Ali cinayetinin şifresi karakoldaki ölümler

|

 Ali cinayetinin şifresi karakoldaki ölümler A  Ali cinayetinin şifresi karakoldaki ölümler

DOĞU EROĞLU/BİRGÜN

Ali İsmail Korkmaz cinayetini aydınlatması beklenen Eskişehir'deki Beşik Otel güvenlik kamerası kayıtlarındaki 18 dakikalık silinmiş bölüm, faillerin tespit edilmesini engelliyor. Aynı sokakta bulunan diğer güvenlik kayıtlarının “bozuk, silinmiş veya anlaşılmaz” oluşu da cinayetin çözülmesine katkı sağlamıyor. Korkmaz cinayetiyle ilgili tespit edilen hiçbir güvenlik kaydının delil içermeyişi, yıllardır süren karakol ölümlerini anımsatıyor. 2007’den beri karakollarda yaşamlarını yitiren vatandaşların ölüm anlarına ilişkin kayıtlar pek çok defa boş çıkmış, kameraların başka yönlere çevrilmiş olduğu anlaşılmış, bazı karakollarda ise ölüm anlarında kayıt yapılmadığı ortaya çıkmıştı.

CİNAYETLER BENZER

Türkiye’deki polis infazlarını ve polis şiddetini araştıran ve şiddet mağduru ailelere destek sağlayan Baran Tursun Vakfı’nın başkanı Mehmet Tursun, BirGün’e yaptığı açıklamada, tüm Türkiye’nin gözü önünde işlenen cinayetlerin devlet tarafından karartılmaya çalıştığını vurguladı. Hem Ethem Sarısülük, hem de Ali İsmail Korkmaz’ın öldürüldüğü olaylarda devletin suçüstü yakalandığını, maddi delillere rağmen faillerin bulunmamasının karakol cinayetleriyle benzerlik taşıdığını söyledi.

'BU ENTRİKALARI TANIYORUZ'
Tursun, “Ethem’in davasına bakan bilirkişiler yerdeki kurşunları sayacaklarına taşları sayıyorlar. Devletin entrikalarını çok iyi biliyoruz. Karakollardaki ölümlerin neredeyse hepsini devlet ‘intihar’ olarak açıkladı. Ali İsmail Korkmaz’ın darp edildiği kayıtlar silindi deniyor. Asıl bakmamız gereken, 28 karakol cinayetinde kameraların nasıl işlevsiz hale getirildiğidir. Türkiye’nin farklı yerlerindeki karakolların tümünde kameralar devreden çıkartılmış, polisler beraat etmiş veya sembolik cezalarla kurtulmuşlarsa, bu entrikalar çözülmeden Korkmaz cinayetini anlayamayız” diye konuştu.

'KAYITLAR SAVCILARA ULAŞMIYOR'

Festus Okey davasının da avukatlarından olan Erdal Doğan ise, Ali İsmail Korkmaz cinayetinin devletin tipik reflekslerini ortaya koyduğu görüşünde: “Kamuoyu baskısı yüzünden Yargıtay Festus Okey davasındaki ilk kararı bozdu ve failler yeniden yargılanacaklar. Tıpkı Ali İsmail Korkmaz cinayetinde olduğu gibi, Okey davasında da deliller ve görüntü kayıtları karartılmıştı. Karakollarda hala bazı kameralar kör noktalara bakıyor, kayıtlar siliniyor veya savcılıklara teslim edilmiyor. 2000’li yıllardan beri karakollardaki şiddetin azaldığı söyleniyor ama aslında işkence ve kötü muamele, Ali İsmail Korkmaz olayında olduğu gibi, sokaklara, vatandaşların alıkonulduğu mekanlara veya otobüslere kayıyor. Mağdur karakola getirilene kadar yapılan yapılmış oluyor. İşkence yapılan noktaları gören mobese kameraları veya civardaki güvenlik kameralarının kayıtları savcılıklara ulaştırılmıyor” dedi.

Emniyetten vakfa: O listeyi kaldırın

Karakol cinayetlerinin listesini yakın zamanda TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonu’na gönderen Baran Tursun Vakfı, 28 karakolun 28’inde de kameraların çalışmamasının olağan olup olmadığını sordu. TBMM bu soruya cevap vermezken, Emniyet vakfın yaptığı listeyi kaldırmasını istedi. Listeyi ulaşımdan kaldırmayı reddeden vakfın başkanı, “Biz niye kaldıralım, utanıyorsanız adam öldürmeyin! Devlet önce Osman Aslı’nın kendini 70 santim yüksekliğindeki masa ayağına nasıl olup da astığını ve intihar ettiğini açıklasın” diyor.