Hem solcu hem de futbolcu!

|

Hem solcu hem de futbolcu! A Hem solcu hem de futbolcu!

Futbolcu olmanın toplumsal gündemden uzak kalmak anlamına gelmeyebileceğini, egemen ideolojik
sistemin kitlelere dayattığı “ne sağcı ol ne de solcu, futbolcu
ol futbolcu” önermesini reddederek
hem futbolcu
hem de solcu olunabileceğini gösterdi.
Futbolu biraz da bunları
yüzü suyu hürmetine seviyoruz
İBRAHİM VARLI

Egemen sistem kitleleri toplumsal gündemden uzak tutmak, depolitizasyonu yaygınlaştırmak için “Ne sağcıyım ne de solcu futbolcuyum, futbolcu” önermesini yıllar yılı insanlara kabul ettirmeye çalıştı. Egemenlerin nezdinde, politik olaylara karışmayan, gündemden kopuk “ne sağcı ne de solcu olanlar” makbul.
İspanya’da Franko, Portekiz’de ise Salazar diktatörlüklerinin uzun yıllar kitleleri uyuttuğu, edilgen kıldığı en önemli yollarından biri bilindiği gibi futboldu. 3 F (Futbol, Fiesta, Fuhuş) ile ifadesini bulan bu yaklaşım siyasi literatüre girmiş, ülkemizdeki sirayeti ise özellikle 80 darbesi ile gerçekleşmişti. Hem ülkemizde hem de dünyada bu uygulamanın başarılı olduğu söylenebilir.
Bu düşünsel sistematiğin başarılı olmadığı, tökezlediği ender anlar ve kişiler de var. Kendisine sunulan resmi olduğu gibi kabul etmeyen, itiraz hakkını her daim saklı tutanlar da çıktı. “Ne sağcıyım ne de solcu futbolcuyum, futbolcu” anlayışını boşa çıkaran “hem futbolcu hem de solcu” olunabileceğini, futbolcu olmanın toplumsal olaylardan, kopuk olmak anlamına gelinmeyebileceğini bize gösterenlerde çıktı. Livorno ile sembolleşen Cristiano Lukratelli, Liverpool’un simge adlarından Robbie Fowler, Sevilla’lı Frederic Kanoute gibi. Kuşkusuz bu adlara başka adlar da eklemek mümkün. Bugün futbolu seviyorsak eğer, bu tip futbolcuların yüzü suyu hürmetinedir.

ANARŞİST FUTBOLCU
Endüstriyel futbolun futbolculara yüklediği sadece oynunu oyna, lüks ve pahalı arabalara bin ve suya sabuna dokunma misyonunu elinin tersiyle iten, bir futbolcudan da fazlasını temsil edenlerin başında gelen Oleguer’dir. Tam adı John Oleguer Presas Ramon olan Oleguer’i sevmemizin birçok nedenini saymak mümkün... Öncelikle Oleguer, kendisine sunulanı reddeden, hayata dair söyleyecekleri olan bir futbolcu.
Şubat 2007’de Bask dilinde yayın yapan Berria gazetesinde kaleme aldığı yazısında İspanyol yetkililere seslenerek, karıştığı politik eylemler nedeniyle hakkında 3 bin yıl ceza istenen bir ETA militanının serbest bırakılmasını isteyen Oleguer, ETA militanı ile dayanışma örneği gösterdi.
Oleguer, makalesinde sağlık sorunları nedeniyle kötüleşen militanın derhal bırakılmasını istemiş, çağrısı bir hayli yankı yapmış, sağcı basının ve İspanya kamuoyunun hedefi olmuştu. Yazıdan sonra Oleguer’in sponsoru Kelme sponsorluk anlaşmasını tek taraflı feshetmişti.
Anarşistlerin başkenti olarak kabul edilebilecek Barcelona’da otonomcu gençler ile ev işgallerine katılıyor, evsizlerin, mültecilerin kimsesizlerin hakları için çatışmaktan geri durmuyor. 2003’te, Barcelona’nın Sabadell semtinde otonomcu gençlerin takıldığı gençlik lokaline polisin baskın yapması üzerine polisle çatışmış, gençlerle birlikte polise karşı koymuştu. Çatışma sonrasında tutuklanan 11 kişiden biri tahmin edildiği üzere Oleguer’di. Polisi yaralamaktan içeri atılan Oleguer, yargılanmış, polisi yaralamaktan savcılık hakkında 2 yıl ceza istemişti.
İspanya’nın muhafazakâr gazeteleri kendisini provakatör olarak karalasa da o bir asi ve isyancı. 1997’de ‘Can Vies’ sosyal merkezini işgal eden dört günlük sakalı ve siyah kapişonuyla “politik tutsaklara özgürlük” isteyen de kendisi. Neo-liberal Lizbon anlaşmasına karşı çıkan sosyal bir Avrupa isteyen Oleguer, Irak ve Afganistan işgallerine de karşı da alanlardaydı.

GÖREVİ SAĞDA YÜREĞİ SOLDA
Oleguer, görüşleri nedeniyle sponsor firması ve İspanya Futbol Federasyonu ile kavga etmekten çekinmemiş, kaptanlığını yaptığı Katalonya Ulusal Takımı’nın, ABD ile yapacağı dostluk maçına izin vermeyen İspanya Futbol Federasyonu’nu da ağır bir dille eleştirmekten de geri kalmamıştı.
Bir futbol kulübünden de öte olan Barcelona’nın sağ bekinde yıllarca görev yapan Oleguer, politik görüşleri ve Katalonya tutkusu nedeniyle, futbol emekçileri arasından sıyrılan bir kişilik. 2 Şubat 1980’de Barcelona’da doğan Oleguer, 2001’de profesyonel oldu. Uzun yıllar alt yapısında yetiştiği Barcelona’da defansın sağında oynadı. Fakat yüreği hep solda attı. A Takıma ilk adımı bir Galatasaray-Barcelona Şampiyonlar Ligi maçıyla oldu.
Üniversitede ekonomi okuyan, ardından felsefe ve tarih eğitimine başlayan Oleguer, entelektüel yönü ağır basan bir futbolcu. Yayımlanmış kitabı ve çok sayıda makaleleri bulunan Oleguer, Katalan dilinin unutulmaması için kampanyalar düzenleyen anadiline sahip çıkan biri. Eğitime büyük önem veren asi furbolcu, okuldaki sınavını kaçırmaktansa, idmanını kaçırmayı tecih eden farklı bir karakter. Barcelona’ya ve dolayısıyla Katalonya’ya bağlılığı bir sporcu bağlılığının üzerinde. Oleguer, olanağı olmasına rağmen meslektaşları gibi lüks arabalara binmiyor, pahalı kıyafetler satın almaktan kaçınıyor.
Oleguer, sadece takımının defansını değil aynı zamanda, Katalonya’yı da savunuyor. Oleguer bağımsızlığına kavuşamamış halkların vicdanıdır aynı zamanda. Oleguer halen dünya futbolunun güzide takımı total futbolun uygulayıcısı Ajax’da futbol yaşamını sürdürüyor.