Kızılbaşların-Alevilerin dünyası…

|

Kızılbaşların-Alevilerin dünyası… A Kızılbaşların-Alevilerin dünyası…

EREN BARIŞ
 
Alevi Hareketi’nin siyasallaşması ile birlikte Alevilik üzerine yayımlanan kitapların sayısı da artmaya başladı. Alevilerin eşit yurttaşlık ve demokrasi istekleri medyadan sokaklara geniş ölçekte yankısını bulurken öte yandan hiçbir zaman şiddete başvurmamış olmalarına rağmen Alevilerin inançlarını yerine getirmelerine ve inançlarına uygun eğitim almalarına izin verilmedi. Cemevleri hâlâ yasal statüye sahip değil, ayrıca zorunlu dersi kaldırılacağı yerde iki yeni seçmeli din dersi daha konuldu. Alevilere yönelik Osmanlı’dan beri baskı, katliam ve asimilasyon siyaseti farklı şekillerde kendini gösteriyor. Bu baskıların arkasında muktedirlerin siyaseti yatsa da Aleviler üzerine Sünni-İslam perspektifinden teorik çalışmaların da etkisi büyük. Bu yüzden bağımsız araştırmacıların gerçekleştirdiği Alevilerin yaşama pratiklerini, inanışlarını ve siyasi düşüncelerini Sünni-İslam bakış açısından sıyrılarak ele alan çalışmalar değerli.


Almanya’nın çeşitli üniversitelerinde sosyal antropoloji dersleri veren yazarın, bir araştırma projesi olarak 1988’de hazırladığı “Kızılbaşlar/Aleviler (Anadolu’da Yaşayan Ezoterik Bir İnanç Topluluğu Üzerine Araştırma)” adlı çalışması Ayrıntı Yayınları tarafından Türkçede yayımlanmış durumda. Kitabın orijinali 1988’de yayımlandığından, kitap güncel siyasi gelişmeleri tam olarak ele al(a)masa da Aleviliğin inançsal ve tarihsel zemini hakkında giriş niteliğinde, nesnel bir araştırma niteliği gösteriyor. Kehl-Bodrogi, Aleviliği tarihsel ve inançsal (dinsel) kısım olarak iki ana başlıkta ele almış. Tarihsel bölümde, İran-Safevileri, Akkoyunlular, Alevi-Türkmen Köylü Ayaklanmaları, Türkiye’deki farklı Alevi gruplarının incelenmesi (Tahtacılar, Çepniler, Abdallar, Avşarlar vd.), Avrupa ile Türkiye’deki Alevi araştırmalarının kısa bir değerlendirmesi sunulmaktadır. Tarihsel bölüm, İslam öncesi tarihselliği es geçerek, 15. yüzyıldaki İran-Safevi devletinin Şii inancının yayılmasındaki etkisi ve düşmanları karşısındaki siyasi mücadelesiyle başlıyor. Buna göre, Osmanlı Devleti’nin Safevi Devleti’ne karşı Sünni İslam kimliğini benimsemesi Alevi-Türkmenlerin çeşitli katliamlara maruz kalmasına yol açmıştır. 16. Yüzyılda ise, Safevilerin, Osmanlı karşısında siyasi nüfuzunun gerilemesiyle Kızılbaş Ayaklanmaları başlamıştır. Ayrıca Hacıbektaş’ın ölümünden iki yüzyıl sonra Bektaşilik ortaya çıkıp, Aleviliğin/Bektaşiliğin Anadolu ve Balkanlarda yayılmasında etkili olmuştur. Yeniçeri Ocağı’nın da Bektaşi tarikatına bağlı olması ve yönetici elit içerisinde Bektaşilik’in yayılması Aleviliğin kırsal kesim dışında, Osmanlı şehir hayatında da etkili olmasına yol açmıştır. Kitabın tarihsel bağlamı Türkiye pek de bilinmeyen, farklı Kızılbaş toplulukların inanç ve yaşam biçimlerini tanıtmasıyla son bulurken, Avrupa’daki ve Türkiye’deki Alevilik üzerine yapılmış çalışmalar hakkında bilgiler veriliyor.


KUTSAL METİNLER
Krisztina Kehl-Bodrogi, çalışmasının ikinci bölümünde Alevi inancının teolojik evrenini anlamak açısından Aleviliğin dayandığı kutsal metinleri, kitapları, buyrukları, sözlü gelenekleri ve nefesleri inceliyor. Aleviliğin inançsal öğretisi içinde yer alan belli başlı kavramlar tek tek açıklanıyor ve kaynaklardaki farklılaşmalar ele alınıyor. Alevilik’teki hem senkretik öğeler hem de heretik İslam inanç öğeleri, Alevilerin yüzyıllardır dışlanmalarındaki temel nedendir. Bu açıdan kitap, Alevilerin inanç öğretilerini, Alevilerin kendi dünyası içerisinden açıklarken öğretilerin birbirinden farklı Alevi topluluklardaki yerini de nesnel bir yerden ele almayı başarıyor. Alevilerin sosyal ve dini hayatları, dini ritüeller (cem, müsahiplik, sorgu), kutsal günler, kadının yeri inançla ilişkisi kurularak ifade ediliyor. İlk bölümde (tarihsel) İslam  dönem ele alınırken, inançla ilgili bölümde Aleviliğin İslam-Öncesi dönemdeki inanç ögeleriyle olan benzerlikleri de ele alınıyor. Aleviliğin, Orta Asya’da şekillenen geçmişindeki ritüeller (kapı eşiği, içki, kurban kemikleri) vurgulanıyor. Aleviliğin, diğer dinlerle olan benzerlikleri (özellikle Hıristiyanlık) bazı ipuçlarıyla veriliyor.