Ne öğretmen ne veli AKP bilirkişi

|

Ne öğretmen ne veli AKP bilirkişi A Ne öğretmen ne veli AKP bilirkişi

Ne öğretmen ne veli AKP bilirkişi

ESRA KOÇAK

Öğretmenler kendilerine bugüne kadar kendilerine hiç bir açıklama yapılmamasından şikâyet ederken, ne olduğu belli olmayan bir sistemle karşı karşıya kaldıklarını söylüyorlar. Veliler ise daha dertli. Çocuklarının erken yaşta okula gitmesini istemeyen veliler de neyle karşılaşacaklarını bilmiyorlar. Şimdi konuşma sırası öğretmenler ve velilerde...

ÖĞRETMENLER YOKLARMIŞ GİBİ DAVRANILIYOR
Kenan Hindistan (Batıkent Kent Kop İlkokulu Öğretmeni): Okullar dönüştürülürken kesinlikle kimseye fikri sorulmadı, bilgi de verilmedi. Bize de sorulmadı tabi. Bu konuda bir toplantı düzenleyip bir görüş alışverişinde de bulunulmadı, genel yapılan haziran sonu toplantılarında da bu konuya ilişkin hiçbir yorum yapılmadı. Öğretmenlere yoklarmış gibi davranıldı. Okullarımız dönüştürüldü ama bizim bundan en son haberimiz oldu. Asıl sorunlar şimdi değil ama kayıt zamanı olan Eylül ayında çıkacak. Öğretmenlerin nerelere gönderileceği konusu da muallak.

Bu üç dörtlük sistemin ne olduğu belli değil. Kimseye sorulmadan, açıklama yapılmadan bu sisteme geçildi. Çocukların erken yaşta okula alınmaları çok tehlikeli, aynı yaş grubundan çocukların aynı sınıfta olmaları gerekiyor, bir yaş bile fark ediyor. Kendi bakımlarını yapamayan çocuklar öğretmenlere emanet edilecek, ancak onlar bu konuda yeterli pedagojik eğitime sahip değiller.

KİMSE HİÇBİR ŞEY BİLMİYOR
Adnan Kaya (Batıkent Kürşat Bey İlkokulu Öğretmeni): Bizim okul biz öğretmenlere sorulmadan değiştirildi. Okul dönüştürülürken hiç tartışılmadı. Öğrencilerimizin kafasında “Biz seneye ne olacağız, nereye gideceğiz?” sorusu var. Veliler çocuklarını 8 yıl aynı okulda okutacak şekilde hayatlarını planlamışlardı. Ancak şimdi bu böyle olmayacak. Kısacası hiç kimsenin bir şey bildiği yok. Şimdi dördüncü sınıflar beşinci sınıfa geçmesi gerekirken, ortaokula başlayacak, peki bu çocuklar buna hazır mı, elbette değil.

Bu sistemin en büyük sıkıntısı ise, çocukların erken yaşta okula alınmaları. Şimdi birinci sınıf da anasınıfı yerine konulmak isteniyor ve oyunlar oynanacak deniyor. Bu çocukların bir yıl kaybetmeleri anlamına geliyor. Ya da birinci sınıf öğretmenleri çocuklara anasınıfı öğretmeni gibi yaklaşabilecekler mi? Müfredata dair ise zaten hiç bir zaman bize bir şey sormazlardı, bu defa da sormadılar.

ÖĞRETMENLER ROTASYONSUZ SÜRGÜN EDİLİYOR
Füsun Culfa (Batıkent İlkokulu): Sistem öğretmeni rotasyonu uygulamasına bile gerek duymadan sürgün ediyor. Öğretmenlerin okullarında norm fazlası olmaları nedeniyle çalışma barışı bozulacak öğretmenler birbirine kırdırılacak. Erken yaşta okula başlayan çocuklara nasıl eğitim vereceğini bilmeyen öğretmen hata üzerine hata yapacak. Yaz tatilinde parasını kendi ödeyerek alacağı hizmet içi eğitim, okullar hayat olsun projesiyle esnek çalışma, performansa dayalı ücret yaşanacak sıkıntılardan bazıları. İşin en acı yanı Eğitim Sen’liyim diyen öğretmenler sürecin örgütlenmesine yönelik ne kendilerini ne de velilerini örgütlemeye yönelik adım atamıyorlar ya da atmak istemiyorlar. Sendikamızın, üyelerine ne yapması gerektiğini açıkça söylemesi  gerekiyor. Örneğin çocukları beş yaşında okula göndermeyin diyen sendika üyesi öğretmenine ne diyor? Öğretmen kaygı içinde Eylül ayını bekliyor. Özellikle Haziran seminer döneminde yapılan e-konferanslarda öğretmene yapılan hakaretler, sağlıksız konferans salonları bakanın bu sistemi siz uygulayacaksınız ya da kurum değiştirin tehditleri bile öğretmeni hareketlendiremiyor.

BU DALGANIN KİMİ YUTACAĞI BELLİ DEĞİL
Hülya Altun: Oğlum yedinci sınıfta okuyacak. Yoğun bir din eğitiminin olduğu bir müfredatla karşı karşıya kalacak ve ben bu nedenle kaygılıyım açıkçası. Biz geçen yıl zorunlu din dersi olmasın diye dilekçeler verip, eylemler yaparken daha geri bir programla karşı karşıya kaldık ne yazık ki. Çocukları erken yaşta meslek seçmeye zorlamaları da oldukça kötü bir şey. Aslında kaygılarımız var ama neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Karşılaşınca huzursuzluğumuz artacak galiba. Sessiz ve derinden gelen bir dalga bu ve kimi nasıl yutacağı belli değil sanki.

Belkıs Kerimoğlu: Benim oğlum şu anda tam beş yaşında, Eylül ayında 69 aylık olacak. Dolayısıyla yasa bizi de vuruyor. Ben oğlumu birinci sınıfa göndermek istemiyorum. Çünkü oğlum halen çocuk. Bu sistem çocuklarımızı okuldan soğutacak. Daha kendine bakamayan çocuklarımız okulda öğretmenlerine aç olduklarını, tuvalet ihtiyaçlarını söyleyemeyecek ve okul onlar için sıkıcı ve baskıcı bir yer haline gelecek. Bir taraftan da bütün bunlar özel okulların işine yarayacak.

4+4+4 ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN YIKIM
Sultan Ertürk: Benim oğlum dördüncü sınıfa geçti bir de yeğenim var birinci sınıfa başlayacak. Her ikisi için de çok endişeliyim. Oğlum okul değiştirmek zorunda kalacak, çocukların küçük yaşlarda öğretmen ve okul değiştirmelerinin gelişimleri açısından sıkıntılar yaratacağını söylüyor uzmanlar. Tabi bir de erken yaşta okula başlamaları sorunu var. Aslında bu sistemin ne getireceğini bilmiyoruz ama çok olumlu şeyler de beklemiyoruz.

Öğretmenlerin, bizlerin ve çocuklarımızın hepimizin kafası çok karışmış durumda. Kimse neyle karşı karşıya olduğunu bilmiyor. Haklarımızı bilmiyoruz en başında neye nasıl karşı çıkacağımızı bilmemiz gerekiyor. Örneğin aileler çocuklarını okula göndermediği takdirde günlük 15 lira gibi bir para cezası ödeyecekler. Buna nasıl karşı çıkabiliriz, yasal dayanaklarımız neler olabilir. Bu nedenle baroların hukuksal açıdan desteğine ihtiyacımız var.
Bu sistem çocuklarımızın geleceği için bir yıkım olacak. Çocuklarımızın ders saatlerinin artmasıyla yükleri de artacak. “Peygamberin Hayatı”, “Kuran” gibi hiç istemediğimiz dersler müfredata girecek. Biz karne günü çocuklarımızın bu derslerden muaf tutulmaları ve derslerin müfredattan çıkarılmaları için dilekçelerimizi verdik. Bir de bu sistemin ikinci dördüncü sınıf ve stajerlik adı altında yoksul çocuklarını organize sanayi bölgelerine işçi olarak yönlendireceği kaygısı taşıyorum.

HAYATIMIZ ALT ÜST EDİLİYOR
Yeter Hanım: Benim çocuğum yedi yaşında ve beş buçuk yaşındaki çocuklarla aynı sınıfta okuyacak. Her iki yaştaki çocukların dersleri anlama düzeylerinin aynı olduğunu düşünürler de aynı sınıfa koyarlar. Bir de beş buçuk yaşındaki çocukların okula gönderilmelerini zorunlu kılıyorlar. Bu 4+4+4'le hayatımızı alt üst ettiler ve edecekler. Eğitim sistemiyle bu kadar oynamalarını anlamıyorum.

 

-BİTTİ-