'Türkiye'de 4 kişi polise şiddet uygularken öldü'

|

A

Başbakan Erdoğan, 'Türkiye'de 4 kişi polise şiddet uygularken ölüyor; dünyanın altını üstüne getiriyorlar. Mısır'da 300 kişi ölüyor, dünya sessiz' dedi.

Başbakan Erdoğan, AKP Dış İlişkiler Başkanlığı'nın AKP Genel Merkezi'nde düzenlediği 6. Geleneksel Büyükelçiler iftarına katıldı. Türkiye'nin Mısır'ın içişlerine karışma gibi bir nedeni olmadığını savunan Erdoğan, "İnsanlar ibadetini yaparken öldürülüyor. Bizim isyanımız bu haksızlığa" diye konuştu.

Erdoğan, şunları kaydetti:

Her bir darbe Türkiye'ye ağır faturalar ödetti ancak tüm bu hadiselerden dersler çıkararak kararlı bir mücadele yürüttük. Mısır'ın da aynı acıları yaşamasını bedelleri ödemesini istemiyoruz.

Bizimle bir araya geldiğinde demokrasiye övgüler yağdıran ülkelerin bu noktada tavırlarını görmek isteriz.

Mısır şehirlerinin meydanlarını dolduranlar görmezden gelinmektedir. Türkiye tüm antidemokratik girişimlerin karşısındadır.

Türkiye hiçbir ülkenin içişlerine karışma arzusunda değildir. Ancak bölgemizi yakından ilgilendiren böyle bir meselede tavrımızı net bir şekilde ifade etmemiz örnek alınmalıdır. Birileri halkın iradesine saygı duymazken, biz saygımızı dile getirdik. 'Seçimle gelen seçimle gitmelidir' dedik.

Bugün Mısır'ın başına gelen yarın başka bir ülkenin başına gelebilir. 'Kalkıp da Mursi hata yaptı, yanlış yaptı...' Neye göre yanlış yaptı? Bunun kararını biz mi vereceğiz? Bırakalım da Mısır halkı versin.

Yüzde 52 ile başa gelmiş bir cumhurbaşkanı var. Öte yandan yüzde 1.5 oy almış cumhurbaşkanı yardımcısı var, atamayla gelmiş. Ancak çok manidar bir şey daha var. Yemin merasimi, bir trajedi. Bakıyorsunuz cumhurbaşkanının karşısında kendisini atayan milli savunma bakanı olarak yemin ediyor.

Mısır'ın en kısa sürede sivil yönetime geçiş konusunda kararlı adımları atacağına inanıyoruz.

Bakınız Türkiye'de 1 kişi, 2 kişi, 3 kişi, 4 kişi polise şiddet uygularken ölüyor. Tweet'ler, Facebook'lar dünyanın altını üstüne getiriyorlar.

Ama öbür taraftan Mısır'da 300 kişi ölüyor, bunlardan 53'ü ibadet ederken, namaz kılarken kurşunlanıyor, dünya sessiz. İkircikli olmanın anlamı yok.

Burada konuşmayacaksınız da nerede konuşacaksınız? İnsanlar ibadetini yaparken kurşunlanarak öldürülüyor. İşte bizim feryadımız bu haksızlığadır. Milletin iradesine saygı duymayanlara karşıdır bizim bu feryadımız."

'SEBEP MEZHEPÇİLİK DEĞİL'


Erdoğan Suriye'de yaşanan iç savaşa da değindi. Şam rejimine karşı çıkmalarının nedeninin mezhepçilik olmadığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin devlet geleneğinde mezhepçilik yoktur. İktidarımız döneminde de olmayacaktır. Suriye'deki rejime de mezhebi nedeniyle karşı çıkmıyoruz. Halkına açıkça zulüm ettiği için karşı çıkıyoruz. Suriye'de şu ana kadar 100 bin insan öldü ve öldürülmeye devam ediyor.

Şimdi ben bu rejime diktatör demeycek miyim, katil demeyecek miyim? Ben de insanım onlar da insan. Biz insanların tümünü yaradan ötürü seviyoruz. Orada Müslüman ya da değil diye ayrım yapamazsınız.

Bu iç savaş nedeniyle bizim ülkemizde şehit olanlar var, durum iyiye gitmiyor. Suriyeli kardeşlerimizin bu rejimden kurtulması için desteğimizi sürdüreceğiz. Rusya ve Çin'e sesleniyorum, uzlaşmacı sürece destek vermeniz gerek."

'TENCERE TAVA ÇALMAK SUÇTUR
'
Bugün de  Kastamonu Havaalanı açılışında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tencere-tava çalmanın suç olduğunu savunarak kendisini dinleyenlerden yargıya başvurmalarını istedi.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları

"İCRA MEMURU GELDİĞİNDE KİMSE KUSURA BAKMASIN"

Faiz lobisi dedim, hoplamaya başladılar. Çünkü faiz dışı gelirlerle halkım sömürülüyor.

Her önüne gelen kredi kartı almasın. Ayağınızı yorganınıza göre uzatın.

Ondan sonra icra memuru kapınıza geldiğinde kimse kusura bakmasıın.

"HER ŞEYİ DEVLETTEN BEKLEMEYİN"


Aydınlık bir gençlik istiyoruz. Elinde palayla dolaşan değil, bilgisayarıyla dolaşan bir gençlik istiyoruz.

Elinde molotof kokteyli ile, iş yerlerine saldıran, şiddete meyilli bir gençlik istemiyoruz. Molotof kokteyli kullanmak suçtur.

Tencere tava kullanmak, mutfakta değil haaa, komşuyu rahatsız etmek suçtur. Bunları sizler yargıya taşıyacaksınız. Her şeyi devletten beklemeyin.

Ses kirliliği çevreciliği tehdittir. İşte bütün bunlara karşı hep birlikte tedbirimizi alacağız.

Kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur.