50d'ye karşı karavanla direniş

|

50d A 50d

MUSTAFA SERBES/BİRGÜN
 
İTÜ'de 50d yasasına karşı 13 Eylül’den bu yana çeşitli eylemler yapan Araştırma Görevlileri direnişlerini sürdürüyor. 15 Kasım’da binlerce öğrenci ve öğretim görevlisiyle birlikte Rektörlüğe yürüyen İTÜ’lü asistanlar, yasayı geri aldırana kadar mücadele etmekte kararlı.
 
O günden bu yana okulun içerisinde bir çadır içerisinde yaşayarak seslerini duyuran araştırma görevlileri iklim şartlarıyla birlikte karavana taşındılar. Gece-gündüz nöbet tutarak eylemlerine devam eden araştırma görevlilerini ziyaret ettik.
 
‘6 YILINIZ DOLDU GÜLE GÜLE’
Sürekli kaynayan çay, birkaç kutu kahve ve kaplar içerisinde börek çöreklerin masada durduğu güler yüzlü araştırma görevlileri, eylemin kolektif  bir biçimde devam ettiğini ve haklarını geri kazanana dek devam edeceklerini belirtiyorlar. “Kanun bir anda çıktı ve bir süreç belirtilmeden hemen uygulamaya konularak ‘6 yılınız doldu’ denilip insanlar işsiz bırakıldı” diyen Dr. Zafer İşcan, en büyük haksızlığın buradan geldiğini belirterek, dayanışmanın da buradan doğduğunu anlatıyor.
 
Davanın kazanılacağına inandığını fakat davanın en az 1 yıl süreceğini öngörerek dava sonucunda işlerine geri dönecek insanların aradaki boş geçen zaman içerisinde ve sonucunda psikolojik durumunun ne olacağını sorguluyor. İşten atmaların yeni YÖK tasarısıyla birlikte araştırma görevlileri ile sınırlı kalmayacağını düşündürdüğünü belirten Öğr. Gör. Dr. Nilay Erginöz, bazı hocalarının kendilerine destek olmayışının arkasında bir çeşit fişlenme korkusunun yattığını belirtiyor.
 
SÜRE BAHANE AMAÇ TASFİYE
Doktorasını 4 senede bitirenlerin de 33A kadrosuna atanamadığını belirten Arş. Gör. Murat Özbulut, durumun sadece 6 yılda bitirmeden ibaret olmadığını, bitirenlerin dahi kurulan komisyonlarca geçirilip geçirilmemesine karar verilerek yine de işine son verilebildiğini anlatıyor. Üstelik kota koyularak bölümdeki araştırma görevlisi sayısının yalnızca yüzde 33 ü ancak 33A kadrosunda yer bulabileceğini belirten Özbulut,  7 Kasım tarihinde duyurulan  kriterlerin birçok açık noktaları bulunmasından ötürü muğlak olduğu söylüyor.

İŞ YÜKÜ ASİSTANLARIN OMUZLARINDA
Geçen nisan ayında doktorasını 6 yıl 2 ay sonunda bitiren Zafer İşcan, öncelikle bahsedilen 6 yıllık süreçte alınan sağlık raporlarının veya doğum izninin ek bir süre olarak sayılmadığını belirtiyor. Bakanın yurtdışına yönelik örneklerinin doğru bir tanımlama getirmediğini belirten asistanlar, şartların aynı olmadığının üstünde duruyorlar.”Gün geliyor laboratuar araç gereçlerinin tamirini, icadını dahi yapıyoruz fakat Avrupa’ daki asistanların eline her şey hazır geliyor”. 6 yıl içerisinde bitmemesinin keyfi olmadığını, “Biz de tabii ki en kısa zamanda bitirmek istiyoruz ama şartların yeterli olmaması bu süreyi arttırıyor” diyen araştırma görevlileri, tezlerin erken tamamlanmamasının hem daha derin araştırma yapılmasının hem de tez danışmanlarının da yeterli olamamasından da kaynaklandığının altını çiziyorlar.

BİLİM BÜYÜK YARA ALACAK
Araştırma görevliliğine talebin zaten fazla olmadığını ve bu olanlarla birlikte iyice düşeceğini kaydeden araştırma görevlileri bunun genel olarak Türkiye’deki bilimsel üretimi zayıflatacağını belirtiyorlar. İşcan; “Asistanların işsiz kaldığı süreç boyunca potansiyel birçok yayın ve araştırmanın yapılamayacak olması, Türkiye’ deki bilim adına bir kayıp olacaktır” diyerek, öz kaynağa sahip çıkılmayarak üstüne bir de yurt dışına olan beyin göçünün geri döndürülmeye çalışılmasının yarattığı çelişkiye değiniyor. Son olarak, bilim insanları olarak kendilerine yakışır bir üslupla eylemlerini sürdürdüklerini belirten asistanlar kararlı olduklarını, mücadelelerinden taviz vermeyeceklerini belirtiyorlar.