AÖF'lü öğrencilerin isyanı: Eğitimde eşitlik istiyoruz

|

AÖF A AÖF

Açıköğretim öğrencileri yayınladıkları yazılı bildiri ile tepkilerini dile getirdi. Kredili sistemden, bütünleme hakkına, Başbakan Erdoğan'dan Rektör Davut Aydın'a, YÖK'ten KPSS'ye kadar bir çok konuda tepkilerini dile getiren öğrenciler eğitimde eşitliğin kendilerini de kapsamasını istedi.

İşte AÖF'lü öğrencilerin isyanı:

"Ülkemizde iş bulmak için,2. Üniversiteyi hatta, 3. Üniversiteyi okuyan binlerce öğrenci arkadaşımız bulunmaktadır. Bunların yarısından fazlası, Açıköğretimi tercih etmekte, Çünkü; hem okuyup hemde çalışmak zorundadır.

Fakat, Açıköğretim öğrencileri olarak, büyük mağduriyetler yaşamaktayız. Anadolu Üniversitesi tarafından, 9 Ekim 2011 tarinde yayınlanan, Açıköğretim Fakülteleri, Öğretim ve Sınav Yönetmeliği değişikliği ile,kredili sisteme geçilmesi,sorunların başlangıç noktası olmuştur.

Başbakanımız ; yaptığı tüm konuşmalarda, eğitimde fırsat eşitliğinden bahsetmektedir. Her yıl yapılan açıklamalarda, Yüksek öğretimdeki, okullaşma ve öğrenci sayısı ilan edilirken, Açıköğretim Fakülteleri de,bu sayının içinde yer almaktadır. Bu durum, eş değerlilik olarak kabul edilirken, bizler maalesef uygulamada, bu eş değerliliğin dışında tutulup, cezalandırılıyoruz. Diploma eşdeğerliliği konusunda ise, ikinci sınıf mezunlar muamelesi görmekteyiz.


Rektör Davut Aydın'a tepki

Rektör Davut Aydın, yaptığı açıklamada, "3 ayda veremedikleri dersi 15 günde mi verecekler ""diyerek bizleri aşağılamaktadır. Oysa, kendisi de bilmektedir ki; kayıt esnasında verilmesi gereken ders kitaplarının, Açıköğretim Bürolarına, geç ya da eksik gelmesi nedeniyle, kitaplarımızı alamıyoruz. Kitaplar sınavlara 1 hafta kala bürolara geliyor.Hala Türkiye genelinde kitaplarımızı alamadık ve sınava bir hafta kalmasına rağmen eksik kitaplarla sınavlara yeteri kadar hazırlanamıyoruz ve başarı oranlarımız düşüyor.Çoğumuzun başarı oranları yüksek ve hatta onur belgesi almaktayız,buna rağmen birkaç dersimizden kitapların olmayışı nedeniyle kalmaktayız.Madem kitaplarımız zamanında basılmadı ve öğrencilere dağıtılmadı, O halde Rektör üzerine düşen görevi yapıp kendi hatalarını öğrencilere ödetmemelidir ve Bütünleme sınavı hakkını öğrencilere teslim etmelidir.AÖF öğrencileri 15 günde de sınavlara hazırlanıp başarı sağlayacak kapasitededir.Bütünleme hakkımızı geri verdiği takdirde bunu Rektör Davur AYDIN da görecektir. Burada görüldüğü gibi, öğrencilerin sınava çalışma süresi 3 aylık bir süre değildir. Kaldı ki,3 ay gibi bir süre olsa dahi, rektörün kullanmış olduğu ifadeler, bir eğitimciye yakışmamaktadır.

'YÖK öğrenci yerine Anadolu Üniversitesini seçti'


YÖK, 2011-2012 eğitim-öğretim döneminden itibaren, tüm üniversitelerin öğrencilerine Bütünleme Sınavı hakkı tanımıştır. Anadolu Üniversitesi ise, bu kararı yok sayıp, Bütünleme hakkımızı elimizden almıştır.

YÖK, Anadolu Üniversitesinin, bu keyfe keder tutumu karşısında, mağdur öğrencilerin,yanında olmak yerine,desteğini, Anadolu Üniversitesine vermiştir. Bu noktada YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığını göreve çağırıyoruz.

Anadolu Üniversitesi'nin, getirmiş olduğu kredili sistem, bir çok avantajın yanında, dezavantajda getirmiştir. Bir örnek verecek olursak; yeni açılan bölümlerde, ilk mezun edeceğiniz öğrencileri mağdur ettiniz. Üst sınıf olmadığı için, ders ve hakkımız olan,45 krediyi vermediniz. Bizim, 1 dönem erken bitirmemize engel olup, yarım dönemimizi çaldınız. Pembe gözlüklerle sürekli avantajlarından bahsettiğiniz, 2011 – 2012 eğitim döneminde uygulamaya geçirmiş olduğunuz sistemin, 3. Sınıf öğrencilerine, bunun hesabını vermek zorundasınız. Eski sisteme göre de, 4 yılda mezun olacak iken, kredili sistemde yine 4 yılda mezun oluyoruz. Ayrıca; eski sisteme göre, muaf tutulduğumuz dersler, bize yeni sistemde tekrar verilmiştir.


Kredili sistem ticari kaygının ürünü

Anadolu Üniversitesi'nin, başlatmış olduğu uygulama ile maalesef,daha önceden almış olduğumuz ve muaf olmamız gereken dersler, bize tekrar kredili sistem ile dayatılmıştır. Hukuk Devletimizin ve Anayasamızın kişisel hak ve özgürlükler çerçevesinde, koruma altına aldığı kazanılmış,devredilemez haklarımızı ve YÖK'ün bize tanıdığı hakları, Anadolu Üniversitesi, hangi hakla elimizden alıp gasp etmektedir. .Kaldı ki bir öğrenci arkadaşımızın, Eskişehir 2.idare mahkemesinde açmış olduğu dava neticesinde 31.12.2012 tarihinde mahkeme kararını vermiş "kazanılmış hak niteliğinde" öğrenci lehine sonuçlanmıştır. Buna rağmen hala Anadolu üniversitesi bu mahkeme kararını yok sayarak, temyize sunup öğrencileri daha da zora sokmakta,ısrarla hak gaspına devam etmektedir.

Anadolu Üniversitesi, ticari kaygı uğruna getirmiş olduğu,kredili sistemle birlikte, dönemlerimizi uzatmakta,ve Bütünleme Hakkımızı yok saymaktadır. Kısıtlı olan maddi imkanlarımızı tüketmektedir.Bizim, Anadolu Üniversitesinden başlıca taleplerimiz,Bütünleme, Muafiyet ve Formasyon hakkımızı geri almaktır.


'AÖF yönetimi bizi dışlamakta'

Geleceğe yönelik hedeflerimizi ; Açıköğretim Fakültesi, formasyonu kaldırarak, bizim geleceğimizi kendisi tayin etmektedir. Öğretmen olma umudumuzu suya düşürmüştür. Çift ana dal ve,yan dal yapma hakkını, akademik olarak,kendimizi geliştirme hakkını, şartlarımız uyduğu halde, bize tanımamaktadır. Eğitimde, önümüze engeller koyup, Açıköğretim Fakültesi Yönetimi olarak, bizleri dışlamaktadırlar. Anadolu Üniversitesini, adalet ve vicdan dışı alınan bu kararlardan dönmeye davet ediyoruz.

'Adalet terazisi eğitimde dengesiz tartıyor'


Sürekli gündeme gelerek, zenginleştiğini ve her sene yeni sistemler getirerek, eğitime katkı yaptığını söyleyen, Anadolu Üniversitesi,aslında hiçte eğitime katkı yapmamaktadır.

Anadolu Üniversitesi Rektörünün, sürekli gündeme getirdiği gibi, örgünle aynı seviyede eğitim görüyoruz. Öyleyse, eşitlik her alanda olmalıdır. Açıköğretim Fakültesi,binbir zorluklarla başarılı olmayı hedeflemiş, değerli öğrencilerine üvey evlat muamelesi yapacağına, sahip çıkmayı tercih etmelidir.

Anadolu Üniversitesi, bu uygulamaları ile,bizleri gölge öğrenci, olarak lanse edip, 2. Sınıf öğrenci, mezun olduktan sonra ise 2. Sınıf vatandaş konumuna sokmaktadır.

Açıköğretim öğrencileri olarak son sözümüz : ADALET TERAZİSİ EĞİTİMDE DENGESİZ TARTIYOR.."


(haberler.com)