Soldan atak: Toplumsal barış için inisiyatif alıyoruz

|

Soldan atak: Toplumsal barış için inisiyatif alıyoruz A Soldan atak: Toplumsal barış için inisiyatif alıyoruz

UĞUR KOÇ/BİRGÜN

TTB Genel Başkanı Özdemir Aktan, Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul, Deri-İş Genel Başkanı Mustafa Selvi, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu, oyuncu Cengiz Bozkurt, gazeteci Ahmet Şık, ÖDP Eşgenel Başkanları Alper Taş-Bilge Seçkin Çetinkaya'nın da içinde  çağrıcıları arasında olduğu İnisiyatif Makine Mühendisleri Odası (MMO) İstanbul Şubesi'nde ilk toplantısını düzenledi.

'İNİSİYATİF ALIYORUZ'
Çağrıcı isimler adına açıklamayı yapan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu “Toplumsal barış için inisiyatif alıyoruz. Kuşkusuz ki bu çağrımız imzacılarla sınırlı kalmayacak, daha geniş kesimlere ulaşıp toplumsal barış için aktif rol alacağız” dedi.

Çerkezoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bügün Kürt sorunu, varlığını yıllardır reddedenlerin bile gündemine girmişse, bu asıl olarak Kürt Halkı'nın 30 yıldır verdiği mücadelenin, diğer yandan da “Barış Hemen Şimdi” sloganının sahibi solun, emek ve demokrasi mücadelesinin eseridir. Bu dönemin, Türkiye halklarının eşitlik, özgürlük, adalet içerisinde, bağımsız, demokratik, laik bir Türkiye'de yaşaması hedefine doğru başarılı bir yürüyüşe dönüşmesi için inisiyatif alıyor ve bu amaçları paylaşan herkesi yürüyüşümüze davet ediyoruz.”

'SORUN HEPİMİZİN'

“Kürt sorunu yalnızca iktidarla Kürt Hareketi arasındaki bir sorun değil, başta emekçiler olmak üzere Türkiye toplumunun tüm kesimlerinin ortak sorunudur. Bu sorunu; hepimiz için eşitlik, özgürlük ve hak taleplerinin bir parçası olarak ele almadıkça gerçek çözüme kavuşamayacağımızın bilincindeyiz” diyen Çerkezoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Başta Türkler ve Kürtler olmak üzere bu ülkede yaşayan herkesin demokratik zeminde birlikteliğini sağlamayı temel ödevlerimizden sayıyor, gereğini yapmaya söz veriyoruz. Bizler; Türk ve Kürt halkları arasında düşmanlık duygularını yaymaya çalışanlara karşı çıkarken, AKP'ye, onun emek, halki kadın ve doğa düşmanı politikalarına ve gerici siyasal projelerine karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

BARIŞI BİRLİKTE SAVUNALIM

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

>>AKP, süreci kendi iktidarını tahkim etmek, neo-liberal, neo-islamcı bir rejim inşasına rıza sağlamak, barış özlemini kendi anayasa projesinin desteği haline dönüştürmek ve “Başkanlık Sistemi” için araç olarak kullanmaya çalışıyor.

>>AKP'nin “yeni” rejimini tahkim edecek düzenlemelerin barışın bedeli olarak dayatılmasına izin vermeyeceğimizi ilan ediyoruz.

>>Kürt sorunuda toplumsal-demokratik çözümün, gerçek bir barışın yolu emperyalistlerin ve AKP'nin bölgeyi savaşlara sürükleyecek stratejilerine karşı mücadelen geçiyor.

>>Ortadoğu'da her türlü emperyalist müdahaleye karşı çıkacak, “Türk-Kürt elele, bölgesel sefere” anlayışı karşısında, ülkemizdeki barışla bölgemizdeki barışı birbirinden koparmadan savunacağız.

>>Ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi için demokratik çözüm adımlarının hızla atılması, Kürt halkının ve tüm ezilen kimliklerin eşit yuttaştık temelinde özgürleşmesi, barışı; özgürlük, bağımsızlık, eşitlik ve gerçekten laik bir Türkiye için mücadelemizle birlikte savunmak üzere yola çıktık. Sürece soldan, emekten yana aktif müdahale deceğiz, bu yöndeki çabaları örgütleceğiz.

>>Bu çerçevede sorumluluk alıp emek sarf etmek isteyen herkesi birlikte yürümeye, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

İmzacılar

Kani Beko (DİSK Genel Başkanı), İsmail Hakkı Tombul (KESK Genel Sekreteri), Mustafa Öztaşkın (Petrol-İş Genel Başkanı), Musa Servi (Deri-İş Genel Başkanı), Ali Çerkezoğlu (İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri), Ercan Geçmez (Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Geneş Başkanı), Doğan Demir (Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı), Servet Demir (Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı), Turgut Öker (Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı), Şükrü Poyraz (Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı), Erol Kızılelma (SODEV Genel Başkanı), Alper Taş (ÖDP Eş Genel Başkanı), Bilge Seçkin Çetinkaya (ÖDP Eş Genel Başkanı), Oya Ersoy (Halkevleri Genel Başkanı), Samut Karabulut (Halkevleri Genel Başkan Yardımcısı), Abdurrahman Atalay, Ahmet Şık, Ahmet Tonak, Ali Haydar Fırat, Aziz Çelik, Aziz Konukman, Cemal Polat, Cengiz Bozkurt, Eriş Bilaloğlu, Hayri Kozanoğlu, Hüseyin Eroğlu, İlhan Cihaner, İlknur Birol, Doğan Tılıç, Mehmet Soğancı, Metin Bakkalcı, Metin Özuğurlu, Mustafa Sönmez, Nihal Kemaloğlu, Nuri Ödemiş, Osman Öztürk, Özdemir Aktan, Özgür Müftüoğlu, Selçuk Candansayar, Semih Güngör, Turan Eser, Zafer Aydın

KİM NE DEDİ?


Cengiz Bozkurt (Oyuncu)
Bireyler olarak elimizden gelen desteği vermeyi çalışıyoruz ama burada asıl görev, sendikalara, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilere düşüyor. Biz ses çıkarmazsak, insiyatif almazsak olan yine ezilenlere ve halklara olacaktır. Bizim çabamız bunların yeniden yaşanmaması içindir.

Musa Servi (Deri-İş Genel Başkanı)

Sendikalar cephesinden baktığımız zaman, yıllardan beri akan bu kanın durması ve toplumsal barışın sağlanması temelinde emek örgütleri olarak uzun yıllardır bunun mücadelesini veriyoruz. Ancak barış derken, içi boş bir barış değil gerçek anlamda bir barışın sağlanması, yani bir yandan barış derken, bir yandan da baskı politikaları devam ediyorsa gerçek bir barıştan söz edilemez. Bununla beraber emek cephesindeki antidemokratik uygulamaların da ortadan kaldırılması, tüm kesimlerle bir barışın sağlanması gerekiyor. Bize düşen görev; gerçek amacına uygun bir barış sağlanması temelinde barış savunucuları olarak bu sürece sessiz kalmayıp sorumluluk almaktır.

Erol Kızılelma (SODEV Genel Başkanı)
Hepimizin elimizi taşın altına sokmamız gerek. Demokratik yaşamın gelişmesi doğrultusunda vakıf olarak bizler bu çabaların başından beri içindeyiz, içinde olmaya devam edeceğiz.

Oya Ersoy (Halkevleri Genel Başkanı)
Bu süreç kapalı kapılar ardında, AKP'nin çıkarları, bir takım iktidar hesapları doğrultusunda yürütülecek bir süreç değil. Bu ülkede yaşanan savaş ciddi anlamda bir düşmanlaşma biriktirdi. Savaşın tek sonucu ölümler değil. O yüzden bunun toplum içerisinde bir barış süreci olarak yaşanması gerektiğini düşünüyoruz. Şu anda asla Kürt halkının talepleri görünür değil, sadece silah bırakma üzerinden açıklmalar yapılıyor. Halklar arasında bir kardeşliğin kurulması ve Kürt halkının ekonomik, siyasi, kültürel, demokratik taleplerinin karşılanması ve bunların toplum içinde tartışılması gerektiğini düşündüğümüz için böyle bir inisiyatif kurduk. Bu sürecin toplum içinde tartışılarak işletilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu (Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi)

Bu inisiyatif, soldan, bir yandan, emekten yana olan tarafların kayıtsız şartsız barıştan yana oldukları, hiçbir önyargıya dayanmadan ülkemizde çatışmaların durmasını, kürt halkının kimlik ve kültür taleplerinin tanınmasının arkasında durduklarını; öbür yandan başkanlık sistemi dahil olmak üzere, Anayasa'da yapılacak baskıcı ve otoriterleştirici eğilimlere, ortadoğu başta olmak üzere emperyalist emellere barış sürecinin alet edilmemesi gerektiğini, bu konuda ne kadar duyarlı olunduğunu vurgulamak açısından önemli bir çalışma.

Servet Demir (Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı)

Bizim temel öğretilemizden birini barış oluşturur. Şiddetin durması, savaş politikalarına, AKP'nin ötekileştirici, aşağılayıcı bakış açısına karşı durmak için bu inisiyatif içerisinde yer aldık. Bu proje ile birlikte, gerçekten laik, ötekleştirmenin olmadığı, sosyal adaletin sağlandığı, emeğin hakkını alabildiği bir Türkiye için biz de katkı sunmaya çalışacağız.

Osman Öztürk (TTB Merkez Konsey Üyesi)
Kürt sorununda böyle bir aşamaya gelinmiş olması elbette sevindirici, fakat bu sorun sadece siyasi iktidar ile Kürt Hareketi arasında bir sorun olmadığı için, aslında bütün olarak bir toplumun bu sürece müdahil ve ikna olması gerekiyor. Bu manada bizler de bu sürece yönelik kendi açımızdan bir insiyatif alıyoruz.