Erdoğan: Polise 'Gezi Parkı' talimatını ben verdim

|

Erdoğan: Polise A Erdoğan: Polise

Erdoğan, Gezi Parkı direnişinde polise talimatı kendinin verdiğini belirterek, “Diyorlar ki, ‘Polise talimatı kim verdi?’ Ben verdim. İşgal kuvvetlerini mi izleyecektik? Dünya zil takıp oynasın diye bunu mu seyredecektik?” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Erzurum'daki İstasyon Meydanı'nda düzenlediği “Milli İradeye Saygı Mitingi”nde, Gezi Parkı direnişine yönelik yandaş medyanın ürettiği dezenformasyonlara sarılarak nefret dolu mesajlarını iletmeyi sürdürdü

Erdoğan özetle şunları söyledi

Nerede o ulusalcılar? Nerede bu CHP'liler?
“Peki yaptıkları ne? Her fırsatta Türkiye'yi bazı ülkelere şikayet etmek, Türkiye’nin düşmanı olan rejimlerle işbirliği yapmak. Atatürk'ün partisi dedikleri partiyi, Türkiye düşmanlarıyla işbirliği yapan bir konuma düşürdüler, en azılı terör örgütlerine kol kanat gerdiler. Taksim Meydanı'nda AKM'de teröristlerin pankartlarıyla, illegal örgütlerin, legal örgütlerin ve Başbakan'a hakaret içeren o paçavralarla onu yan yana koydular. Cumhuriyet Anıtı’nda yine aynı şekilde bölücülerle Atatürk'ün posterini ve Türk Bayrağı'nı yan yana koydular. Nerede o ulusalcılar? Nerede bu CHP'liler? Niye bunları indirmediler?

İşgal kuvvetlerini mi izleyecektik?

Orada 3 gün, 4 gün, 5 gün burada kaldılar. Yurtdışından döndüm. Baktım orada hala duruyorlar. İçişleri Bakanıma ‘24 saat içerisinde AKM’yi temizleyeceksiniz’ dedim. ‘Meydanı ve anıtı temizleyeceksiniz, arkasından da Gezi Parkı'nı temizleyeceksiniz’ dedim. Diyorlar ki, ‘Polise talimatı kim verdi?’ Ben verdim. İşgal kuvvetlerini mi izleyecektik? Dünya zil takıp oynasın diye bunu mu seyredecektik? Oralar temizlendi. Şimdi Gezi Parkı'nı benim vatandaşlarımın hepsi gezecek. Belli bir grubun, illegal örgütlerin karargahı değil orası. Oralar belli bir grubun parkı değildir. Tüm halkındır.

Sana suyu da sıkar biber gazını da

Dün yine böyle bir şeye tevessül ettiler, yine meydanı işgal etmek istediler. Polis sabretti, uyarı, uyarı, uyarı… Yine çıkmadılar. Polis de bunları meydandan çıkartmak zorunda kaldı. Biz şimdi bu meydanda yapıyorsak, geldiniz, İstasyon Meydanı’nda bir toplantı yaptınız da polis size su mu sıktı, biber gazı mı sıktı? Ama sen kalkar da yasaklı olan yerlerde bunu yapmaya yeltenirsen sana suyu da sıkar, biber gazını da. Kimsenin kamu düzenini bozmaya hakkı yoktur. Bu ülke demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.”

Onlar varsın, tweetlerle, facebooklarla saldırsınlar
“Gezi yalan, hedef talan. Oyun bu. Çünkü AK Parti iktidarıyla talan bitmişti. Onun için şimdi Gezi yalan, her taraf talan, dertleri bu ama bu millet size bu yolu açmayacak. İşte ne güzel yazmışlar; ‘Oyunu millet bozar, finali sandık yazar’. Olay budur. Yüreğiniz varsa, dürüstseniz, demokrasiye, milletin iradesine inancınız varsa sandık geliyor. 8 ay var. Buyurun sandığa. Orada herkes boyunun ölçüsünü alır. Onlar varsın, tweetlerle, facebooklarla saldırsınlar. Benim vatandaşımın iradesi var. Bunlar önce milli iradeye saygı duymayı öğrenecekler”

Sosyalist, mosyalist geçin bunları
“Bu sosyalist geçinenler var ya, çoğu şimdi Bodrum’dadır, yatlarındadır. Bunlar o çığırtkanlık yapan var ya, ‘Mesele Gezi Parkı değil, hala anlamadın mı?’ diyen var ya, bunlar boğaza karşı viski yudumlamasını da çok iyi bilirler. Sosyalist, mosyalist geçin bunları. Eğer sosyal adalet arıyorsanız, AK Parti’dedir. Dün burada bir partinin genel başkanı vardı. Ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Bu ülkenin Başbakanı’nı seversin, sevmezsin ama hakaret etmek, bir insani ağza yakışmayacak ifadeleri kullanmak asla bir siyasetçiye yakışmaz. Ben onlara, onların diliyle cevap vermeyeceğim; çünkü kem söz sahibinindir. Zamanı gelince bunlardan sandıkta hesap soracağız. Dün bizi burada Teyo Pehlivan’a benzetmiş. Teyo Pehlivan sensin. Bugüne kadar girdiğin hiçbir müsabakadan netice alamadın; yenildin, yenildin, yenildin… Asıl Teyo Pehlivan sensin. Demek ki hikayeyi de ona yanlış anlatmışlar.”

Polisimize nasıl azgınca saldırdıkları ortada

“Bu gözü dönmüşlerin polisimize nasıl azgınca saldırdıkları, polisimizin nasıl sadece savunmada kaldığı görüntülerle çok açık ortada. Bunların tüm yalanlarını, tüm iftiralarını, tüm ahlaksızlıklarını tek tek deşifre edeceğiz. ‘Müftü eşiyim’ diye ortaya çıkan şahsın, CHP İlçe Başkanı’nın eşi olduğu, bar işletmecisi olduğu, tahrik etmek için böyle bir rol üstlendiği ortaya çıktı. Maskesi anında düştü. Göreceksiniz, ortalık sakinleştikçe bunların başka tezgahları da tek tek ortaya çıkacak. Bunların hepsinden hukuk içinde hesabımızı soracağız.

Bunların görüntülerini şimdi tek tek çıkartıyoruz, hesabını soracağız

Şimdi bunlar, ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diyor. Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarına, şehitlerine, gazilere biz bu hakareti ettirmeyiz. Kurtuluş Savaşı'ndaki askerleri camiye ayakkabıyla girip içki içmiyordu, bilakis bunları denize döküyordu. Bunların görüntülerini şimdi tek tek çıkartıyoruz, hesabını soracağız.Şu Taksim’e çıkanlar, Türkiye’nin değişik yerinde kamu binalarını yakıp yıkanlar bu vandallar, bu barbarlar, bu insanlıktan nasibini almamış olanlar değil mi? Gençliğimize bir şey hatırlatmak istiyorum, bu oyuna çok kötü geldiniz. Sizi çevre diye, yeşil diye aldattılar, sizi kullandılar. Şimdi karşımda binlerce genç var. Bu gençler nerenin genci? O tweet atanlar, facebooklarda dolaşanlar, televizyonlarda yorum yapanlar bu gençleri nereye koyacaksınız, söyler misiniz? Oralarda yürüyen halk, peki burası ne? Burası halk değil mi, millet değil mi? Dadaşlar bunların adresini şaşırttı.”

 “Bir grup CHP'li milletvekili utanmadan, terbiyesizce oradaki gençlere para dağıtıyor. Şimdi yine terbiyesizce dadaşların bu meydanı parayla doldurduğunu söylüyorlar. Sen AK Parti'nin burada yaptığı mitingleri izlersen buranın her zaman nasıl dolduğunu zaten görürsün. Bunlar şecaat arz ederken sirkatini söyleyenlerden”

“Buradan sesleniyorum, Reyhanlı'da 53 kardeşimizi şehit eden caniler bunların mihmandarları çıktı. Dünya 53 vatandaşımız orada şehit edilirken sesini çıkardı mı? Avrupa Parlamentosu sesini çıkardı mı? Bu genel müdür sesini çıkardı mı? Daha genel başkan olamadı, genel müdür. Çıkarmadı”

CHP polise şiddet uygulayanların sırtını sıvazladı
“Bir meselen varsa gel şikayetini millete yap. Bak millet burada. Bunların tarihleri boyunca milletle işleri olmadı. Bunlar her zaman millete rağmen işbaşında oldular. Milletin iradesine hiçbir zaman saygı göstermediler. CHP'nin tarihine bakın, tek partili dönemin dışında tek başına iktidarda göremezsiniz. Hep yamalı bohça gibi kurulmuş koalisyon hükümetlerinde bunlar sadece orada bir yamadır. Tek başına gelemediler. Onun için sandıktan çıkamıyorlar, bu yollarla çıkmayı deniyorlar. Şimdi CHP göstericilerin arkasına saklanıyor. Şimdi bu CHP çözüm sürecinin karşısında değil mi? Müzakere, pazarlık diye sürekli MHP ile iftira üretiyorlar. Hakkari'de bir tek Türk bayrağı dalgalandıramayan CHP, son olaylarda terör örgütüyle el ele kol kola fotoğraf çektirdiler. Terör örgütlerinin paçavralarına sahip çıktı. Polise şiddet uygulayanların sırtını sıvazladı.”

Şu anda Brezilya'da aynı oyunu oynuyorlar

“Şu anda Brezilya'da aynı oyunu oynuyorlar. Farklı bahaneler altında Brezilya'ya zarar vermek istiyorlar. Benim milletim bu oyunu gördü, bozuyor. Ancak sokaktaki gençlerin bu oyunu görmelerini, evlerine dönmelerini, Türkiye’ye daha fazla zarar vermekten, Türkiye düşmanları adına taşeronluk yapmaktan artık vazgeçmelerini istiyorum.

Alevi kardeşlerim, lütfen bu oyuna gelmesin

Özellikle Türkiye'de Alevi-Sünni gerilimi oluşturmak isteyen alçaklara karşı herkesin azami uyanık olmasını istiyorum. Hem CHP Genel Başkanı hem de onun hemşehrisi olan milletvekili, sabah akşam bir gerilim çıkarmak için çok tehlikeli provokasyon yapıyorlar. Alevi kardeşlerim, lütfen bu oyuna gelmesin. Ülkemdeki tüm Alevilere sesleniyorum; Dersim katliamında iktidar hangi partiydi? CHP'ydi. CHP'nin iktidar olduğu dönemde böyle bir katliam gerçekleşti. Bugüne kadar CHP, bu katliamdan dolayı özür diledi mi? Ama Tayyip Erdoğan bir Başbakan olarak özür diledi. Benimle alakası yok. Olmamasına rağmen özür diledim. Özür diledik de ne oldu? Yine bakıyorsunuz, aynı terane devam ediyor. Kılıçdaroğlu çıkıp da kendi partisinin içinde birbirleriyle dalaştılar; ama özür dileyemedi. Bunu Alevi kardeşlerimin bilmesini istiyorum. Bu oyunu bozmanız lazım.

Onlar varsın dursunlar

Aylardır kötü haberler, şehit haberleri, saldırı haberleri, son helikopter olayının dışında almadık. Türkiye'nin her yanında baharla birlikte çok güçlü kardeşlik filizleri yeşerdi. Erzurumlulara şunu söylemek istiyorum; biz sizin başınızı öne eğecek hiçbir şey yapmayız. Çözüm süreci boyun eğme, pazarlık asla değildir, bu bir demokrasi mücadelesidir. Çözüm süreci şiddetin sona ermesi, sorunların şiddetsiz bir ortamda insanca konuşulması, çözülmesi sürecidir. Bundan sonra çok daha fazla demokratik reform yapma imkanımız olacak, ekonomi bundan sonra çok daha farklı şekilde gelişecek. Hızlı ve istikrarlı şekilde büyüyecek. 21. yüzyıl bir Türkiye yüzyılı olacaktır. Durmak yok, yola devam. Taksim Meydanı'nda birileri duruyormuş, onlar varsın dursunlar. Ama bize durmak haram. Onlar zaten hep durdular. Erzurum dualarını bizden eksik olmasın ve Berat Kandiliniz mübarek olsun.”