'Petroldür kirletir, hemen temizlenir' mi?

|

A

SEÇİL TÜRKKAN

KKTC Kalecik'te önceki gün denize petrol aktı. Yetkililere göre 'hemen temizlenebilir' fakat KKTC Yeşil Barış Hareketi Sözcüsü Doğan Sahir bunun bir çevre felaketi olduğu yönünde bilgiler verdi

AK-SA: 'KALICI BİR ZARAR OLMAYACAK'

KKTC Kalecik'te önceki gün AKSA Elektrik Santrali'ne petrol boşaltımı sırasında, açıklamalara göre 50-100 ton arası petrol  denize yayıldı. Gemiden denize yaklaşık 10 dakika boyunca petrol aktı. KKTC Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Mehmet Harmancı devletin ve enerji şirketinin önlem ve kurtarma planı bulunmadığını açıklamıştı. Dün bir basın açıklaması yapan AK-SA Santral Müdürü Murat Çaptuğ ise yaşananlarla ilgili olarak, olayın 00.30 sularında meydana geldiğini ve sorunun esnek tasfiye borularının kaçak yapması sebebi ile meydana geldiğini açıkladı. Sızıntı ile birlikte, mevcut ekipmanlar ile olaya müdahale ettiklerini ifade eden Çaptuğ, bugün itibarı ile Türkiye’de bulunan özel bir şirketten, uzman bir ekibin temizlik çalışmalarına başlayacağını vurguladı. Sızıntı miktarının net olamamakla birlikte 50 – 100 ton arasında bir miktar olduğunu kaydeden Çaptuğ, olayın gece karanlığında meydana gelmesi ve aşırı rüzgar sebebi ile petrolün yayılmasının önüne geçilemediğini belirtti. Esnek tasfiye borularının birkaç ay önce değiştirildiğini ifade eden Çaptuğ, Yayılmanın kısmen kontrol altına alındığını belirtti ve yayılan yakıtın yaklaşık bir hafta süre sonunda, tamamı ile temizleneceğini, kalıcı bir zararın olmayacağını açıkladı.

SAHİR: 'TAMAMEN TEMİZLENMESİ MÜMKÜN DEĞİL'

Fakat öte yandan Kıbrıs Yeşil Barış Hareketi'nden Doğan Sahir'in Kalecik'te yaptığı gözlemlere dayanarak  BirGün Gazetesi'ne yaptığı açıklamaya göre: 'Bu olay burada ilk kez yaşanmıyor. Küçük ya da büyük ölçekli bir çok kez yaşandı. Daha önceki kaçakların hepsi iyi rafine edilmiş, daha düşük kıvamlı petroldü. Ama şu anda denize yayılan yoğunluğu çok, katran kıvamında bir mazot. Bu katran da şu anda bütün kayaları kapladı. Resmi makamların açıklamalarına göre de denizde 7 km.'lik nbir alana yayıldı. Burada esas sorunlardan biri, aktarım sırasında kullanılan boruların çok eski olması. Bu yüzden basit ve eski teknoloji borularla aktarım yapılıyor. Açıklamalarda petrol tamamen temizlenecek deniyor ama bu mümkün değil. Zira deniz yüzeyinden temizlenmiş olsa bile bu maddenin büyük kısmı deniz dibine çökelecektir. Zaten yapısı itibariyle de sakız gibi, bu yüzden kayalardan da temizlenmesi mümkün değil. Bu yüzden de deniz canlılarını üzerine yapışacak elbette. Aynı zamanda AKSA Şirketinin bu konuyla ilgili acil müdahalede bulunacak bir ekibi yok, bu ciddi bir eksiklik demek. Ekibin sabah geleceği söylenmişti, öğlen oldu kimse gelmedi. AKSA Yetkilileri ile de görüşemiyoruz. Bu felaketin de etkisi uzun yıllar sürecek. Deniz canlılarında değişiklilkler gözlenebilir. BP'nin Meksika Körfezi'ndeki kazasından sonra deniz canlılarında değişimler gözlenmişti ve oranın yapısı zaten bozulmuştu bunu biliyoruz. Aynıo sonuçları şimdi burada da gözlemleyebiliriz. Yayılan petrol için 50-100 ton kadar dense de en az 150 ton olduğunu kendi gözlemlerimizle de anlayabiliyoruz' diye konuştu.

ÇMO: YİNE AYNI FELAKET
KKTC Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO)  Başkanı Nilden Bektaş İise Kalecik'te meydana gelen çevre felaketini yerinde inceledi ve basına yaptığı açıklamada, bu kirliliği yaratanların cezalandırılması gerektiği üzerinde durdu. Açıklamada: 'Karşılaştığımız manzara gerçek bir çevre felaketidir. Kirliliğin çok üst boyutlarda olduğunu söylemek mümkün.Böylesi bir kazayı 5 ay önce yine yaşamıştık, 2 ton gibi bir sızıntı olmuştu ve orda çok yanlış bir müdahale yapılmıştı. Denize deterjan türevi bir kimyasalla müdahale edilmişti. Biz bu kazayı duyar duymaz buraya geldik, amacımız olaya nasıl mdüahale edildiğini yerinde görmekti. Yine içler acısı bir durumla karşı karşıyayız. Kirliliğin denize vurmasıyla birlikte biriken petrol bidonlarla alınıyor, vidanjörlerle çekiliyor ve arkasından yine detrejan türevi kimyasallarla müdahale edileceğini düşünüyoruz.'

AKSA Elektrik Yetkililer yayılan petrolün hemen temizlenebileceği iddiasında bulunsalar da bu mümkün değil gibi gözüküyor. Doğan Sahir petrol dolum tesislerindeki ihmaller ve yaşanan kazayla ilgili olarak derhal gerçekçi bir açıklama yapılması ve önlem alınması gerektiğini vurguladı. 2010 yılında Meksika'da BP'ye ait 1500 ton petrolün körfeze yayılması sonucunda denizdeki canlı yaşamında geri dönülmez hasarlar meydane geldiği ve canlı yapısının tamamen değiştiği biliniyor.