Ece Temelkuran yazdı: Analizin daniskası

|

Ece Temelkuran yazdı: Analizin daniskası A Ece Temelkuran yazdı: Analizin daniskası

ECE TEMELKURAN

Bir sezgim var. Yeni de değil epeydir var. Sanırım üç yıl oldu, Banu Güven NTV'den çıkarıldığında yazmıştım. Banu kendi başına blog yazmaya başladığında "Herkes birgün Banu Güven olacak" diye Habertürk'te söylemiştim. Ana akım medyanın dağılacağını yazmıştım. O zamanlar sıranın kendine gelmeyeceğinden adı gibi emin olanların, "Herhalde yeterince makul davranırsam bu dönemden yırtarım" diyenlerin bugün hemen hepsi işten atıldı. Hepsi şimdi Banu Güven! Rüzgar yeni dönmedi yani, epeydir sert esiyor. Ana akım medya dediğimiz yapının öyle bir rezili çıktı ki artık o büyük gazete logoları yerine, Twitter'daki takma isminden başka hakkında bir şey bilmediğimiz insanların yazdıklarına güveniyoruz. O büyük analizlerin "daniskasını" sokaktan gelen çocuklar yapıyor.

ALNIN AKI MESELESİ YALANDIR


Türkiye'de bir dönemden alnının akıyla çıkmak çok bir şey ifade etmez, dürüst olmak gerekirse bu böyle. Bir dönemden çamura bulanmış olarak çıkanlar bir sonraki döneme tamamen lekesiz olarak başlayabiliyor ve öyle de kariyer yapabiliyorlar. Bu memleket böyle bir yer. Bugünlerin bir çok "demokrasi neferinin" eski darbelere verdikleri gayretkeş desteği başka yazılarda belgeleriyle anlatmıştım, dolayısıyla ayrıntıya girmiyorum. Bu sebepten "Bu dönemden alnının akıyla çıkanlar arasında olacak mıyız?" sorusu bizi "Gelecekte utanç duymayalım" noktasında değil, bugünkü midemizin neyi kaldırdığıyla ilgili. Başka bir ödülü yok yani bu memlekette doğru düzgün insan olmanın. Peki sokaktaki çocukların dev logolu gazetelerden daha muteber olduğu, filikaların "amiral gemisinin" pabucunu dama attığı günlerde ne yapmalı o zaman? Nerede, nasıl dursak midemiz daha az bulanır?

DAHA YAKIŞIKLI GAZETE


Bendeniz BirGün'ün iyi seçenek olduğunu düşünüyorum. Daha yakışıklı bir gazete olacak BirGün. Yapacağız yani. Çalışıyoruz. Cumartesi günleri için bir sürpriz olacak mesela. Bence çok güzel olacak. Site değişiyor, nihayet! Bir de giderek daha çok gazeteci ve okur BirGün'ün yanında olmak istiyor, isteyecek. Ama daha önemlisi buna daha çok ihtiyaç duyacak insanlar.

Gururdan sanırım, destek istemek bana göre değil. Ama hayat da öyle bir yer değil zaten. İnsanlar sadece ihtiyaç duydukları bir şeye yakınlık duyarlar, yanında dururlar. İnsan denen varlık, canlı olana doğru akar. Dolasıyla BirGün'ü "destek vermek zorunda hissedeceğiniz" değil ihtiyaç duyacağınız hale getirmeye çalışıyoruz. Daha canlı bir şey olacak BirGün. Daha delikanlı, daha fiyakalı, daha klas, daha havalı. Olmak istediğiniz yer olacak. Yaşamak istediğiniz hayat. Arkadaş olmak istediğiniz insanlar. Yanınızda taşıdığınızda daha seksi olduğunuzu hissedeceğiniz bir gazete. Evet aynen öyle! Plan bu. Bakalım becerebilecek miyiz.

OLAY BAŞKA!


Benim de naçizane katkım bir gün daha yazmak olacak. Çünkü BirGün'de bir gün daha fazla yazmak artık daha havalı bir durum olacak. Çünkü biliyoruz ki artık mesele kelle sayısı değil. O "Çok azlar" diye düşündüğünüz insanlar Türkiye gündemini değiştirebildiğine göre mesele hiç de kelle sayısı değil. Statüko değişiyor. Mesele artık tüketim odaklı, reklam dayanaklı medya da değil. Gördük ki en çok reklam alan NTV maymun olabildi. Ciddiyet, itibar ve hatta sükse artık başka bir yerde kuruluyor. Artık gazetelerdeki VIP salonlarının, "Beyefendinin" yakınlarında bulunmanın, dev genel yayın yönetmeni odalarının, o odalarda beceriksizce yapılan Paris'te şunu yedim, Barcelona'da şunu içtim muhabbetlerinin, dev maaşların hükmü yok. Artık "cool" olan başka bir şey. Başka yerde artık "cool". Biz orada olmaya niyet ettik. Yolumuz açık olsun.

Not: Pazartesi günkü THY deneyi havalanlarındaki satışı epey artırmış. Minik, eğlenceli deneye katılanlara teşekkür. Elleri dert görmesin. Umarım herkes bizim kadar eğlenmiştir.