“Demokles’in kılıcı boynumuzda”

|

 “Demokles’in kılıcı boynumuzda” A  “Demokles’in kılıcı boynumuzda”


=


“Demokles’in kılıcı boynumuzda”

Yunanistan’da okulların temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayrılan ödenekler yüzde 65 oranında kesintiye uğradı. Eğitim alanında çalışan 150 bin kişi atılma tehlikesiyle karşı karşıya. Ülkenin soğuk olan kuzeyinde ısınma ihtiyaçları
giderilemeyeceği
için okullar kapanmak üzere. Diğer alanlarda olduğu gibi eğitim çalışanları da isyan ediyor: “Kemer son delikte!”...

Yunanistan’da krizden etkilenen en önemli alanlardan bire de eğitim. Ülkede öğretmen maaşları yüzde 27 ila 45 oranında azaltılırken hükümetin altına imza attığı anlaşmalar çerçevesinde, bu alanda çalışan 150 bin kişi işten atılma tehdidi altında. Halihazırda ilk ve orta dereceli okullarda ise 3 bin öğretmen açığı var. Yunan Ortaöğretim Devlet Öğretmenleri Sendikaları Federasyonu (OLME) Yönetim Kurulu Üyesi Angeliki Faturu, kemer sıkma politikalarıyla sadece eğitim alanında çalışanların ücretlerinde düşüş yapılmadığını, aynı zamanda okullara tahsis edilen internet, elektrik, doğal gaz, temizlik, kitap ve fotokopi ödeneklerinde %65 oranında kesintiye gidildiğini söylüyor. Faturu ile Atina’daki OLME binasında konuştuk.            

» Kriz Yunanistan’da eğitim alanını nasıl etkiledi?
Ülkede büyük direnişlerle elde edilen bütün kazanımlar krizle birlikte, hatta krizi bahane ederek, geri alınmaya çalışılıyor. Öyle ki; geçmişi Chicago’daki yüz elli yıl öncesine dayanan sekiz saatlik çalışma süresi yeni yasalarla değiştiriliyor. Daha önce eğitim alanında kazandığımız hakların çoğu şimdi iptal ediliyor. Mesela müfettişlik kurumu, bizim mücadelemiz sayesinde kaldırılmıştı. İş yerlerimizde tam bir sendikal özgürlüğe sahiptik. Sendikamız rahatlıkla iş yerlerine ve eğitim çalışanlarına ulaşabiliyor, buralarda örgütlenebiliyordu. Tayinlerimiz bizim isteklerimiz doğrultusunda düzenleniyordu. Şimdi ise bütün bu haklar bir gecede siliniyor! Ayrıca hükümetin troyka (IMF, AB ve Merkez Bankası) ile imzaladığı 150 bin kişinin işten çıkarılmasına dair anlaşma eğitim alanındaki çalışanların boynunda Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor. Emekli sandığındaki paralarımızı ise devlet bize sormadan tahvil etti.


KEMER SON DELİKTE

Ücretlerimiz % 27 ila 45 oranında düşürüldü. Yeni tayin olmuş bir öğretmenin maaşı, önceki yıllara oranla neredeyse yarı yarıya düştü; 2009’da göreve yeni başlamış öğretmen 1000 avronun biraz üzerinde maaş alırken şimdi 588 avro alıyor. Örneğin ben 20 yıllık öğretmenim, bir de çocuğum var. Kemer sıkma politikaları uygulanmamış olsaydı şu anki maaşım 1450 avro olacaktı. Oysa şu anda maaşım 1180 avro, çocuğumdan dolayı  da 30 avroluk ödenek alıyorum. Yeni vergi politikalarıyla ise yıllık olarak 1000 avroluk bir kesintiye daha uğruyorum. Eğitim çalışanları ekonomik olarak yıkıma sürükleniyor. Hedeflenen ise tepki göstermeyen, mücadele etmeyen, itaatkar kamu çalışanları yaratmak... Artık sendikayla ilişki kurmak isteyen eğitim çalışanlarını parmakla gösterecekler.


“DURUM DAHA KÖTÜLEŞECEK”

Bütün bu politikalarla Yunanistan’daki yaşam standartları 30 yıl öncesine doğru götürülüyor. En kötüsü de bu politikalar devam ettiği sürece eğitim çalışanlarının ve tüm çalışanların genel durumu daha da kötüleşecek. Aslında Yunanistan gençliğinin eğitim düzeyi çok yüksek, herkeste bir kaç tane diploma var, fakat bu gençler Yunanistan’dan gitmenin yollarını arıyorlar. 60’larda niteliksiz işçiler Yunanistan’dan gelişmiş ülkelere göç etmişti, şimdi tam tersi oldu; eğitimli insanlar göç ediyor.

» Kriz okullara nasıl yansıdı peki?
Kemer sıkma politikalarıyla sadece çalışanların ücretlerinde düşüş yapılmadı, aynı zamanda eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler alanında sosyal devlet anlayışının getirdiği bütün ödeneklerde kesintiye gidildi. Örneğin bir okula ya da üniversiteye internet, elektrik, doğal gaz, temizlik, kitap ve fotokopi masrafları için ayrılan ödenekler yüzde 65 oranında daraltıldı.
Ülkenin, kış ayları daha soğuk geçen kuzeyinde, pek çok belediye başkanı okulların ısınma ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağı için, bu okullar kapanma tehlikesiyle karşı karşıya.
Ülke genelinde ilk ve orta öğretim okullar, 3 bin öğretmen açığıyla çalışıyor. Eğitim Bakanlığı, seneye sözleşmeli öğretmenler için daha az ödenek ayrılacağını bildirdi bize. Halihazırda 160 bin civarında ilk ve ortaöğretim çalışanı var, oysa üç yıl öncesine kadar 180 bin kişiydik. Bu 160 bir kişinin yüzde 60’tan fazlası sendikaya üye.

***

‘Her 1 avro için 6.5 avro ödedik’


» Yunanistan’ın, AB parasıyla refahını arttırdığı, yani hazıra konduğu yolundaki söylemlere karşı ne cevap vereceksiniz?
(Gülüyor) Yunanistan’a giren her 1 avro karşılığında, her Yunanlının cebinden 6,5 avro çıktı. Şöyle söyleyeyim, sahip olduğu jeopolitik önem ve sahip olduğu zengin yer altı kaynakları, Yunanistan’ı AB için cazip hale getirdi. Ama Yunanistan’ın asıl önemi, AB’nin güçlü ülkelerinin ürettiği malları pazarlayacağı diğer ülkelere açılan kapı olmasıydı. Bu yüzden Almanya ve Fransa Yunanistan’da büyük altyapı yatırımları yaptılar; Almanlar Atina havalimanı, Fransızlar da önemli köprüler için finans sağladı. Bu ülkeler, bu yatırımları uzun yıllar boyunca işletme hakkına sahip ve bunların elde ettikleri kar Yunanistan’a kalmıyor, bu ülkelere gidiyor. Ama Yunan halkı vergilerle ve AB’nin yatırımlarını kullanırken ödediği ücretlerle, bu altyapılar için harcanan parayı kat kat ödemiştir.