Vücut bütünlüğünü bozmadan tedavi mümkün

|

Vücut bütünlüğünü bozmadan tedavi mümkün A Vücut bütünlüğünü bozmadan tedavi mümkün

SERBAY MANSUROĞLU/BİRGÜN

Uzman Doktor Kamil Teker, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları üzerine doçentlik sınavına hazırlanırken halı sahada yaşadığı talihsiz kaza onun hayatının yönünü değiştirmiş. Halı saha maçında takla atarak düşen Teker, yumuşak doku romatizması (fibromyalji) tanısıyla tedavi altına alınmış. Dört yıl boyunca farklı dallarda başvurduğu doktorlardan boyun, baş ve bel ağrılarına kalıcı çözüm bulamamış. Bunun yanında ortaya çıkan yorgunluk, uykusuzluk, başdönmesi, şiddetli baş ve göğüs ağrılarından dolayı alternatif tıp tedavi yöntemlerine yönelmiş. Yaptığı dünya literatür araştırmalarından manuel tıp tedavisinin kendi rahatsızlıklarını giderebileceğini fark etmiş. Manuel tedavi konusunda uzman Azerbaycanlı Elçin Musaoğlu'na giden Teker'in şikayetlerinde tedavinin başlamasından itibaren büyük oranda gerileme olmuş.

Teker, bunun üzerine kendi alanının yanı sıra bu tedavi biçimi üzerine de yoğunlaşmaya başlamış. Musaoğlu ile yaklaşık bir buçuk yıl beraber çalışan Teker bu sürecin sonunda İstanbul Cevizlibağ’da bir muayenehane açmış. Teker, insan vücudunun veya canlı organizmanın doğal iyileşme yeteneğinin olduğunu söyleyerek ekliyor: "Medikal tıp hastayı sürekli ilaç tükettiren paradigmanın dışına çıkarmayan, onu müşteri ve tüketici olmanın ötesinde görmeyen bir anlayışa yöneldi”

Manuel tıbbi bakım nedir?

Vücudumuzda omurga eklemleri yanlış hizalanmışlarsa sinirler üzerinde bir basınç veya gerilim meydana gelebilir. Sinirler bu yüzden fonksiyonlarını düzgün bir şekilde yapamazlar. Manuel terapatik ayarlamalar ile sinir sisteminin verimliliğini artırmak için bası altında kalan sinir dallarını serbest bırakarak vücudun doğal iyileşme yeteneğini düzenlemeği sağlar.

Kısaca manuel tedavi sağlıklı kalmak veya rahatsızlıkların tedavisi için omurgaya ve eklemlere uygulanan ayarlamalar ve bakımı içerir. Ağrı kesici ilaçları ya da cerrahi operasyonları kullanmaz. Modern ve doğal bir iyileştirme yöntemidir.

Manuel tıbbi bakım çok bilinen bir alan değil. Ne zamandan beri var?


Evet, manuel tıbbi bakım Türkiye’de çok bilinmiyor. Bu tedavi en az 2500 yıldan beri terapötik etkileri için kullanılmıştır. En büyük ilerlemeyi 1895 yılından bu yana yaptı. Keşfedilen birçok manuel bakım ilkeleri gelişti ve yavaş yavaş bir sağlık mesleği olarak ön plana çıktı.Amerikan Tıp Derneği tıp doktorları manuel bakımı engelledi. Ama ABD Federal Mahkemesi tıbbi tekeli suçlu buldu. Bu yasadışı durum 1990 yılında sona erdi. İnişli çıkışlı yıllar sonunda, bugün dünya çapında 33 üniversite ile köklü bir mesleğe dönüştü. Artık eğitimli ve yetenekli manuel tıbbi bakım uygulayıcıları  var. Bugün manuel terapi ya da öbür adıyla şiroterapi tanınan ve dünya çapında lisanslı bir meslek.



‘VÜCUT KENDİNİ ONARIYOR’

Klasik medikal tedavide olduğu gibi her anlamda insanları sağlıklarına kavuşturabiliyor musunuz?

İnsan vücudunun veya canlı organizmanın doğal iyileşme yeteneği var. Manuel tedavi ile bu yeteneği ortaya çıkarıyoruz. Manuel tedavi ile omurga ve eklem rahatsızlıklarında kalıcı iyileşmeler sağlıyoruz. Kas iskelet sistemi dahilinde ayak parmağından tutun kafanın tepesine kadar yumuşak dokuyu, bağ dokusunu ilgilendiren tüm problemlere manuel tedavi ile hükmedebiliyoruz.  Ameliyatsız vücudun kendisini onarmasını sağlıyoruz.

‘MEMNUNİYET YÜZDE 90’LARDA’

Size gelen hastalar tam anlamıyla iyileşiyor mu yani? Tedavi sonrası hastalarınızın tepkisi nasıl oluyor?
Manuel tedavi çok bilinmediğinden hastalarımız şüphe ile yaklaşabiliyor. Bel fıtığı veya aşırı derece diz ağrısı çeken hastalar ilk geldiklerinde  “bütün doktorlar bana ameliyat olacaksın veya bana protez takılacak diyor, sen beni neşter altına yatmadan iyi edebilir misin?” diye soruyorlar.  Basit yöntemlerle vücudun kendisini onarabileceğine ve iyi olabileceklerine dair inancı kolay elde edinemiyorlar.  Manual tıbbi bakım ile ameliyat olmadan iyileşemez denilen hastaları ağrılarından ve sorunlarından kurtararak iyileşmelerini sağlıyoruz.

Bize örnek hasta gösterebilir misiniz?
Rıza bey ayağını burkup tendonlarını yırtmış.  Ağrı kesicilerle tedavi edilmiş. Fakat bu arada ayağı kireçlenip, ayağının üstüne basamaz hale gelmiş. Şimdi ise burada birkaç gündür yaptığımız tedavi ile kendini iyi hissetmeye başladı. Artık ayağına rahat basmaya başladı. Şu anda binlerce kişi ayak burkması sonrası yapılan tedavide tam iyileşeme gerçekleşmediği için tendonlardaki kireçlenmeden dolayı ayak ağrısı çekmekte ve ağrı kesicilerle hayatlarına devam etmektedir.

Üniversitede asistan olan bir hastamız geldi. Düşmüş. Kalçasının üzerine oturamıyor. Bel fıtığı teşhisi konmuş vefıtık düzeyinin  ağır olmadığından geçici çözümler önerilmiş. Kuyruk sokumu kemiği zedelenmiş olan hasta zamanla bel fıtığına gidecek. Tedavide tek kriter ameliyat olacak kadar kötü mü değil mi? Biz manuel tedavi ile on iki seansta kuyruk sokumu kemiğini düzelttik. 15-20 dakika ayakta kalınca bel ağrısını çok şiddetli hisseden hastamız şimdi ağrısız sızısız yaşamını sürdürmeye başladı. Özetle manuel tedavi ile hastalarımın memnuniyeti yüzde 90 seviyelerinde bulunuyor.

‘HASTALIĞIN SEBEPLERİNE ODAKLANIYORUZ’

Manuel tıbbi bakım medikal tıbbın alternatifi mi?

Hayır. İkisi farklı alanlar. Tedavilerde en temel amaç hastanın şifaya kavuşmasıdır. Ama öncelik hastanın var olan problemini vücut bütünlüğünü bozmadan, ağrı kesicilerle geçici süreliğine değil de, hastalığa sebep olan nedeni ortadan kaldırmaktır. İşte burada manuel tıbbi bakım devreye giriyor. Hastayı hasta eden sebebi bulup ortadan kaldırmak çok daha yerinde bir tedavi yöntemi. Tıp mesleği/sanatı bu olmalıdır.

Ortodoks tıp ise kanıta dayalı tıp olarak karşımızda hastayı hasta eden sebepleri değil sonuçlarını ortadan kaldırmayı amaçlar durumda. Yani semptomları giderici, örtbas edici tedavi protokollerine yöneldi. Hastalığın sebebi ortadan kaldırılmadığı için oyalayıcı ilaçlarla hastayı sürekli ilaç tüketen paradigmanın dışına çıkarmayan, onu müşteri ve tüketici olmanın ötesine geçmeyen bir tedavi yöntemiyle karşı karşıyayız. Biz Ortodoks tedavinin insanı müşteri gören ve hastayı tam anlamıyla iyileştirmeyen bu yönelimine karşıyız.

‘SAĞLIKSIZ TOPLUM BÜYÜK KAYIP’

Manuel tıbbi bakım ile hastaların tam anlamıyla iyileşmediğini belirtiyorsunuz. Hastalıkla yaşayan bir toplum muyuz? Bu durum nasıl sonuçlara yol açıyor?

Hastaların tam anlamıyla iyileşmemesi tabii öncelikle sağlıksız bir toplum demektir. Her şeyin başı sağlık. Sağlık olmadığı zaman ülke ekonomileri açısından bile çok can yakıcı kayıplar oluyor. Öncelikle tam anlamıyla sağlıklı olmayan insan işgücü kaybı demektir. Üretimin düşük kalması demektir.

Ülke olarak ilaç sanayimiz yok. Dünyada ilaç sektörü silah sanayinden sonra ikinci sırada geliyor. İlaçların önemli çoğunluğu yurtdışından gelmekte, bu daha çok ithalat demektir. Hastanelerde hekimlere daha fazla iş yükü demektir. SGK’ye daha kabarık faturalar anlamına gelmektedir. İnsan genlerine bakıldığında ortalama ömür 90 ile 120 yaş arasında olmalı. Ölüm yaşı ortalaması da sağlıklı olmadığımızın önemli belirtilerinden.

KİM NE DEDİ?


"Tedavi faydalı oldu"
Teker'in hastası  Rıza Algül:
Eşimin boyun fıtığı var. Çok çektik. Çok yere gittik. En son burada sağlığımıza kavuşacağımıza inandım. Eşimin yüzünde uyuşma, karıncalanma ve çekme meydana geliyordu. Başı aşırı derecede ağrıyordu. Yemek yemekten kesilmişti. Eşim baş ağrısından dolayı tutup saçlarını çekerek ağrıyı acıyla bastırmaya çalışıyordu. Bir aydır buraya gidip geliyoruz. Eşimin yüzündeki uyuşma ve çekme geçti. Eşim 10 kilo vermişti. Şimdi kilolarını geri aldı. Tedavi sürecinde çok fayda gördük. Benim de boyun ağrılarım vardı. Boyun ağrılarım geçti. Tam olarak burayla mı ilgili diye sorabilirsiniz. Ama bu tedavi sürecinde iyileşmemiz tesadüf olmasa gerek. Şimdi tam anlamıyla sağlığımıza kavuşmak adına gidip gelmeye devam ediyoruz.