Mısır: Demokrasinin artan ağrıları

|

 Mısır: Demokrasinin artan ağrıları A  Mısır: Demokrasinin artan ağrıları

Mısır'ın siyasi geleceği için asıl savaş geçen ay ülkeyi yöneten askeri konseyin anayasa değişikliklerini onaylamak için referanduma gitmesiyle başladı. Ordu'yu destekleyen Müslüman Kardeşler yeni Mısır'ın ilk demokrasi testini kolayca kazandılar ve yüzde 77'lik "evet" oyu aldılar.
Ancak Tahrir Meydanı'nın laik devrimcileri buna karşı savaşıyor, yeni partiler kurup, demokratik değişim için çalışmalar yapıyor. Ve Kardeşlik halen güçlü bir özne olmasına rağmen, sonbaharda yapılacak olan parlamento seçimleri nedeniyle İslami gruplarla ayrışma yaşıyor.
Geçen ay yapılan oylamanın korkutucu yanıysa, Kahire'nin en fakir bölgelerinde büyük bir dini propaganda olmasıydı. Tesellimiz ise, Mısır'da hep yer altında olan bu dini gerilimlerin intihar bombacılarıyla değil de oylarla ortaya çıkmasıdır.
YOKSUL MAHALLELERDE REFERANDUM
19 Mart Referandumu çalışmalarının eski Kahire olarak bilinen fakir bir semtte nasıl göründüğünü şimdi anlatacağım. Hikâyem, beni bu bölgeye getiren toplum aktivisti Yasmina Abou Yusuf tarafından oluşturuldu. O zamanlarda, Müslüman Kardeşler'in varoşlarda küçük bir etkisi olduğuna inanıyordu. Ancak sonunda siyasi bir ödül olunca, daha aktif hale geldiği görülüyor.
Abou Yusuf ve diğer aktivistler, referandumdan iki gün önce katılımcıları "hayır" oyu vermeye çağıran bir yürüyüş düzenledi. Yeni bir anaysa yazmak için ve partileri organize etmek için daha fazla zamana ihtiyaç olduğunu savundular. Eğer bu konuyla ilgilenmeye devam ederse, Cemaat merkezinin yakılacağı ve suratına asit atılacağına dair tehdit mektubu aldı. Tehdide rağmen gitti ve basit bir afiş olan "Evet, Müslüman Kardeşler" afişinin resimlerini çekti.
Referanduma saatler kala, Eski Kahire'de ve Mısır genelinde bazı dedikodular yayılmaya başlandı çünkü Koptik Hıristiyanlar değişikliklere karşı bir kampanya yürütüyordu. Müslümanlar "evet" oyu vermek zorundaydı. (Şu anki anayasa, temel maddelerini Kardeşler'in savunduğu, Mısır'ın Müslüman bir ülke olduğunu ve şeriat kuralları ile yönetildiğini belirtiyor, ancak bu madde sembolik bir madde olarak gösterilmişti, ve bir çok "hayır" aktivisti bu maddeyi değiştirmeyi bile düşünmediler.)
Müslüman Kardeşler başka siyasi taktikler de uyguladı. Üyeleri, yemek, ev eşyaları ve küçük aletler dağıttı. Ve söylemeye gerek yok ki, Eski Kahire'nin yaşayanları değişikliklerden yana oy kullandı. Kahire'nin bir camisinde, referandum sonrası imamın cemaate söyledikleri: "İslam kazandı. Şimdi, "evet" oyuyla mutlu olmayanlar Kanada ve ya Birleşik Devletlere gidebilir!"
Abou Yusuf mahallede oy verenleri oy kullanma merkezlerine götürmek için otobüsler ayarladı. Yolda, bir kadının arkadaşlarına yaptığı öneriyi duydu: "İslam’ı korumak için evet demelisiniz. Eğer hayır derseniz, Hıristiyan bir ülke oluruz."
Oylamadan sonra Tahrir Meydanı aktivistlerinin moralleri bozulmuştu. Bazıları, ordu ve Müslüman Kardeşler’in yaptığı işbirliği ile devrimlerinin çalındığına işaret ediyordu. Abou Yusuf, "Hepimiz referandumdaki sonuçla hayal kırıklığına uğradık," dedi ve "Anayasa üzerinde yapılacak tartışmalar yerine bir din tartışması haline getirildi" diye ekledi.
SONBAHARDAKİ SEÇİME HAZIRLANIYORLAR
Referandumdan sonraki haftalarda, Kardeşler'le savaşmak için ikinci bir rüzgâr aldılar ve yeni partiler kurmaya başladılar. Amr Hamzawy'ın kurduğu Sosyal Demokrasi Partisi, Naguib Sawiris'in kurduğu Mısır Liberal Partisi ve solcu bir grup, Halkın Birliği. Daha çok parti kurulacak.
Müslüman oy verenler de sonbaharda daha geniş bir seçenekle karşı karşıya olacaklar. Eski Kardeşler liderliği üç ya da dört kampa ayrılıyor. Salafistler iki parti kurarken, cihatçı bir grup da en az bir parti kuracak. Bu yeni Mısır. Başkan Hüsnü Mübarek'in yönetimi altında baskılanan bütün ideolojiler şimdi dışarıda çalışmalarını yapabiliyorlar.
Mısır'ın demokrasiyle olan romantizmi heyecanlı ve bazen heves kırıcı. Ancak sadece bir tek tehlike var ve o da Mısır'ın batan ekonomisi. Turizm ölmüş, endüstriyel üretim ciddi bir şekilde düşmüş ve yabancı yatırım durmuş durumda.
Nabil Fahmy, Mısır'ın Washington eski büyükelçisi, yaz ortalarına doğru likiditenin vuracağını söylüyor. Eğer demokratik devrim Mısır'da başarıya ulaşabilirse, Ortadoğu'da zafere ulaşacaktır diyor ve uyarıyor: "İçinin doldurulması gereken büyük bir boşluğumuz var, ve bunu tek başımıza yapamayız."
(Yazıda geçen “Kardeşler” ya da “Kardeşlik” ifadeleri “Müslüman Kardeşler” örgütü için kullanılıyor.)

DAVID IGNATIUS
Gazeteci-yazar
Pulitzer ödüllü ABD'li gazeteci ve roman yazarı. Kariyerinde 6 adet romanı bulunmakta.

Washingtonpost’dan çeviren:
Cenk Alaçam