Barış 1300 kilometrelik yolu yürümeye değer

|

Barış 1300 kilometrelik yolu yürümeye değer A Barış 1300 kilometrelik yolu yürümeye değer

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Roboski’den başlattığı Barış yürüyüşünü 20 Ekim’de Ankara’da tamamlayan Halil Savda ve arkadaşları, Mülkiyeliler Birliği Merkezinde gerçekleştirdikleri basın toplantısında 1300 km uzunluğundaki, 50 gün süren yürüyüşleri süresince edindikleri izlenimleri basınla paylaştılar. 

Vicdani retçi ve İnsan hakları savunucusu Halil Savda ve barış aktivistleri, yürüyüşlerini, nelerle karşılaştıklarını ve bundan sonra yapmayı düşündükleri eylemleri basına aktardılar.

Savda, TBMM’de CHP ve BDP grubu ile görüşmeler yaptıklarını, ancak benzer görüşmelerde bulunmak üzere randevu talep ettikleri AKP ve MHP grubundan her hangi bir yanıt verilmediğini bildirdi.

Roboski’yi unutmamak boynumuzun borcudur

“Yürüyüşe Gülyazı’dan başladık, oradaki aileler biz yürüdüğümüz için kendilerini bize karşı borçlu hissettiklerini söylediler, oysaki biz onlara borçluyuz” diyerek sürdüren Savda, katettikleri 1300 kilometrelik yol boyunca asker ve gerilla aileleriyle karşılaştıklarını, hepsinin de çatışmalara bir an önce son verilmesini istediklerini ve kimseye kin duymadıklarını belirttiklerini kaydetti.

Kürt sorununun demokratik barışçıl yöntemlerle çözümü konusunda önce hükümetin gerekli adımları atması gerektiğini dile getiren Savda, cezaevlerinde süren açlık grevlerine de “tutsaklar kendi bedenlerini ölüme yatırarak ana dilde savunma hakkı ve Öcalan’ın tecridinin kaldırılmasını istiyorlar, bu talepler gayet insani taleplerdir ve bir an evvel yerine getirilmelidir” diye konuştu.

Yürüyüşleri boyunca yaptıkları görüşmeleri, barışa dair taleplerini ve izlenimlerini hazırlayacakları bir broşürle kamuoyu ile paylaşacaklarını belirten Savda, barışa dair ısrarlı mücadelelerinin süreceğini bildirdi.

Yürüyüşçülerin tek ortak yanı barış özlemleri ve gidişattan rahatsız olan vicdanlarıydı
Savda ile barış yürüyüşüne katılanlardan Bingöl Elmas ise, yürüyüşe katılanların daha önce birbirlerini tanımadıklarını, hiçbir ortaklıklarının olmadığını söyleyerek yaptığı konuşmada, “tek ortak noktamızın barışa dair bir şeyler yapmak isteği ve rahatsız olan vicdanlarımızın bizi bu yollara düşürmesiydi” dedi.

Konuşanlardan birisi de Barış Yürüyüşçüleri Ankara İnisiyatifi’nden Çetin Gürer’di… Gürer, Barış yürüyüşünün amacını sosyal medyada yaygın olarak tanıtımını yapmak, yürüyüşle ilgili  güncel bilgileri insanlarla paylaşmak amacıyla açtıkları facebook sayfasının yürüyüşçülerin Ankara’ya ulaştıkları gün sansürlendiğini ve kişisel sayfasının da kapatıldığını söyledi.

Binlerce insanın facebook kanalıyla barış yürüyüşçülerini takip ettiklerini, bu yürüyüşü selamlayan mesajlar gönderdiklerini belirten Gürer, önümüzdeki günlerde facebook sayfasındaki sansürün kaldırılması için çabalarının süreceğini kaydetti.

Adalet yoksa barış olmaz… Roboski 10 aydır adalet arıyor
Roboski’de yakınlarını kaybeden Ferhat Encü’de basın toplantısına katılarak, konuyla ilgili duygu ve düşüncelerini paylaştı.
Adaletin olmadığı bir ülkede barışın da olmayacağını dile getiren Encü, Roboski katliamına dair 10 aydır hiçbir olumlu adımın atılmadığını hatırlattı.

Barış yürüyüşü ve Roboski katliamı karşısında tepkiler çok anlamlı, açlık grevlerine ilişkin duyarlılık artmalı ve yetkililer bu konuda adım atmalı
Bu yürüyüşün, demokratik kitle örgütlerinin Roboski’ye dair yaptıkları eylemlerin çok anlamlı olduğunu belirten Encü, açlık grevlerine dair toplumsal duyarlılığın daha da artması, hükümetin sessizliği bırakıp biran önce tutsakların taleplerine kulak vermesini istedi.