'Dört dörtlük Aleviyim'

|

A

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Alevilik Hz Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük bir Aleviyim” dedi. Partisinin Ankara İl Başkanlığı’nın Altınpark’ta düzenlediği iftar yemeğinde açıklamalarda bulunan Erdoğan şunları söyledi:

"'SANDIKTAN HİTLER ÇIKABİLİR' DİYEREK SANDIĞI MI KALDIRALIM"

“En büyük meydan sandık meydanıdır. Eğer sandık varsa, milletin önüne geliyorsa o sandıktan çıkan sonuca herkes uymak saygı göstermek zorundadır. Seçim sandığı azınlığın çoğunluğa dayatmalar yapmaması için vardır. Sandık demokrasi dışı arayışların panzehridir. Sandıktan Hitler çıkabilir diyerek sandığı ortadan mı kaldıralım. Türkiye’de 1946’ya kadar sandık yoktu. Türkiye, Führer değil de Milli Şef olarak bilinen birisi tarafından yönetiliyordu. 1950 yılındaki temiz seçimlerden bu yana asla Führer vari lider çıkarmamıştır. Hitler çıkabilir demek demokrasiye hasmane tutumdan başka bir şey değildir."

'TURİZM GELİRİMİZ ARTTI'

"Darbe severleri milletimiz hiçbir zaman affetmemiştir. Demokrasi sandığın, millet iradesinin egemen olduğu bir rejimdir. Dünya küresel finans krizi karşısında zor dönemden geçerken bütçemiz fazla verdi. Turizm geliri düştü diyorlar. Nerede düştü be? 5 ay sonu itibariyle turizmde gelirimiz bir önceki yıla göre yüzde 18,5 arttı. Türkiye’de ekonomik havayı bulandırmak için bu yollara tevessül ediyorlar. Batı buna destek veriyor. Güçlü bir Türkiye istemiyor."

'ALİ'Yİ ÇOK SEVİYORUM, DÖRT DÖRTLÜK ALEVİYİM'

"Alevilik Hz Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük bir Aleviyim. Çünkü Hz Ali’yi çok seviyorum. Sevgililer sevgilisinin damadı. Cengaver 4. Halife. Ama Aleviyim diye ortaya çıkıp Hz Ali’nin yaşam tarzından uzak olanlara söyleyebilecek hiçbir şeyim yok. Bizi bölmek isteyenlere, mezhep kavgasının içine çekmek isteyenlerin oyununa gelmeyeceğiz."

BAHÇELİ'YE TEPKİ

"MHP Genel Başkanı zehir zemberek açıklama yaptı. Benim edebim onun ağzıyla konuşmaya müsaade etmez. O seviyeye inmem. Benim Türk Milleti ahlakı onun menşeinden aldığım terbiye buna müsaade etmez. Bizi terör örgütüyle işbirliği yaparmış gibi gayret içine girmek zillettir.”

MISIR’DAN GELEN MEKTUP

Erdoğan, Mısır’da askeri yönetimin cumhurbaşkanı yardımcılığına getirdiği Muhammed El Baradey’in görüşme talebini reddetmesiyle ilgili olarak da şöyle konuştu:

“Bana bir mektup geldi Mısır’dan. Konuşmalarımızı beğenmiyorlarmış. Rahatsız oluyorlarmış. ‘Türkiye’yi aslında biz çok takdir ediyoruz. Çok taktir ettiğimiz başbakanları vardı. Yanlış açıklamaları yanlış beyanları oluyor’ diyor. ‘Hatta gerekirse telefonla da konuşabilir’ diyorlar. Şimdi güler misin ağlar mısın. Bir defa ben seninle nasıl konuşacağım. Sen seçilmiş değilsin. Sen darbe hükümeti tarafından atanmış birisisin. Hale bakın. Daha da enteresanı şimdi yemin merasimi yapıyorlar. Askeri darbeyi yapan kişi Sisi, Milli Savunma Bakanı olmuş. Kendi getirdiği Cumhurbaşkanının karşısında el pençe divan durmuş yemin ediyor. Böyle bir trajedi olabilir mi?

DERDİMİZ MURSİ DEĞİL

Bizim derdimiz Mursi değil. Ben Cumhurbaşkanı olarak Mursi’yi görüyorum. Demokrasiye saygı için bunu böyle görüyorum. Baradey seçilmiş olsaydı bu ifadelerimi bugün ona da kullanırdım. Ama o seçilmedi. Yüzde 52 Mursi aldı. Saygın olan o dur.”

***

"VAHİM BİR VAKA"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP Ankara İl Başkanlığı tarafından verilen iftarda, “Eğer Alevilik Hz. Ali'yi sevmekse, ben dört dörtlük bir Aleviyim. Çünkü Hz. Ali efendimizi çok seviyorum” sözleri üzerine Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, “Sayın Başbakan dört dörtlük bir Alevi olmak yerine iyi bir Başbakan, hak hukuk tanıyan iyi bir yönetici, ayrımcılığı ortadan kaldıran, vicdan sahibi iyi bir insan olmayı hedeflemelidir” diye açıklama yaptı

Aleviler’in İslam inancı, bu inanç içerisinde Hz. Ali inancı, Hz. Ali’ye yükledikleri anlam ve Hz. Ali’nin yaşamı ile ilgili inandıkları Sünnilik de Şiilikten de çok farklı olduğunu anlatan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, “Alevilik kendi inançsal bütünüyle bin yıldan fazladır varlığını sürdürmektedir” dedi. Kenanoğlu, şöyle devam etti:

Bir Başbakan’a düşen görev; inançları tanımlamak tariflemek, o inancın mensuplarını kategoriye ayırmak, kendini de o inancın dört dörtlük timsali ilan etmek değildir. Aleviler’in toplumsal talep, inanç özgürlüklerini, gasp edilen haklarını hukuklarını, eşit yurttaşlık haklarını teslim etmenin yolu kendini Alevi ilan etmekten geçmez. Kendini Alevi ilan etmekle yetinmeyen Başbakan’ın Alevilerle dalga geçer tarzda kendisini dört dörtlük Alevi ilan etmesi de komedi ötesi vahim bir vakadır.”