DİSK-AR: Türkiye'de Krizin Etkilenen Nüfus

|

DİSK-AR: Türkiye A DİSK-AR: Türkiye

DİSK Araştırma Enstitüsü DİSK-AR tarafından, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçlarına dayanılarak yapılan araştırmaya göre, Türkiye'de ekonomik krizden dolayı 2,5 milyon kişi işsiz kalırken, bu sayı aileleri ile birlikte 10 milyon buluyor. Araştırmaya göre bu rakam, krizle boğuşan 11 milyonluk Yunanistan'ın nüfusuna hemen hemen denk.

TÜİK'in Hane halkı İşgücü Araştırması sonuçları üzerinden hesap yapan DİSK-AR, çarpıcı rakamlara ulaştı. Kasım, Aralık ve Ocak ayı içerisinde 692 bin kişinin işten çıkartıldığı için işsiz durumda olduğunu tespit eden DİSK-AR, bu rakama TÜİK tanımı gereğince işgücüne dâhil edilmeyen ve işini kaybettiği için işgücü dışında bulunan 583 bin civarında insanın dâhil edilmesi durumunda, işten çıkartılanların sayısının 1 milyon 274 bin kişi olduğunu belirtti. Buna güvencesiz çalışma biçimlerinden dolayı işsiz kalan 1 milyon 45 bin kişi ile iflas eden veya işyerini kapatan 282 bin kişi eklendiğinde ise, kriz döneminde kendi rızası dışında işsiz kalanların sayısının 2,5 milyonu bulduğu kaydedildi.

İŞ BULMA UMUDJU OLMAYANLARIN SAYISI İKİYE KATLANDI

Araştırmaya göre, Türkiye açısından işsizlik verileri ile ilgili olarak giderek önemini artıran kesim, işe başlamaya hazır olup, iş bulmaktan umudunu kestiği için iş aramayan ve bu nedenle işsiz sayılmayanlar ile diğer nedenlerle işe başlamaya hazır olup, iş aramayan ve bu nedenle işsiz sayılmayanlar. Araştırma raporuna göre, bu durumda olan kişi sayısı 10 yıl önce son derece azken, bugün neredeyse toplam işsiz sayısına yakın bir düzeye ulaştı. Yine tanımlama nedeniyle işsiz sayılmayan söz konusu 2 milyon işsiz dâhil edildiğinde ise, daha gerçekçi bir rakama işaret eden geniş tanımlı (GT) işsizlik oranlarına ulaşılabildiğine de işaret ediliyor. Bu hesaplamaya göre işsiz sayısı 3 milyon 471'den 5,5 milyona yükselmekte, işsizlik oranı ise yüzde 14'den yüzde 20'ye çıkmakta. GT işsiz sayısı da yine 5 yılda 2 milyondan fazla bir artış gösterdi. Artışın en yüksek olduğu yıl ise krizin patlak verdiği yıl olan 2008.

Raporda altı çizilen bir diğer önemli nokta da GT işsizlik verilerine çeşitli nedenlerle tam zamanlı çalışamayanlardan oluşan, eksik istihdam sayıları ilave edildiğinde işsiz ve yetersiz istihdam edilenlerin oranının toplam istihdama oranı yüzde 26,66'yı bulması oldu.

TEK SORUMLU HÜKÜMET

Raporun sonuç bölümünde de şu ifadelere yer verildi: 'Sonuç olarak, işsizlik olgusu krizin en ağır faturası olarak, Türkiye'nin üzerine çökmüştür. Aileleri ile birlikte 10 milyon kişi krizin olumsuz etkisini en ağır bir biçimde yaşamaktadır. Bu rakam, krizle boğuşan 11 milyonluk Yunanistan'ın nüfusuna hemen hemen denk. Bunun sonucu olarak işsizlik Türkiye gündeminin birinci sırasına yerleşmiştir. Krizi kendileri için fırsata çeviren, servetlerini katlayan işverenlerin yanında, bugün işsiz kalan, ücretleri düşürülen, ücretsiz izinlere mahkûm edilen milyonların sesi duyulmamaktadır. Bu durumun sorumlusu sendikasız, sigortasız, güvencesiz çalışma yaşamını kendine amaç edinen hükümettir.'

Raporda işsizliğe karşı çözümler ise şöyle sıralandı: 'Herkese iş güvencesinin ayrımsız bir şekilde uygulanması, sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, kamu girişimciliğinin ve hizmetlerinin istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınması, çalışma saatlerinin aşağıya çekilmesi, çalışma hakkının güvence altına alınması, Türkiye'nin atıl işgücü kapasitesinin üretici bir faaliyet içerisinde harekete geçirilmesi.' DİHA