HAMMA HAMMAMİ: Devrim yeni bir aşamaya girebilir

|

HAMMA HAMMAMİ: Devrim yeni bir aşamaya girebilir A HAMMA HAMMAMİ: Devrim yeni bir aşamaya girebilir

RÜYA YÜKSEL

Tunus Emekçileri Partisi Genel Sekreteri Hamma Hammami, geçtiğimiz hafta Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) düzenlediği Ortadoğu Konferansı için İstanbul’daydı. Hammami ile Tunus’un son bir yılını, işçilerin emekçilerin ve kadınların durumunu konuştuk.

»Tunus’ta devrimden beri son bir yılda neler oldu, neler değişti? Süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Devrim hareketi sürüyor. Bitmiş değil. Şu ana kadar gerçekleşen durumu siyasi özgürlükle sınırlandırmak mümkün. Ekonomik ve sosyal boyutta herhangi bir değişikliğin olduğunu söyleyemeyiz. Değişiklik devlet mekanizmasını hiçbir şekilde etkilemedi, değişmesini sağlamadı. Bir de ekonomi. Devlet mekanizması da ekonomik yapı da değişmedi. Devrim bunları daha değiştiremedi. Bin Ali’nin devrilmesinden sonra gelen hükümetler eski yapıyı, eski ekonomik ve siyasi yapıyı sürdürmeye devam etti ve emperyalizme karşı bağımlılığını sürdürdü. O çizgide siyaset üretmeye ve ekonomik alanda siyaset yapmaya devam etti. Adalet ve Kalkınma Partisi, bugünkü koalisyonun başında bulunan parti, geçmişte devrilen rejimin ekonomi politikasının aynısını sürdürüyor. Hiç bir değişiklik yapmadı. Eskinin bir devamı niteliğinde. Bu da halk hareketinin mücadelesinin daha güçlenerek devam etmesini sağlıyor. Biz bugünlerde bütün mücadelenin her şeye açık olduğu bir süreçten geçiyoruz. İşçi grevleri, mitingler, şimdi de “Hükümet devrilsin, hükümet istifa etsin” sloganını atmaya başladı halk. Düşmesi bekleniyor. Hiç de uzak bir ihtimal değil. Bir de devrim yeni bir aşamaya girebilir. Bu yeni sürece girmek son derece olası bir durum. Bu aşamada devrim yeni bir aşmaya girerse çok geniş ve önemli toplumsal boyutu olacaktır. Devrim hareketi böyle olmazsa, biz yeni seçimlere doğru gidiyoruz. Her haliyle Adalet ve Kalkınma hareketi bu seçimlerde oy kaybedecektir. Önümüzdeki süreçte ya devrimin yeni bir boyutta sürekliliği söz konusu olacak ya da Adalet ve Kalkınma hareketi oy kaybıyla hüsrana uğrayacaktır.

»Ezilen kesimler nasıl etkilendi bu dönüşümlerden?
Halk, emekçiler, köylüler, yoksullar ve işçilerin gerçekleşen bu devrim hareketinden kazanımı olmadı. İşsizlik epey yüksek. Resmi rakamlara göre çalışan kesimin yüzde 17’si işsiz. Hayat pahalılığı arttı. İnsanlar yoksullaştı bu süreçte. Halk kesimleri arasındaki farklar arttı. Ekolojik duruma dair çok sayıda sorun ortaya çıkardı.

»Kadın hareketi, insan hakları hareketi nasıl etkilendi?
Kadınların, yönetimin devrilmesinden önce kazanımları vardı. Çok eşli durum yok. Birden fazla kadınla evlenmek bir suçtur Tunus anayasasına göre. Öğrenme, eğitim ve çalışma hakları vardı daha önce. Kadınlar Tunus’taki devrim hareketine çok etkin bir şekilde katıldı. Gerek kültürlü aydın kadınlar gerek halktan kadınlar devrim hareketinde aktif bir şekilde yer aldı. Tunus’ta kadınlar erkekle tam eşitlik istiyorlar. Öyle bir talepleri var. Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi bu haklardan geri dönmek ya da bu hakları kısıtlamak istedi. Çok eşli olmanın ne sakıncası var diye bir soru attılar ortaya. Nikahsız çocuğu olan kadınların tepkisine yol açtı. Onlar yasal olarak herhangi bir şey sunmadılar. Sadece söylem olarak ortaya atıyorlar. Halkı da etkilemek için. Anayasada “eşitlik” yerine “erkekle kadının bütünleşmesi” şeklinde bir değişiklik yapmak istediler. Bu halkın ve kadınların tepkisine yol açtı. Halk ve kadınlar hep beraber “Hayır biz eşitliği istiyoruz” dediler. Halkın etkin tepkisini görünce geri adım atıyorlar. Ama her fırsatta bir adım atmaya çalışıyorlar. Halk şiddetli tepki gösterince geri adım atıyorlar. Düşünce ve yaratıcılık özgürlüğünü ortadan kaldırmak için saldırmaya çalıştılar. Amerika’nın Hz. Muhammed’e kötülük yapan, onu eleştiren, kınayan filminden faydalanmak istedi mevcut hükümet. Anayasada kutsal mekânlara, simgelere saldırmanın yasak ve cinayet olduğunu söyleyen bir yasa yapmak istediler. Aydınlar buna yoğun ve şiddetli bir tepki gösterdiler. Basın ve yayına el atmak istiyorlar. Kendi egemenliğine, etkinliğine geçirmek istiyor.

»Basın buna nasıl tepki veriyor?
Ayın 17’sinde basın ve yayın cemaati hükümeti bu konuda protesto eden bir gösteri yaptı. Tunus tarihinde basın ve yayının ilk grevi olarak tarihe geçti. Yüzde 90 oranında başarıya ulaştı grev. Aynı zamanda iktidar şeriatı anayasaya geçirmek istedi. Yapılan herhangi bir yasağı düzenlemede şeriatın temel olarak alınmasını istiyor ve bu alanda çalışma yapıyor. Bugüne kadar olan, özgürlükler ve kadın konusunda bütün çabalarında başarısız kaldı ve yenilgiye uğradı hükümet. Ancak mücadele hâlâ kesintisiz olarak sürüyor.

»Hükümetin destek aldığı kesimler kimler?
Nahda iktidarda iki liberal partiyle koalisyon kurdu. Kendisi bu koalisyonda lider konumunda. Ancak fiili olarak egemen olan kendisi. Onunla birlikte koalisyona giren iki liberal parti bir dekor olarak bulunuyor. Bu iki partide anlaşmazlıklar meydana geldi ve bölünmelere yol açtı. Bunun nedeni Nahda hareketiyle koalisyon kurmuş olmalarıydı. Nahda partisinin içinde de çekişmeler var.
»Selefiler ve Nahda arasındaki çekişmeden halk nasıl etkileniyor?
Birden fazla Selefi hareketi var ancak bunların içinde iki tane büyük akım var. Bilimsel Selefiler denilen hareket iktidarda olan herkesi destekleyen bir tutum içinde. Bir de mücadele, cihadı savunan Selefi hareketi var. Bu da şiddeti uygulayan bir Selefi hareketi. Bilimsel Selefi hareketi iktidardaki Nahda partisini destekliyor. Cihat Selefi hareketinin kendi içinde çatışmalar ve ayrılıklar var. Bu hareket Vahabi mezhebine bağlı ve bu mezhepten destek alıyor. Suudi Arabistan ve Katar bu hareketi destekliyor. Bu hareketin içine siyasi polis ve gizli istihbarat sızmış ve onların çalışmalarını, her şeyi takip ediyor. Hatta içine sızmış yabancı istihbarat kesimi de olabilir. Nahda hareketi Selefilere hiçbir şekilde karşı çıkmıyor. Müsamahakâr davranıyor. Halka baskı yapıyor, şiddet uyguluyor ama Selefi hareketine müsamaha gösteriyor. Çünkü kendisini demokratik halk hareketine karşı kullanmak istiyor. Bu amaçla onlara müsamaha gösteriyor. Kesinlikle diyebiliriz ki, Nahda hareketi kendi tabanını yavaş yavaş kaybediyor. Anketlere göre Nahda kendisine oy veren seçmenin yüzde 30’unu kaybetmiş durumda şu an itibariyle. Buna paralel olarak sol hareket çığ gibi büyüyor.