ŞEHİR PLANCILARI ODASI: Kentlerimize sahip çıkma mücadelesinde, halkın yanındayız

|

ORHAN SARIALTUN
Yürüttüğü hukuki mücadelelerde daima halktan yana, toplumcu yaklaşımla tarihi, kültürel ve doğal değerlerimizi korumak amacıyla çalışan Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, uzun yıllardır Ankara'nın tepesine çöken rantçı zihniyetle, meslek alanına giren konularda her türlü mücadeleyi, kamu yararına, toplumsal çıkar adına, aldığı anayasal yetkiyle Oda'nın en temel amaçları doğrultusunda yürütüyor.
Ankara kentinin en önemli tarihi, kültürel ve doğal değerleri arasında yer alan Atatürk Orman Çiftliği alanını, Ulus tarihi kent merkezini, ODTÜ Ormanı ve Eymir Gölü'nü, Ankara'nın coğrafi yapısı açısından önem arz eden vadilerini, derelerini, tarım arazilerini yaptıkları imar uygulamaları ile talan eden, çağdışı ulaşım uygulamaları ile Ankara halkını yollarda perişan eden İ. Melih Gökçek yönetimindeki Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne karşı, son dönemde çok yüksek yargılama ücretlerinin yarattığı tüm maddi olanaksızlıklara rağmen, hukuki alanda emeğimiz yettiğince bu rantçı uygulamaları durdurmaya çalışıyoruz.
Ancak davalarımıza dayanak olarak gösterdiğimiz yürürlükteki İmar Mevzuatını değiştirecek, yenileyecek, eklenti yapacak kudreti hükümet üzerinde kuran İ. Melih Gökçek; yürüttüğümüz hukuki mücadeleyi sekteye uğratmak için, kimi zaman yasa ve yönetmelik değişiklikleri, Kanun Hükmünde Kararnameler ile, kimi zaman sanki ulaşım ve kentsel dönüşüm konularında olduğu gibi kendi yarattığı problemleri çözmek zorunda olan Ankara Büyükşehir Belediyesi değilmiş gibi yaparak, halka karşı Odamızı ve dayanıştığımız diğer emek ve meslek örgütlerini hedef gösterip, kimi zaman da, hemen her idareye yerleştirmeye çalıştığı kuklaları aracılığıyla açtığımız davaları küçümseterek, önemsizleştirmeye, küçük düşürmeye çalışarak engelleme yoluna gidiyor.
Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, bilgisi dahilinde olan ve ulaşabildiği her konuyu titizlikle değerlendirmiş; planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olan tüm meclis kararları ve belediye uygulamalarını derhal yargıya taşımıştır. Bu çerçevede Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne karşı bugüne kadar 180 dava açılmış olup, bunlardan 111 davanın hukuki süreci halen devam ediyor. Yürütülen bu hukuki mücadelede Odamız her zaman halktan yana, toplumsal çıkarları önde tutarak tarihi, kültürel ve doğal değerlerimizi korumak için çalışmıştır. Sonuçlanan davaların tamamına yakınının odamız lehine olması, bu mücadelede ne derece rol oynadığımızın açık bir göstergesidir.
»Çukurambar'da Birlik Parkı'nı rantçılardan kurtarmak için çalışan bölge halkı ve muhtarlar ile dayanışma içinde olan Odamız, açtığı dava ile parkı yapılaşmaya açan uygulamayı durdurmuştur.
»Ulus Tarihi Kent Merkezi alanında, koruma adına yok edilen tarihi dokuyu korumak adına Odamız çok sayıda dava kazanmış, bir o kadarında da  dava süreçleri devam ediyor.
»Atatürk Orman Çiftliği'nin talanına dur demek için diğer meslek örgütleri ve Ankara Barosu ile birlikte mücadele ediyoruz. Başkanlık sistemine geçişin abidesi "Beyaz Saray'ın" AOÇ arazisindeki ağaç katliamı devam ediyor, ulaşımı rahatlatmak adına AOÇ'yi bulvarlarla lime lime doğruyorlar, AOÇ'yi koruma adı altında yapılan imar planı eski kaçak yapıları kurtardığı gibi yeni inşaat alanları ortaya çıkartıyor, Ankara kent dokusunda "yer bulamadıkları" camiyi, yeni adliye binasını, sebze-meyve hal binasını Atatürk Orman Çiftliği alanında yapmaya çalışıyorlar, bunların hepsinde hukuk mücadelemiz devam ediyor.
»Seçim vaadi olarak Ankara'nın çılgın projesi olarak sunulan 500.000 nüfuslu Güney Kent Gölbaşı havzasını tehdit ediyor, yıllardır hukuk mücadelemiz devam ediyor. Belediye tekrar tekrar hukuksuzca kaybettiği davaların yerine yeni planlar yapıyor, biz Ankara'nın en değerli tarım arazilerinin de yer aldığı Gölbaşı Havzasını korumak için, kamusal çıkarlar adına dava açmaya devam ediyoruz.
»İmrahor Vadisi ve Eymir Gölünü tehdit eden Güney Park Projesi açtığımız davalarla durduruldu, Ankara Büyükşehir Belediyesi mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararını uygulamıyor yeni planlar onayarak yargıyı ve Ankara halkını kandırıyor, biz hukuki mücadeleye devam ediyoruz.
»Kısa süre önce Eskişehir Yolu Mesa Kavşağında, boru patlamasının yaşandığı alanda Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan kararlar ve yapılan uygulamalar, çok daha büyük risklerin yaşanması, bu riskleri olası bir bölgesel felakete dönüşmesi olasılığını da artırıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi hukuksuz kararlarıyla, dünyanın “içinden basınçlı doğalgaz boru hattı geçen” ilk alışveriş merkezi bu alanda yapılmış durumdadır. Odamızın açtığı dava ile, yargıda bölgenin imar planlarının yürütmesi durdurulmuş, ancak belediye inşaat faaliyetlerinin sürdürülmesine izin vererek, her zaman yaptığı gibi kişisel rantları, toplumsal yararların önünde tutmuştur.
»Ayrıca yine belediyenin kendi onadığı üst planlara aykırı olarak yaptığı çok sayıda imar planı değişikliği de Odamızca dava konusu edilmiş, kentsel dokuyu yaşanmaz hale getirecek olan yoğunluk artışları durdurulmaya çalışılmıştır. Kamuya ayrılmış alanların talanını sağlayan, Demir Kafes inşaatı, Alışveriş Merkezleri ilave inşaat hakları, Gökkuşağı, Çukurambar kuleleri gibi kamuoyunun yakından takip ettiği çok sayıda alanda Odamız hukuk mücadelesini sürdürüyor.
Yine kentimizin doğal çevresini yok eden "tarım alanlarını kentleştiren" kentsel dönüşüm projeleri, Dikmen halkını, Mamaklı'yı yok farz ederek yıllardır bir zulme dönüşen Kentsel Dönüşüm projelerine karşı hukuksal mücadelemizi, oralarda yaşayan halkımızla birlikte dayanışma içinde, daima halktan yana bir duruşla sürdürüyoruz.
Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, daima neo-liberal politikaların karşısında halkla birlikte dayanıştığı emek ve meslek örgütleriyle birlikte durmuştur.
Bu doğrultuda;
Hükümetin çıkarttığı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun"a karşı, “YASA ÇIKTI AFET BAŞLADI! EVLERİMİZİ, KENTLERİMİZİ, ORMANLARIMIZI YAĞMALATMAYACAĞIZ!” diyerek,
"Afet riskinin azaltılması gerekçesiyle yürürlüğe konan yasa, yaşamın gerçek sigortası olan ormanların, meraların, sulak alanların, kıyıların, tarım alanlarının talanına olanak sağlayarak, yeni afetlerin oluşmasına, kamusal fakirleşmeye neden olacağı" uyarısında bulunmuş, "insanca, güvenilir, sağlıklı, kimlikli alanlarda barınma hakkını" sonuna kadar savunmaya devam edeceğini kamuoyu ile paylaşmış, bu mücadelede rant hırsına karşı "yaşamdan, adaletten, dayanışmadan ve eşitlikten" yana olan herkesle birlikte 3 Haziran 2012 tarihinde Ankara‘da gerçekleştirilen mitingde buluşmuştur.
Yine Birlik parkı mücadelesinde, bölge halkını destekleyerek, BİRLİK PARKI HALKINDIR YOK EDİLEMEZ! sloganıyla, TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın, yeşil alandan rant elde etmeye yönelik girişimlere, çocukların oyun alanlarından, yaşlıların dinlenme alanlarından rant elde etmeye yönelik hukuksuzluklara karşı, toplumun haklarını korumak için mücadelesini geçmişte olduğu gibi gelecekte de kararlı biçimde sürdüreceği kamuoyuna ilan edilmiştir.
"DİKMEN VADİSİNDEKİ YIKIMLARI KINIYORUZ" diyerek, İ. Melih Gökçek'in uyguladığı zulme karşı Dikmen halkı ile birlikte direnmiş, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin “yıkım” adı altındaki saldırısını ve bu saldırının ardındaki hırsı kınamıştır.
 Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, insanlarımızın can kaybı ile ülkemizde yakıcılığını sürdüren ve iklim değişikliği ile yaşanan sel, fırtına konuları gündemde iken, çölleşme, su sorunu, doğal afetler gibi canlı yaşamını ve doğal dengeyi tehdit eden sorunların yanı sıra orman varlığı hızla azalırken, kültür varlıklarımızın korunması, yaşama koşullarının iyileştirilmesi, yoksullukla mücadele gibi temel başlıklar söz konusu iken, hükümetin 2B alanlarında ormanlarımızın talanını sağlayacak yasaya karşı diğer meslek örgütleri ile birlikte durmuştur.
Odamız, her zaman emek ve meslek örgütleri ile birlikte, halkın çıkarları doğrultusunda toplumcu bir yaklaşımla hükümetin ve onun neo-liberal politikalarının uygulayıcısı konumundaki belediyeleri ve diğer kurumlarına karşı mücadeleye devam edecektir.
Yine bu doğrultuda, AKP hükümetinin kurduğu yeni düzende her alanda olduğu gibi, eğitim alanında gerçekleştirmek istediği "dindar nesil" yetiştirme stratejik amacıyla çıkarttığı 4+4+4 kademeli eğitim düzenlemesine karşı 15 Eylül Cumartesi günü TMMOB bileşeni olarak DİSK, KESK, TMMOB, TTB'nin ortaklaşa düzenlediği mitingte Sıhhıye meydanında olduk.
Şehir Plancıları Odası, kentlerimize sahip çıkmak için, her türlü engellemeye rağmen, üyelerimizin bize verdiği sorumluluğun bilinciyle halktan yana olmaya ve bu doğrultuda mücadele etmeye kararlıdır.