ABD'de Kürtaj Ve Yasalar

|

ABD A ABD

EYLEM DELİKANLI/BİRGÜN
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kürtaj tartışmasının başında "ABD'de kürtaja karşı mücadele ve yasalar var" türünde açıklamalar yapmış, Türkiye'deki kürtaj tartışmalarını da böylece fitillemişti. Özellikle seçim dönemi içerisinde olması nedeniyle ABD'de ateşli bir kürtaj tartışması olduğu aşikar fakat kürtaja karşı yasaların varlığı
konusundaki tartışmanın eksenini biraz daha genişletmekte fayda olduğunu düşünüyoruz.

Zira Roe v Wade Kanunu gereği 1973 yılından bu yana kürtaj Amerika'da anayasal bir hak. Center for Reproductive Rights (Üreme Hakları Merkezi - CRR) ise 20 yıl önce kurulmuş, bünyesinde çalışan hukukçularla kürtaj karşıtı yasa ve yasa önerisiyle mücadele eden bir sivil toplum örgütü. Biz de CRR'den hem halihazırdaki kürtaj kanunlarını ve bunlara karşı geliştirilen yasal mücadeleyi hem de kuruluşun nasıl çalıştığını öğrenmek için eyaletler bazında hukuk danışmanlığı yapan Jordan Goldberg ile konuştuk.

-Bize ABD'deki kürtaj yasaları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tabii ki. İşe anayasal çerçeveden başlayayım. ABD Anayasası'na göre kadının mahremiyet hakkı, bunun içine yaşayabilirlik noktasına kadar bir hamileliği sonlandırmayı seçme hakkı da giriyor, anayasal bir haktır. Bu, Amerikan Yüksek Mahkemesi tarafından 1973 yılında birçok kararı da içinde barındırarak onandı. Mahkeme, eyaletlerin, yaşayabilirlik noktasına, bir diğer deyişle ceninin ana rahminin dışında yaşayabileceği sürece kadar kadının kürtaj yaptırma hakkına dair zorluk çıkarmaması kaydıyla kürtajı düzenleyebileceklerini söyledi.
 
-Ama bu eyalet seviyesinde kürtaj yasaklanabilir anlamına gelmiyor değil mi?
Hayır çünkü ABD Anayasa'sı federal bir belgedir ve ABD içerisindeki tüm insanları korur. Dolayısıyla anayasal bir hakkınız varsa, diyelim ki bu bir hamileliği bitirme hakkı olsun, konuşma özgürlüğü, oy kullanma hakkı veya dininizi serbestçe yaşama hakkı olsun, o zaman bu eyaletler tarafından çiğnenemeyecek veya engellenemeyecek bir hak demektir. Dediğim gibi, kadının mahremiyet hakkı sınırları içinde eyaletler kürtajı düzenleyebilir, uygulanması konusunda zorluklar çıkarabilirler ama kürtajı uygulanabilir süresi içerisinde yasaklayamazlar ve kadına yasal sorumluluk getiremezler.
 
-Yaşayabilirlik noktası nasıl belirleniyor? Bunun belli bir zaman aralığı var mı yasal olarak?
Amerika Yüksek Mahkemesi, yaşayabilirlik noktasına yalnızca doktorların karar verebileceğini, her hamilelik de farklı olduğu için hamilelik süresince net bir zamanlama tanımı yapılamayacağını açık bir şekilde belirtti. Birçok tıp uzmanı hamileliğe bağlı olarak, yaşanabilirliğin gebeliğin 24. haftasında başlama olasılığından
bahsedecektir.

''Hayat Görüşlerini Ülkenin Geri Kalanına Dikte Etmeye Çalışanlar Var''
 
-Son iki yılda Missisippi ve Colorado'da hayat hakkının anne karnında başladığına dair bir tartışma başladı ve seçim döneminde oya sunuldu. Bunun etkileri üzerine konuşabilir miyiz?
Elbette. Kendi hayat görüşlerini eyaletlerindeki ve ülkenin geri kalanındaki insanlara dikte etmeye çalışan, az sayıda olmakla beraber, ekstrem gruplar var. Bu gruplar, seçim zamanı, anayasa değişikliği önerilerini oy pusulalarına koyarak şunu sordular seçmenlere:

"Kanunu; temelde kürtajı, değişik şekillerdeki korunma yöntemlerini ve üreme teknolojilerini yasaklamak için değiştirmeli miyiz?" Eyaletler Anayasal olarak kürtajı yasaklayamayacakları için, öneri ile baş gösteren diğer problemler bir yana, zaten doğası itibarıyla anayasaya karşı bir durum olacaktı. Mahkemeye götürülmesi halinde de lağvedilecekti. Fakat buna gerek olmadı çünkü bu eyaletlerdeki seçmenler bu fikirleri reddetti ve tutarlı bir şekilde ne istediklerini söyledier. Colorado ve Missisippi'deki bu azınlık yaşamın ne zaman başladığına dair tanımı değiştirmek istediklerini belirttiler, seçmenlerin geri kalanı ise "Teşekkürler, almayalım" dediler.
 
 
-2003'te George W. Bush'un imzaladığı Yarı-Doğum Kürtaj yasası yani geç dönem kürtaj yasası (Federal Partial Birth Abortion Ban of 2003) hareketi nasıl etkiledi? Bu yasa Anayasal hakları tehdit ediyor mu?
Biz bunun kötü bir uygulama olduğunu düşünüyoruz. Fakat yasa, kadının mahremiyetine ve dolayısıyla kürtaj hakkına bir sınırlama veya geriletme getirmedi, yani anaysal olarak değiştirmedi. Yüksek Mahkeme, 2003 yasasının daha önceden varolan yasaları geçersiz kılmadığına karar verdi. Bu yasa genel olarak kürtajı veya hamileliğin herhangi bir döneminde kürtajı yasaklamıyor, yalnızca doğum yoluyla gerçekleştirilen geç dönem kürtaj uygulamasını yasaklıyor.
 
-Halihazırdaki kürtaj hakkını koruyan yasaları tehdit eden, varsa eğer, en büyük tehlike nedir sizce?
Bence en büyük tehlike akümülatif tehlike. Yani her ne kadar eyaletler kürtajı yasaklayamayacaklarsa da hem kürtaj yaptırmak isteyen kadınlara hem de bu servisi veren sağlık çalışanlarına türlü zorluklar, sıkıntılar çıkarabilirler. Dolayısıyla kadınların kazanımlarına karşı en büyük tehlikeyi kendi başlarına anayasal olan farklı eyalet yasalarının eklenerek büyük bir zorluk haline gelmelerinde görüyorum. Bizim gördüğümüz, eyaletlerin yaptığı şey şu, yönetmelikteki kanunlarla kürtaj merkezlerini gerçekçi olmayan, gereksiz ve uygunsuz standartlara zorluyor olmaları. Mesela Kansas, kürtaj hizmeti verebilmeleri için bu merkezlerin neredeyse mini birer hastane olmalarını gerektiren bir yasa geçirdi. Bu hem yerinde değil hem de gerekli değil, kaldı ki eyaletteki merkezlerin kapanmalarına neden olurdu. Bunu mahkemeye taşıdık ve lağvedildi çünkü dediğim gibi anayasal haklar var halihazırda. Başka hukuki problemler de var dolayısıyla eyaletler ileri gittiklerinde mahkemeye çıkıp onları durdurma şansımız var. Öte yandan eyaletlerin çıkardıkları zorlukları ve bunların bazılarını mahkemeye taşıyamadık. Mesela yıllardır bir bekleme süresi durumu var. Buna göre kadınların 24-48 saat aralığında eyaletin zorunlu kıldığı, doktorlar tarafından aktarılan taraflı bilgileri dinlemek için kliniğe 2 kere gelme şartı var. Bu da gerekli hizmeti alabilmek için kadının birçok aşamadan geçmesi demek. Bence en büyük tehlikeler bunlar. Yine de tek başına bekleme süreleri çok büyük problem değil ama kürtaj hizmeti verenlerin hedef alındığı ve gerçekten zalim kurallara zorlandıkları düzenlemeler büyük problem. Başka yerlerde de eyaletler daha önce hiç yapmadıkları şekilde ilaçlarla ilgili düzenleme konusunda sınırı aştılar; mesela 2 eyalette kürtaj ilaçlarını yasaklamak gibi. Yine mahkemeye taşıdık bu düzenlemeleri ve bu kanunların men edilmesini sağladık ama kürtaja karşı olanlar tarafından kürtajı mümkün olduğunca zorlaştırma konusunda sürekli bir uğraş var. Biz de Merkez olarak mahkemelerde sürekli olarak bu karşıt oylara ve süregiden tehlikeye karşı mücadele veriyoruz.
 
 
-Sizce son senelerde kürtaj karşıtlığında bir yükseliş oldu mu yoksa ABD'de durum iyileşiyor mu?
Bence son birkaç senede tartışmanın rengi biraz değişti ve de yükseliş devam etti. 1973'te çıkan Roe v Wade'ı sınırlamak için öneriler hep vardı. Kürtaj karşıtı kanunları geçirmek isteyen kanun yapıcılar ve onları destekleyen aktivistler her zaman oldu. Son yıllarda bu tür yasa tasarılarının daha fazla geçer olduğunu gördük. Radikal sosyal gündemleri olan birçok muhafazakarın seçilmesiyle son 3 yılda daha fazla kötü uygulamaya şahit olduk.
 
 
-Ülke içerisindeki diğer gruplarla ortak ne tür işler yapıyorsunuz?
CRR hukuki bir kuruluştur. Dolayısıyla yaptığımız işin büyük bir çoğunluğunu mahkemelere çıkarak bu hakların korunmasını garanti altına almak oluşturuyor. Diğer yandan bu yasal değerleri kanun yapıcılara da iletiyoruz ki onlar da anayasal düzenlemeler yapabilsinler. Fakat yaptığımız diğer önemli iş ise bu hareket içerisindeki diğer gruplarla çalışarak kamuoyunu yasal zeminde neler olduğu konusunda bilgilendirmek ve önemli meseleleri dile getirmek. Dolayısıyla sosyal medyada bir varlığımız ve bizi bu konularda takip eden insanlar var. Bir yerde bir tehlike baş gösterdiğinde bu insanlar harekete geçiyor ve kanun uygulayıcılarına görmek istediklerinin bu olmadığını bildiriyorlar. Missisippi'de gördüğümüz, seçmenlerin üzerinde uzlaşmadıkları aşırılıklar karşısında aldıkları tavrı göstermesi açısından mükemmel bir örnekti. Herkese karşılık kendi hayat tanımlarını dayatan küçük bir grup vardı ve Missisippi'li seçmenler dedi ki biz haklarımızın yasal güvence altında olmasından memnunuz, aşırı grupların gelip bedenimizle ve sağlık hizmetleriyle ilgili ne yapıp ne yapamayacağımızı söylemeleriyle ilgilenmiyoruz. Dolayısıyla kanunlar, seçim pusulaları ve mahkemeler arasında hakları muhafaza ediyoruz ama aynı zamanda insanlara da neler olduğunu aktarıyoruz.
 
 
-Şu andaki sağlık sistemi kürtaj masraflarını karşılıyor mu?
Düşük gelirlilere yönelik sağlık hizmeti sağlayan Medicaid, bir anlamda Amerikan Federal Hükümeti, tecavüz, ensest ve kadının hayatını kurtarma durumları dışında kürtaj masraflarını karşılamıyor. 17 eyalette de tıbbi olarak gerekli olması durumunda kürtaj masrafları karşılanıyor. Amerika'da diğer ülkelerdeki gibi bir ulusal sağlık sistemi yok, her ne kadar yeni reformla ona yaklaşmaya çalışılıyorsa da. Dolayısıyla sağlık sigortası almanın birçok yolu var. Düşük gelirli iseniz Medicaid gibi federal bir sigortadan yararlanabilirsiniz; çalıştığınız şehir sigorta sağlıyor olabilir, özel sigortanız olabilir veya hiç sigortanız olmayabilir. Özel sigortaların %80'i değişik durumlarda kürtaj masraflarını karşılıyor, bazıları ise hiç karşılamıyor. Dolayısıyla çok geniş bir skaladan bahsediyoruz. Tabii ki bazı eyaletlerin özel sigortaların kürtajı karşılamalarını zorlaştırdıklarını görüyoruz. Ama kürtaj masraflarının karşılanması kim olduğunuz ve nasıl bir sigortanızın olduğuyla ve bunu kimin ödediğiyle alakalı.
 
 
-Bir diğer deyişle düşük gelirli bir kadının Medicaid dışında bir sigortası yoksa kürtaj masraflarını karşılayamıyor öyle mi?
Hayır karşılayamıyor. Bazı kâr amacı gütmeyen servisler ve düşük ücretli kadınların kürtaj masraflarını karşılayan sağlayıcılar olduğu halde, bu durum birçok kadın için bir engel. Ve finansal yük yalnızca ameliyatın kendisi değil, Amerika'da birçok ilçede kürtaj yapan merkezler de yok. Dolayısıyla bu durum kadınların seyahat için ekstra masrafları başka bir yerde gün aşırı kalmayı, iş veya okulu kaçırmayı ve çocuklara bakacak birini bulmayı da beraberinde getiriyor. Bütün bunların yanı sıra, masraflar kadınlar için çok göz korkutucu olduğundan çoğu zaman kürtaj olabilmek için diğer ihtiyaçlardan kısıyorlar, mesela yemek veya kira gibi.