Radikal özür: Eyüp beni kekledi!

|

Radikal özür: Eyüp beni kekledi! A Radikal özür: Eyüp beni kekledi!

Nisan ayı içerisinde Radikal gazetesindeki yeni dönem üzerine iki yazdım. İlki Türkiye’de 90 sonrası entelektüel ve kültür endüstrisi üzerinde hegemonik hale gelen İletişim Yayınları- Bilgi Üniversitesi-Radikal-İKSV-Tarih Vakfı tarihsel blokundaki kırılma ve dönüşüm hakkındaydı. Yeni tarihsel blok ise Taraf-sol liberalizm-Şehir Üniversitesi-Genç Siviller ve AKP’ye yakın bir minvalde oluşuyordu. Radikal’deki kriz öncelikle bu dönüşüme ve yeni orta sınıfın “ağzında suşi tadıyla kalması”na da denk düşüyordu. Bende hep kişisel gelişim kitaplarının iyimserliğiyle büyümüş, sınıfın parlak çocuğu, new-age duyarlılıkları olan  biri izlenimi bırakan, fakültelerin ekonomi kulüplerinde koşturan hırslı, uzlaşmacı taşralı çocuk izlenimi veren Eyüp Can işte böyle bir dönüşümü yürütmekle görevliydi. Kafasında “Taraf-Cumhuriyet arası” bir Radikal vardı. Sanki ekmek arası köfte kadar kolay olan…

Asıl bu yazının konusu olan özür mevzuna gelince. Ben bu dönüşümü Birgün’ün lehine yorumlamıştım. Ülkede yaşanan siyasal netleşme ve taraflaşma Taraf-Cumhuriyet ve Birgün gazetesi arasında geçen bir okur polarizasyonu üretecekti. Radikal ve sol liberalizmdeki kayma “yuvaya dönüş”ü hızlandıracak diye yorumlamıştım büyük bir safdillilikle.

Yazı Medyatava’nın manşetine taşınıp medyada baya tartışıldı da… Kimisi iyimserliğime katılıyor; kimisi de aceleciliğimi eleştirip serinkanlılığa davet ediyordu. Genç Siviller başkanı Turgay Oğur bile analizlere teşekkür etmiş beni şaşırtmıştı. Bir bit yeniği vardı anlaşılan…

Hatta biz ekip olarak bu yeni dönemde Birgün’de neler yapabiliriz toplantılarına bile başlamıştık; Antalya’nın güzel havasına kanıp… Evet acele etmişim. Radikal analizlerimde yanıldım. Okurlarımdan özür diliyorum; medyatava’dan da.

Yeni küçük Radikal’i elime aldığımda gerçeği anlayıverdim; şok oldum. Gazetenin yeni “sokak” vitrinine Birgün’den transfer üç yazarımız yerleşivermişti. Sırrı Süreyya Önder, Koray Çalışkan ve Özgür Mumcu. Yani ben Birgün’e taze kan beklerken Eyüp beni keklemiş bizden üç yazarı sokak’lamıştı… Ya da saklamıştı. Aslında bu ana akım medyaya gazeteci yetiştiren okul gibi çalışan Birgün için belki şaşırtıcı olmasa da ben utanmıştım cevval yorumlarım için.

Arkadaşlara yeni yerlerinde başarılar dilemiyorum maalesef. Bana kızacaklar ama ben daha kızgınım onlara. Bir de şunu öğrendim ki yazılarından. Hepsinin yakın arkadaşıymış Eyüp Can. Ne zaman ne ara… Galiba İbo ve İlker’den  habersiz gazetenin bahçesinde çok vakit geçirdim, kaçırmışım havadisleri…

Neyse bir tarafıyla yanıldım; ama bir tarafıyla da hiç… Siz anlamısınızdır.

Not: 1 Kasım’da yeni bir ekimiz daha oluyor. EK! Eleştirel Kültür. Her ayında sizlerle olacak.

Ben de artık twitleyeceğim: twitter.com/elestiriyicalma

 

ALİ ŞİMŞEK