Tarihte, köpek itlafları hep uğursuz sayılmış (3)

|

Tarihte, köpek itlafları hep uğursuz sayılmış (3) A Tarihte, köpek itlafları hep uğursuz sayılmış (3)

Mehmet ERDUR

İstanbul'un sokak köpekleri sorununun etkin, insancıl ve kalıcı bir çözüme ihtiyaç duyduğu ortada. Tüm dünyada uygulanan "Kısırlaştır, Aşılat, Yaşat" yöntemi sorunun belki de başlıca çaresi. İstanbul'da köpeklerin barınabilmeleri için yerel yönetimler ve gönüllülerin oluşturduğu 41 köpek barınağı var. Ama gerek yerel yönetimler ile hayvanseverler arasında, gerekse hayvanseverlerin kendi arasında yaşadıkları sorunlar bitmiyor. Yerel yönetimlerin köpek barınaklarını özel kuruluşların işletmesine vermeye başlaması ile birlikte "rant" söylentileri de ortaya düşüyor. Hayvanseverler belediyelerin köpekleri itlaf ettiklerini söylerken, belediyeler ise; hayvanseverlerin kendilerini rahat bırakmadıklarını belirtiyor. Ama haziran ayında yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu'na göre hayvan barınaklarında yerel yönetimler, hayvan gönüllüleri ile birlikte çalışma yapmak zorundalar. Bütün bunlar yaşanırken, "İstanbulu sokak köpekleri olmadan düşünemiyorum" diyen Pierre Loti'nin köpekleri İstanbul'un izbe köşelerinde yaşama savaşı veriyor.

50 BİN KÖPEK
SHKD (Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği) Başkan yardımcısı Krystyna Eren " Köpeklerin kısır, aşılı ve ya sahipli olduklarına bakılmaksızın geceleri strikninle zehirleme kampanyasına benzer yok etme kampanyaları , İstanbul'da hiç bir zaman sahipsiz köpek nüfusunu azaltmak konusunda başarılı olmamıştır." diyor. Hazırladıkları raporda da "Eğer, zehirleme işe yarasaydı İstanbulun köpek sorunu asırlar önce yok olmuştu" tespitinde bulunuyorlar.

İTLAFIN GETİRDİĞİ UĞURSUZLUK

Tarih boyunca İstanbulun köpek sorunu hep var olmuş. Köpeklerle ilgili zamanın yöneticileri ilginç çözümler üretmişler. Ama bu çarelerden her biri, köpek itlafına yol açtığı için, yaşanan tüm felaketler "köpek itlafının yol açtığı uğursuzluk" olarak değerlendirilmiş. Hayırsız ada tarih boyunca İstanbul'un köpek sorununa, köpeklerin terk edildiği bir itlaf merkezi olarak hizmet vermiş. Tarihimizin iki büyük köpek soykırımını yazan Murat Bardakçı "19. yüzyılın ilk çeyreğinde İkinci Mahmud zamanında,

[FOTOĞRAF: 100 yıl önce İSTANBUL. Sokak köpekleri ile dostça bir yaşam]

İstanbulda ne kadar köpek varsa toplanıp, Hayırsızada'ya nakledildiğini anlatıyor. Halk arasında " Hayvanlara eziyet etmek uğursuzluk getirir, başımıza iş açılır,köpekleri orada bırakmayalım." söylenmeleri artınca, köpekler toplanıp tekrar İstanbul'a getirilip sokaklara salınmış. Ama 1910 yılında İstanbul Şehremini Cemil Bey (Topuzlu) 80 bin köpeği Hayırsızada'ya bir kaç gün içinde nakletmiş. İlk bir kaç gün köpek havlamaları, haykırış ve ağlamaları İstanbul'dan

duyulmuş sonra sesler kesilmiş. Yiyecek bir şey bulamayıp birbirini yiyen köpeklerin sonu gelmiş. Ama İstanbul'un köpek sorunu yine de çözülememiş. İ.Ü.Veterinerlik Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Hayvan Hakları Platformu üyesi, Prof.Dr.Tamer Dodurka, Popülasyon Dinamiğine göre sokak hayvanların yok edilemeyeceğini söylüyor. Aksine, yok ederek hayvanların üreme güdülerinin tetiklendiğini daha fazlasını ortaya çıktığını belirtiyor."Dünya'nın her yerinde sokak köpekleri problemi var. Bilim henüz
 
[FOTOĞRAF: 100 yıl sonra İstanbul'da sokak köpekleri için yaşam artık çok zor...]
 
bu konuda sağlam bir öneri hazırlayabilmiş değil. Uygulanan yöntemler ise,yok etmek, barınaklarda kapalı tutmak, kısırlaştırıp, aşılayıp sokağa bırakmaktan ibaret. Öldürmek çözüm değil sonuçları ortada. Hayvanları yok ederek sorunu çözemiyorsunuz. İnsanlara alışmış, birlikte yaşayan köpekleri yok ettiğiniz zaman, şehir dışından başka köpekler onların yerini dolduruyorlar. tabiatta yetişmişler ve çok daha doğurganlar. Evcillerden kurtulalım derken, daha vahşi olanlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Popülasyon Dinamiği diye bir bilim vardır. Buna göre de, yok ederek aslında hayvanları çoğalmaya itiyorsunuz. Meydan boş, yiyecek bol çoğalmak için bütün şartlar hazır. Yok ettiğiniz hayvanların sabit şartlarında üreme de dengeleniyordu. Ama dışarıdan gelen hayvanlara hazır çoğalma şartlarını sunuyorsunuz. Dünyada ki tüm varlıklar üremelerini yiyecek ortamlarına göre sınırlarlar. Virüslerde de bu böyledir. Bu hayvanların ortama alışıp üremelerini tekrar dengelemeleri için de çok zaman geçmesi gerekir. Bunun için yok edilen hayvanlardan, hep daha fazlası ortaya çıkıyor. En insana yakışan çözüm şekli kısırlaştırıp sokakta yaşatmak. Zaten sokak hayvanlarının ömrü belli. Böylece yavaş yavaş azalmaya başlayacaklar. Sessiz olanları aramızda yaşasın , ne var yan. Sokaklarımızın zenginliği bunlar. Pierre Loti "sokaklarında köpeklerin olmadığı bir İstanbul'u düşünemiyorum" demişti.

YARIN: RANT KAVGASI YAPANLAR DA VAR...