Türkçe Olimpiyatları'nda Kürtçe barajları

|

Türkçe Olimpiyatları A Türkçe Olimpiyatları

Kim itiraz edebilir ki, dünyanın pek çok diyarından (toplam 130 ülke) gelen, kimi sarışın, kimi siyahi, kimi beniz tenli, kimi çekik gözlü, kıvırcık saçlı, oğlan ve kız toplam bin çocuğun naif duygularla katıldığı bir etkinliğin öznesi olmasına. Sadece Türkçe konuşmakla kalmıyor ve fakat bizi ta gönlümüzün en derininden kıskıvrak yakalayıp hayran bırakıyorlar, zira neredeyse aksansız Türkçe şarkı söylüyor, Anadolu’nun türlü illerinden halk oyunları oynuyor, şiir okuyor ve varsa başka “Türkçe maharetler”ini sergiliyorlar. Hepsi Türkçe’yi, Türkiye’yi çok seviyorlar. Tamam, çocuklar şeker de yiyebilsinler, şarkı da söyleyebilsinler, gülsün eğlensinler, gezsin tozsunlar ama yine de, bir düşünün, Anadolu coğrafyasındaki diğer anadillerine, mesela Kürtçe’ye haksızlık edilmiyor mu? Kürtçe hala bir eğitim dili ve öğretim konusu olarak kabul edilmezken Türkçe’nin küreselleştirilmesinin hikmeti nedir acaba?

İlk olarak, çocuklara kan ve göz yaşı kokan savaş şiirlerinin okutulduğu, askeri elbise ve polis üniforması giydirildiği, temsili sahnelerde düşman öldürtüldüğü militarist-milliyetçi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yorumuna bir alternatif mi acaba Türkçe Olimpiyatları? Aslında ikisi de son tahlilde, milliyetçi bir çocuk(luk) bahsine dayanmak bakımından benzeşiyorlar bir noktadan sonra. Ama yine de birinin arka temelinde laik, diğerinin de dini bir refleks olduğu farkını görmek lazım. 

İkinci olarak, Türkçe Olimpiyatları, nihayetinde bir yarışma. Farklı ırk, etnik köken, dil ve dinlerden çocuklar, bilmedikleri bir diyarda neden yarıştırılırlar ki?! Hem de şarkı ve halk oyunları gibi Anadolu kültürünün ürünleri üzerinden? Elbette şaşırmamak gerek, zira neo-liberal dönemlerde yaşıyoruz; rekabet, yarışma ve eliminasyon şart. Bizim çocuklar buna sınavlardan alışıklar zaten. Şimdi dünya çocuklarına yarışmayı öğretiyoruz.

Üçüncü olarak, Türkçe bu farklı anadili konuşan çocukların ne işine yarayacak acaba? Hakkı Devrim bu soruyu sorduğu için Türkçe Olimpiyatlarından bir daha davet almadığı için yakınmıştı geçenlerde. Bence Türkçe öğretmenin bir mahsuru yok ama eksiği var. Çocuklara her dil öğretilebilir, çünkü her dil bir anadilidir ve kültür hazinesi olarak insanlığın ortak malıdır. Ama…

Dördüncü olarak, Anadolu’da konuşulan sadece Türkçe değil. Fethullah Gülen ve çevresi mesela etno-dini okullarında dünya çocuklarına neden Çerkezce, Rumca, Hemşince, Süryanice, Zazaca, Arnavutça, Arapça, Kıptice, Kürtçe değil de ille de Türkçe öğretir? Diğer dillerin öğretilmemesinin nedeni, çokdilli Tanrı’ya haksızlık olmuyor mu? Hele Kürtçe neden öğretilmez? Kart-kurt dili, terör dili, dağlıların dili, bilinmeyen bir dil olduğu için mi mesela?  Milyonlarca insanın konuştuğu, konuştuğu için işkence gördüğü ve öldürüldüğü, dilden bile sayılmayan, kıroların konuştuğu bir dil diye aşağılanan Kürtçe neden olimpiyat konusu olmaz acaba? Kürtçe rekorların kırılacağı bir Olimpiyat fazla mı ütopik olur? 

Kürtçe’den vazgeçtim; Türkiye’de onca yatırım, ilgi, talep, çaba ve emeğe rağmen kör-topal bir Türkçe bilgisi ve uygulaması iyi bilindiğine göre, bir cemaat neden onca yatırımı dış ülkelerdeki çocuklara yapar? En kötüsü de, dünyanın tek/biricik çocuk bayramını (23 Nisan) yapmakla kalmayıp üzerine yine tek/biricik Türkçe Olimpiyatlarının eklendiği bir ülkenin Kürt çocuklarının hala polise taş attığı diye işkence gördüğü, hapsedildiği, küfredildiği, anne-babasından koparıldığı, aç gezdiği, yoksun ve yoksul bir hayat yaşadığı, yakınlarını dağlarda kaybettiği bir ülkede yaşıyoruz. Türkçe Olimpiyatlarını düzenlemek iş değil. Gelin, Kürtçe Olimpiyatları da düzenleyelim ve Kürtçe’ye gereken hakkını teslim edelim. Kürtçe Olimpiyatlarda mesela Aydınlı bir çocuk çıksın Kürtçe türkü söylesin, Ankaralı bir çocuk çıksın Kürtçe edebi bir eserden ezbere parçalar okusun; Tekirdağlı bir çocuk çıksın Dengbejlere taş çıkartsın, Yozgatlı bir çocuk çıksın verilen Türkçe bir pasajı anında Kürtçe’ye tercüme etsin. Çok mu hayali, çok mu ütopik, çok mu olamayacak bir iş?

Çoktandır Kürt çocuklarına olan empati kayboldu bu ülkede; Türk çocukları ile Kürt çocukları ne zaman, nasıl ve hangi ortamlarda bir araya geliyor acaba, hiç düşündünüz mü? Çoğu zaman ya şu “ulusalcı Kardelen” hikayesiyle, ya polise taş ve molotof kokteyli atarken çekilen görüntülerle ya da kapkaç veya töre cinayetiyle. Bu sunumda, temsilde bir çarpıklık yok mu acaba?

Türkçe Olimpiyatlarının açılışı Dolmabahçe’de yapılmış, hem de görkemli bir törenle. Devlet protokolü, muhalefet vs. herkes oradaymış. Fakat onca farklı, zengin, çeşitli, renkli bir kültürel ortamda dünyanın 130 ülkesinden gelen çocuğa Anadolu’nun tek egemen dilini öğretmek, diğer dillere haksızlığın da ötesinde, tekçi bir devlet zihniyetini devam ettirmek olmuyor mu?   
 
 

Kemal İnal
inalkemal@gmail.com