Puerto Iguazu ve Guariniler

|

Kuzey Arjantin ve Missiones bölgelerinden geçen on dokuz saatlik uzun bir otobüs yolculuğu sonunda Arjantin, Brezilya ve Paraguay sınırları arasıdaki Puerto Iguazu kasabasına varıyorum. Puerto’nun Türkçesi liman anlamına geliyor. İç bölgede nasıl liman olur diye düşünmeyin çünkü buradaki ırmaklar, üzerinde gemilerin rahatça hareket edebileceği ölçüde geniş ve derin. Iguazu nehrinin Arjantin kısmındaki kasabanın adı Puerto Iguazu, Brezilya tarafındaki kasabanın adı da aynı, sadece Portekizce Puerto Iguaçu deniyor. Nehrin öteki tarafındaysa Paraguay var.

Uzun yolculuktan sonra otobüsten indiğimde beni etkileyen ilk şey, aylarca And Dağları'nda birçoğu kıraç yüksek platolarında geçen yolculuklardan sonra gördüğüm her tarafı sarmış yeşil doğa oluyor. Güney Amerika’nın başka bir kısmındayım artık,  her yerde ırmaklar ve ormanlar var. Kış aylarında olmamıza rağmen hava ılıman fakat yağışlı. Kasaba Iguazu Şelaleleri'nden dolayı Arjantin’in en turistik yerlerinden biri olduğundan her şey şelalelere göre ayarlanmış. Fiyatlar Arjantin’in diğer bölgelerinden çok farklı değil ama otellerdeki hizmet kesinlikle daha kaliteli. Benim kaldığım hostelde bile yüzme havuzu olması şaşırtıyor beni. Hoş hava yağışlı olduğu için gezimde kaldığım ilk havuzlu hostelin nimetlerinden yararlanamıyorum ne yazık ki!

Iguazu Şelaleri Arjantin ve Brezilya sınırında olduğundan iki taraftan görülebiliyor ama şelalelerin neredeyse tamamı Arjantin kısmında ve şelaleleri gezmek için yapılan yürüyüş parkurları da Arjantin tarafında. Brezilya kısmından sadece manzarayı görebiliyorsunuz. Şelalelerin olduğu Iguazu Milli Parkı'na ulaşım çok kolay, kasabanın merkezinden Milli Park'ın kapısına kadar giden otobüsler gün boyu sürekli çalışıyor.

ORMANLARIN GERÇEK SAHİBİ: GUARİNİ YERLİLERİ
İlk gün yorgun olduğum için günü kasabayı ve limanı gezerek geçiyorum. Kasabanın merkezi, tipik turistik kasabalardan farklı değil. Etrafta bol miktarda kafe, restaurant ve bar var. Ama kasabada gezerken dikkatimi çeken şeylerden biri, ilk defa gördüğüm Guarini yerlileri oluyor. Guarini halkı bu ormanların ve ırmakların gerçek sakinleri. Robert de Niro’nun başrolünde oynadığı 'Mission' filmini izleyenler bahsettiğim halkı filmden hatırlayabilirler. Zaten Mission filminin çekildiği bölge burası. 18. yüzyıl başlarında geçen filmde, gaddar bir asker olan kahramanımız bir günahkâra dönüşerek, sonradan şelalelerin olduğu ormanlar içinde yaşayan Guarini halkını Hıristiyanlaştırmaya çalışan Cizvit misyoneri olmuş bir insandır ve sonrasında yaşadıkları anlatılır.

Guarini halkı Güney Amerika’da ilk Hiristiyanlaştırmaya çalışılan halklardan biridir. İspanyollar, daha güney bölgelerde ilk zamanlarda tutunamadıkları için Parana nehri ve ona bağlanan nehirleri takip ederek daha iç bölgelere çekilmiş ve Paraguay’daki Asunsion şehrini kurmuşlar. Daha sonra gelen Cizvit misyonerler de bölgeyi Hıristiyanlaştırmışlar. Arjantin’in Paraguay sınırındaki eyaletinin isminin Missiones ( Misyonlar)  olduğu bilgisini verirsem durum daha net anlaşılır sanırım. Beyazlar yerli halka kendi dinlerini öğrettikçe zenginleşmiş, Guariniler de fakirleşmiş. Günümüzdeki durum da farklı değil, kasabada gördüğüm yerliler üstleri başları yırtık bir şekilde dilencilik yapıyorlar. Çoğunun ayağında bırakın ayakkabıyı terlik bile yok. Halleri içler acısı yerli halkın.

Guarinilerin büyük çoğunluğu, yıllarca diktatörlükle yönetilmiş Güney Amerika’nın en fakir ülkesi Paraguay’da yaşıyor. Paraguay ekonomiyi canlandırmak için sınır bölgelerdeki kasabalarda elektronik ticaretini gayri resmi şekilde serbest bırakmış. Puerto Iguazu’ya gelenler sadece şelale görmek için gelmiyor. Bir kısmı sabah Paraguay tarafına geçerek alışveriş yapıp akşam dönüyor. Paraguay kısmındaki elektronik ticareti Los Turcos’ların yani Arapların elindeymiş. Ben o tarafa geçmediğim için Arjantinlilerden duyduklarımı aktarıyorum. "Yabancı olduğunu anlarlarsa kazıklanırsın" diyerek Arjantinli arkadaşlarım uyardığı için ve Paraguay sınırından televizyon falan almayı düşünmediğimden karşı tarafa geçmedim. Ayrıca asıl sorun Paraguay’ın TC yurttaşlarından vize istemesiydi. (Ben bölgeden ayrıldıktan sonra Paraguay’la yapılan antlaşma üzerine vize sorunu halledilmiş). Arjantin’den Paraguay’a geçenler de akşam hava kararmadan dönüyorlar çünkü Güney Amerika’nın en tehlikeli ülkesinin Paraguay olduğu anlatılır hep. Organ mafyasından, uyuşturucu kartellerine, sokak çetelerine kadar ne kadar gayrımeşru iş varsa hepsinin Paraguay’da fazlasıyla bulunduğunu çokça duymuşumdur. Arjantin televizyonlarında ayda bir, Paraguay sınırından Arjantin’e sokulmaya çalışılırken polisin yakaladığı tonlarca uyuşturucu haberine mutlaka rastlarsınız.

SOLCU PAPAZIN SEÇİM ZAFERİ
Uzun dönem diktatörler yada sağ hükümetler tarafından yönetilen Paraguay’da ilk defa solcu bir papaz seçimleri kazandı. Yeni başkan Aydınlık kilisesine mensup, Hıristiyanlık değerleriyle sosyalist düşünceyi birleştiren dini ve politik bir hareketten geliyor. Paraguay gibi yüzyılların sorunlarını biriktirmiş bir ülkede işi zor ama umarım başarılı olur çünkü Paraguay’ın buna ihtiyaçı var.

Uzun lafın kısası, Guarini halkı her şeyiyle tüketilmiş durumda ve ne yazık ki yakın gelecekte gördüğüm kadarıyla durumlarının değişmesi zor. Puerto Iguazu sokaklarında dikkatimi çeken bir şey de yolda yürürken yanınıza gelip size uyuşturucu satmaya çalışan gençler. Gayet rahat tavırlarla bunu yapmaları ilgimi çeken nokta oldu aslında. Yukarıda anlatıklarımdan satıcıların kimler olduklarını tahmin edilebilir sanırım!

HAFTAYA:  İGUAZU ŞELALELERİ GEZİSİ
 
 
BARIŞ KARADENİZ