‘Bizim yapımcımız Türkiye işçi sınıfı’

|

‘Bizim yapımcımız Türkiye işçi sınıfı’ A ‘Bizim yapımcımız Türkiye işçi sınıfı’

SERBAY MANSUROĞLU

RedHack, 1997’de kuruldu. Geçen sene Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen siber saldırıyla ismini duyurdu. Ardından devlete ait onlarca siteye erişerek yolsuzluk belgelerini açıkladı. Bu nedenle, ‘bölücü terör örgütü’ ilan edildi. İşte bahsettiğimiz ve hepimizin tanıdığı o kızıl hackerların artık bir filmi var. Kendilerini sosyalist ve Marksist olarak tanımlayan bu kızıl hackerları beyazperdeye taşıyan Bağımsız Sinema Merkezi’nden yönetmen Mustafa Kenan Aybastı ve senarist Onur Doğan ile buluşup RedHack’e ve bağımsız sinemaya dair merakımızı sorduk.

»RedHack filmi fikri nasıl çıktı?
Bağımsız Sinema Merkezi olarak farklı ve alternatif projeleri ortaya çıkarmak için çalışıyoruz. Merkezde sürekli kaydediyor, programlıyor veya vazgeçiyoruz. Bir deneme yanılma sonucu en iyi çalışmayı bulup seyirciye taşımak için çalışırken gündemde olan güncel bir konu olduğu için aklımıza RedHack filmi yapmak geldi.

»Filmde, milletvekili İlhan Cihaner, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, hukukçu Ayhan Erdoğan  gibi yakından tanıdığımız isimler de var. Bu isimlerin filmde yer almasının nedeni ne?
Filmi yapmak için harekete geçtiğimizde ilk sorumuz ‘siberaktivizm’ ne oldu? Bizim sosyalist anlayışımız çerçevesinde siberaktivizm nereye oturuyor? Bu soruları sorunca soruların muhatapları da karşımıza çıktı. Sosyalist mücadelenin emektar isimlerinden Alper Taş, milletvekili kimliğinin ötesinde hukukçu İlhan Cihaner, hukukçu Ayhan Erdoğan, kendini siberaktivist olarak tanımlayan Özgür Uçkan’ı filme taşımakta tereddüt etmedik.

»Daha önce siberaktivizmi tartışmaya açan bir film yoktu?
İnternet gündelik hayatı nasıl etkiliyor? Bu çok tartışılan bir konu değil. İlk tartışan filmdi Redhack. Bu filmle bir tartışma kapısı araladık. Tartıştıkça internetin kullanımı, gündelik hayata yansımaları üzerine daha çok fikir çıkacaktır. Biz sadece başlangıcı yapmış olduk.

»RedHack sizin durduğunuz yerden sol için ne ifade ediyor?
Son yıllarda Türkiye solunu en heyecanlandıran eylemlerini RedHack yaptı. İnsanları heyecanlandırırken bencillik yapmadı. Sürekli olarak mücadelenin internette kalmaması üzerine ve halihazırda bulunan sol sosyalist yapılarla örgütlü mücadele sürecine katılım için paylaşımlarda bulundu. Kendisi de bu örgütlerin bir parçası olduğunu anlattı.

»RedHack popüler oldu. Ses getirdi. Sizce neden bu kadar başarılı oldu?
Bu eylemleri büyük yapan geride kalanların eylemsizliği. Bize soruyarlar: RedHack filmi yaparken çekinmediniz mi? Bu çok büyük cesaret gerektirmiyor. Sadece toplumun sinmişliği bir hamle yapan insanları çok fazla ön plana çıkarıyor. Ama hakkını teslim edelim RedHack kamuoyu vicdanında büyük yer aldı.

»Sizce, RedHack toplumsal bir uyanışın/kalkışmanın yolunu açar mı?
Bu eylemlerle uykuyu kaçırmak, insanları uykudan uyandırmak mümkün değil. RedHack eylemleri elbette ses getiren eylemler. Ama asıl olarak kitlesel örgütlenmelere ve hamlelere ihtiyaç var. RedHack yada Bağımsız Sinema Merkezi mücadelenin birer unsuru. Sonuçta mücadele bir cephede olup biten bir süreç değil.  Örgütlü bir halk ancak büyük değişim ve dönüşümlere yol açabilir. Küçük süper kahramanlar ancak bütünün bir parçası olabilir. Bu parçalar ancak heyecan yaratır.

»Malum sinema salonlarına girmediniz. Peki filminizi nasıl izletiyorsunuz?
Dağıtım ve gösterimlerimiz için TKP, ÖDP ve Halkevleriyle işbirliğine gidiyoruz. Eğitim Sen’le birlikte gösterimler yapıyoruz. CHP Gençlik Kolları’ndan filmin gösterimi için talep vardı. BDP’den daha talep gelmedi. Hangi siyasi partiden, kimden olursa olsun bize gösterim için teklif geldiğinde biz bunu reddetmeyiz.

»İşin teknik kısmına gelirsek nerede nasıl çektiniz filmi?
Biz kamerası olmayan bir sinema merkeziyiz. Oradan kamerayı bul, buradan mikrofonu bul, Ahmet’ten kabloyu getir, uygun bir yerde çekimini yap. Başta zorlanıyorduk. Ama artık uzun yıllardır bu tarzda filmler ürettiğimiz için bunu başarıyoruz.

»Biz sizi Devrimden Sonra filmiyle tanıdıktan sonra siz Bağımsız Sinema Merkezi’ni kurdunuz? Amacınız neydi?
Bağımsız Sinema Merkezi, Devrimden Sonra filmini ortaya çıkaran ekibin bir kısmıyla kuruldu. Türkiye’de üretilen filmlerin çoğu sermaye sınıfının filmleri. Bizim de işçi sınıfının filmlerini üretmek için çaba verirken, bunun üstüne düşünürken burası hayat buldu. Film üretimini hızlandırmak, aynı şekilde dağıtımı kendi bünyemizde gerçekleştirmek amacıyla kendi altyapımızı oluşturuyoruz. Bağımsız bir film yapıp şirkete dağıttırdığınızda o şirketin sömürüsünden sıyrılamıyorsunuz. Sinema yapacağım deyip işlerin tamamına yakınını para için kurulmuş bir şirkete bıraktığınızda samimi olmazsınız. Siz ‘devrim’ için film yaparken sizin dışınızda kalanlar bu filmden nasıl para kazanırım hesabı yapacak. O zaman da bir parça insanlığın olmadığı çarka giriyorsunuz.  Solda yer alan arkadaşlarımızın yaptığı filmlerin neden ileri gidemediği tamamen finansmanlarıyla ilgili. Özetle finansmanınızı sağlayamazsanız sınıfı anlatan filmler yapamazsınız.

»Finansman önemli. Film yapmak ciddi kaynak işi. Bunu nasıl oluşturacaksınız?
Bizim yapımcımız Türkiye işçi sınıfı. Emekçilerin, halkımızın, sokaktaki amca teyzenin yaptığımız işe bıraktığı 3-5 lira bizim yolumuzu açıyor. Biz bunca olanaksızlık içinde sermaye sınıfı nasıl ürettiğimizi görsün istiyoruz. RedHack filmi için 5. 500 lira kredi çektik. Filmin bize maliyeti 3 bin lira oldu. Başka insanlar o parayı yaptığı film için düzenlediği toplantıya ödüyor. Biz bu parayla filmi Türkiye’nin gündemine sokmayı başardık. Ama bunun burada kalmaması gerekiyor. Çıtamız giderek yükselecek. Yapacağımız işlerde daha çok sınıfla buluşacağız.