadar inmiştir. Ama benim görüştüğüm çocukların yaşları 13-21 arasında değişiyor. Büyük bir çoğunluğun doğum tarihi 90larda.

- Sokak çocukları kaç yaşına kadar sokakta kalıyor?

Doğru soru bu çocuklar kaç yaşına kadar yaşıyor olmalı. Çocukluk yaşlarından beri madde kullanan, defalarca bıçaklanmış, birkaç kez cezaevine girmiş, aile sevgisi eksik olan, toplumda genel olarak sevilmeyen, yarı aç yarı tok gezen ve bir sürü sağlık sorunu olan, hastahanelere alınmayan birinin çok uzun yaşamayacağını tahmin etmek çok zor değil. Bütün bu badireleri yaşayanların ‘çocuk’ olduğunu düşünürsek yaşamlarının ne kadar kısaldığını tahmin etmekte zor olmayacaktır. Bazıları uzun süre madde kullanmakları için iç organ tahribatından dolayı, bazıları trafik kazaları, bazıları bıçaklanarak bazıları ise tedavi edilmediğinden, hastalıktan ölüyor. Şanslı olanlar uzun süre cezaevinde yatıp maddeden uzak duruyor. Nispeten sağlık desteği aldığı için yaşıyor.


-Sokak çocukları arasında kızlarda var mı ?

Sokaktan ve sokak çocuklarından bahsederken hep erkek çocuklardan bahsettiğimi belirtmek isterim. Erkek egemen toplumda bir kadının yeri ve konumunu tartışmaya ne benim bilgim yeter ne de haddime düşer. Ama hemen hergün kadın cinayetleriyle gözümüze açtığımız dünyada, evin içerisinde iş yerinde, okulda tacize uğrayan kadının sokakta yaşayamacağını herkes kadar bende biliyorum. Sokağa düşen kadın, erkek çocuklara nazaran daha ‘değerlidir’. Fuhuş sektörünün, gece eğlence sektörünün, organ mafyasının veya arsız bir çete liderinin en ‘değerlisidir’. Kimsesiz kız çocuklarını toplayıp hamile bıraktıktan sonra çocuklarını satan çetelerin olduğundan bile bahsediyorlar sokakta. Evinde, ailesinin yanında, eşinin yanında, iş yerinde huzurla yaşayamayan, sürekli taciz edilen kadının sokakta kimsesiz olarak yaşayamacağını biliyorum. Daha önceki yıllarda yetiştirme yurdundan kaçan iki kızın Aksaray'da bir gece kulübünde çalıştırıldığını öğrendiğimizde 15 tane sokak çocuğuyla mekanı basıp, kızları alıp çeşitli işlere sokup, ev tutmuştuk. Ama bu sorunun çözümü bizim iyi niyetlerimizin çok üzerinde. Kadın sığınma evlerinin kerhanelerden az olduğu bir ülkede de bu sorunun önüne nasıl geçileceğini ise bilmiyorum.


-Neden madde kullanıyorlar?

Çünkü çok yalnızlar. Çünkü hatırlamak istemedikleri çok hatıraları var. Çünkü çok özlüyorlar. Çünkü madde bağımlılık yapar. Sokakta yaşayan evsiz, madde bağımlısı, gerekse kimsesiz birinin sizden ilk istedikleri bir parça ekmek biraz paradan önce yalnızlıklarını unutturacak samimi bir dokunuş olur. Bir çocuğun madde kullanımıyla ilgili anlatımını yazarsam daha net anlaşılır. “Peki biz çocuk değil miyiz? Biz bu yaşadıklarımızın hangisini hak ettik be abi. Bakma sen bu çocukların kolları façalı olduğuna, üzerlerinde emanetle(bıçak) gezdiklerine bazı gecelerde köşelere çekilip 'anne' diye ağlıyor bir çoğu. Biz tineri çekmesek önümüze gelene saldırırız. Bizim unutmak istediğimiz, çok sevdiğimiz,  çok anımız var. Tinerle uyuşup unutuyoruz.” Biraz daha anlaşılmıştır umarım.


- Sokakta yaşayan çocukları kurtarabilir miyiz?

Öncelikle bu sorunun asıl muhatabı devlettir. Çünkü sosyal bir devlette birinin sokakta yaşaması kabul edilemez, özellikle o insan çocuksa. Ama devletin bakanı çıkıp “Türkiye’de Sokak çocuğu sayısı 24’tür” diyorsa bu sorunla hiç alakalı olmadığını da gösterir. Yetiştirme yurtlarını yalnızca skandallarda hatırlayan bakanlık, bu kurumların iyileştirilmesi için herhangi bir şey yapmıyor. Madde bağımlılığının bir tedavisi var. Ama çok kısıtlı kliniklerde ve AMATEM'de (Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma Merkezi) tedavi olunabiliyor. Bu kliniklerinin sayısı ve niteliği arttırılmalı. Başka bir yol var maddeden uzaklaştırmak için. Sokaktaki çocuklarla uzun süreli bir güven ilişkisi kurmak. Son 5 yılda görüştüğüm çocuklardan 6'sı maddeyi bıraktı, biri evlendi, biri nişanlı. Ama yine son beş yılda ölen ve sakat kalan çocukların sayısı bu sayıdan çok fazla. Yani benim tek başıma becerebileceğim bir iş değil bu. Yetiştirme yurtları devletten bağımsız ve içlerinde sosyolog, pedagog, psikolog, sanatçı, yazar ve gazetecilerden oluşan bir heyet tarafından sürekli denetlenmeli. Bu heyetin kurumlar üzeri yaptırım gücü olmalı. Her yurda mutlaka nitelikli personel atanmalı, bu personel üç ayda bir iç eğitime alınmalı. Çocukların mesleki tercihlerinde uzman bir kadro tarafından yönlendirilmeli. Bunlara rağmen sokağa kaçan çocukların bütün sorumlulukları sokağında bulunduğu semtin belediyesine aittir. Barınma ve yemek ihtiyaçlarını belediye tarafından karşılanmalı. Sinema filmlerinde ve dizilerde sokak çocuklarını sürekli , tecavüzcü, hırsız ve katil gibi gösterilmesi yasaklanmalı.

Bu öneriler sorunu ortadan kaldırmanın değil, sorunun büyümesinin önüne geçilmesinin yolu olabilir. Ama toplumun gözündeki oluşan önyargının yıkılmasının yolunu bilmiyorum. Sokakta sürekli rastlayıp görmezden gelmemizin nasıl tedavi edileceğini de. Bu çocuklar reklamlarda oynatılan çocuklar kadar 'düzgün' görünüşlü olmayabilir ama o kadar sevimli çocuklardır.

Bizim bağımlılıklarımız

Sokaktakileri kurtarıp içine sokmak istediğimiz hayatın da ne kadar temiz, adil ve düzgün olduğu tartışılır elbette. Onların maddeye bağımlılığından daha çok şeye bağımlı olduğumuzu düşünüyorum. Faturalar, banka dekontları, internet, maaş bordroları ve daha bir çok bağımlılığımız. Bu bağımlılık meselesini bir başkasını ötekileştirmeden tekrar oturup tartışmamız lazım. Ve bir kurtuluş söz konusuysa sokaktakini evdekini, kadını, işçiyi, işsizi de kapsayan bir şey olmalı.

Sokaktakilere dair merak edilen 5 soru

-Sokakta kalan çocuklar genelde kaç yaşında ve neden sokaktalar.

-Bu çocuklar kaç yaşına kadar sokakta kalıyor?

-Sokak çocukları arasında kızlarda var mı ?

-Neden madde kullanıyorlar?

-Sokakta yaşayan çocukları kurtarabilir miyiz?


ÖNDER ABAY