Kolombiya'daki Amerika

|

Kolombiya A Kolombiya

RAND, Ulusal Savunma Araştırma Enstitüsü, "Silah Ticareti ve Kolombiya" başlıklı bir araştırma yayınladı. RAND'ın araştırmasını, Savunma Bakanlığı, Genelkurmay ve çeşitli savunma örgütleri destekledi. RAND'ın bulguları ne kadar şaşırtıcıysa Pittsburg'ta ulusal kongrelerini toplayan "destekçiler" için sonuç hayal kırıklığıydı. Kolombiya dünyadaki en yüksek cinayet oranına sahip: Her 100 bin kişiden 77,5 ateşli silahlarla öldürülüyor. Bunu ABD'deki oranlarla kıyaslarsak, bir yılda işlenen cinayet sayısı 18 binken Kolombiya'da işlenen cinayet sayısı 230 bin. Kolombiya Emniyeti'nin kendi verilerine göre, cinayetlerin % 85'i küçük silahlarla işleniyor.

Kolombiya'da 1 milyon ruhsatlı silaha ek olarak 3 milyondan fazla da ruhsatsız silah bulunuyor. RAND, küçük silahların sayısının artmasının Kolombiya'daki şiddeti körüklediğini belirtiyor. "Küçük silahlarının sayısının artması ülkenin en ciddi sorundur" saptamasını yapan RAND, bunun da şiddetin ve istikrarsızlığın en önemli nedeni olduğunu belirtiyor.

SİYASAL ŞİDDET ÇIKMAZI

Kolombiya yıllardan beri askeri güçleri ve onun AUC (Kolombiya Savunma Birlikleri) altında toplanan paramiliter müttefikleri ile iki gerilla grubu, ELN (Ulusal Özgürlük Hareketi) ve FARC, (Kolombiya Devrimci Halk Cephesi) arasında yaşanan bir iç savaşa sahne oluyor. (RAND, ABD'nin AUC, ELN ve FARC'ı 'terörist' olarak adlandırdığını belirtiyor.) Bundan dolayı da ülkedeki ateşli silahların sayısının oldukça yüksek olduğu vurgulanıyor. Raporda belirtildiğine göre, "... grupların silah ve cephaneye çok kolay tedarik etmesi onların daha etkili olmasına neden oluyor." RAND, savaşın devam etmesi için silahlı grupların halihazırda küçük silahlardan oluşan önemli bir güce sahip olduğunu ve "ülkede yaşanan politik şiddeti içinden çıkılmaz hale soktuğu" değerlendirmesini yapıyor. Rapora göre, "Latin Amerika'daki bölgesel istikrarın bozulmasının ana sebeplerinden birisi de Kolombiya'daki silahlı grupların mühimmat elde etmek için yarattıkları trafik aynı zamanda Panama, Ekvador ve Brezilya gibi çevre ülkelerden geçen mülteci ve uyuşturucu trafiğini de körüklüyor."

KONTRALARA DESTEK

Bu raporda ABD vatandaşlarını ve politikasını yakından ilgilendiren en çarpıcı vurgu ise, küçük silahların nasıl yapıldığı ve ne kadar da kolay elde edilebilir olduğu gerçeği. RAND, Kolombiya'daki silahların büyük bir kısmının "Nikaragu, Honduras ve El Salvador'da depolanan soğuk savaş dönemi silahlarından" oluştuğunu belirtiyor. Elbette, bu silahların çoğu ABD'nin gönderdiği silahlar. RAND raporu, Orta Amerika'ya illegal yollarla ulaşan bu "soğuk savaş dönemi silahlarının" bir zamanlar İran-Kontra bağlantısıyla ilgili olduğundan da söz ederken bu süregiden ilişkinin aynı zamanda kıtadaki kara para trafiğinin de önemli bir parçası olduğunu vurguluyor.

Hatırlanacağı gibi, 'İran-Kontra bağlantısı' dünya çapında bir 'skandal' haline gelmişti. Reagan yönetimi sırasında ABD Kongresi Nikaragua'daki iktidara karşı savaşan Kontra'lara yapılan yardımı kesmesi ve yasaklamasından sonra, bu yardımlar illegal ve gizli yöntemlerle devam etmişti. Kontralara yapılan destekler, ABD yönetimince 'terörist' devlet olarak ilan edilen ve bu yüzden de kesinlikle silah satışının yasaklandığı İran'a yapılan yasadışı silah satışından elde edilen gelirle sağlanmıştı. Sonuçta, bugünkü ABD seçimlerinin başkan adayı Senatör John F. Kerry'nin başkanlığında toplanan senato komitesinin hazırladığı raporda, "Kontralara yapılan desteği sağlayanlar uyuşturucu trafiğine de bulaştı ve uyuşturucu trafiğini yönlendiren örgütler de bu ilişki ağını kullandı. Kontralar bu tacirlerden askeri ve finansal destek aldıkları" açıklandı. Kısaca, RAND raporu, bu illegal silah, para ve uyuşturucu trafiğinin REAGAN döneminde başladığı ve bugüne Kolombiya'daki durumunda parçası olduğunu ortaya koyuyor.

ABD'NİN ASKERİ YARDIMI RAND

Kolombiya'daki üç silahlı grubun silahlarını bizzat Kolombiya ordusunun kendisinden elde edildiğini kaydediyor. Rapor, ELN ve FARC'ın bu silahları ordudan yaptığı eylemlerle ele geçirdiğini belirtirken, paramiliter grup AUC'un elindeki silahların doğrudan ordu tarafından tedarik edildiğini ortaya koyuyor. ABD'nin 2000 yılında Kolombiya'ya 2,5 milyar dolar askeri yardım (bu rakam, ABD'nin dünyada yaptığı 3. büyük askeri yardımdır) yaptığı düşünülürse bu olayın ne kadar da önemli olduğu ortaya çıkıyor. Kısaca, RAND raporu, ABD askeri yarıdımının bir şekilde 'terörist' grupların eline geçtiğini gözler önüne seriyor. AUC paramiliterlerine giden silahlar gönüllü olarak veriliyor. ABD yönetimi bu gerçek karşısında suskunluğunu sürdürüken ABD hükümetinin Kolombiya için hazırladığı 2002 ve 2003 insan hakları raporunda, Kolombiya ordusunun paramiliter gruplarla yakın işbirliği yaptığını ortaya koyuluyor: "Kolombiya ordusundan askerler, paramiliter gruplara silah ve mühimmat sağlamak dışında, görevli olmadıkları zamanlar paramiliterlerin askeri operasyonlarına da katılıyor."

UYUŞTURUCU TRAFİĞİ

Bu durum iki nedenden dolayı önemlidir: Bir; Kolombiya'da terörizmle mücadele ettiğini ileri süren ABD, AUC'a yardım ederek inkar edilemez şekilde terör ortamını tırmandırıyor. Kolombiya Hukuk Komisyonu'nun verilerine göre, Paramiliter gruplar Kolombiya'da işlenen politik cinayetlerin yüzde 85'nin sorumlusu. İki; AUC Kolombiya'daki en büyük uyuşturucu kaçakçısı. DEA'nın raporlarına göre uyuşturucu trafiğinin yüzde 40'ı AUC tarafından gerçekleştiriliyor. AUC, uyuşturucu işini silah satın almaya devam etmek için yapıyor. Bu durumda 'İran-Kontra bağlantısı'nın hala sürmekte olduğunun açık kanıtıdır. Bütün bu veriler Kolombiya'daki politik şiddet ortamını içinden çıkılmaz hale sokmaktadır. RAND raporunun sonuç bölümü, ABD yönetiminin Kolombiya'daki çatışmaları sona erdirmek için ülkeye yapılan askeri yardımlar konusunda daha kontrollü davranması gerektiğini vurguluyor.

zmag.org'tan çevrilmiştir
21 Nisan 2004
Sendika ve İnsan Hakları Avukatı/Pittsburgh