Ya çöz, ya istifa et!

|

Ya çöz, ya istifa et! A Ya çöz, ya istifa et!

Türkiye'de 35 ayrı sivil topluluktan oluşan bir platform, internetteki sansür girişimlerine karşı ortak bir açıklama yayımladı. Platform, gerekli adımlar atılmazsa ulaştırma bakanı ve konuyla ilgili iki yetkilinin istifasını istiyor.

Aralarında bazı dernekler ve internet sitelerinin de bulunduğu "İnternet'te Sansüre Karşı Ortak Platform", sansür amaçlı olarak kullanıldığını söylediği 5651 sayılı kanunun kaldırılmasını istiyor.

Platform geçen haftasonu İstanbul'da düzenlenen bir toplantı ile oluşturulmuştu.

Türkiye'de internet yasası olarak da bilinen kanun, ilgili kuruluşa belli durumlarda internet sitelerine erişimi engelleme imkanı tanıyor.

Bu konudaki yetkiyi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndaki (BTK) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Daire Başkanlığı kullanıyor.

İnternet'te Sansüre Karşı Ortak Platform, bugün yayınladığı deklarasyonda, internet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkının engellenemeyeceğini söylüyor.

Açıklamada "Sansür ülke ekonomisine de kabul edilemez bir bedel yüklemektedir" deniyor.

Platform, Türkiye'de yetkili makamların 3 Haziran'dan bu yana Google hizmetlerine "dolaylı sansür" uyguladığını da belirtiyor.

Bu durumun anayasaya ve hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu söyleyen platform BTK ve TİB tarafından alınan karar ve uygulamanın ölçüsüz ve tutarsız olduğunu savunuyor.

Ortak açıklamaya katılan sivil gruplar, erişim engelleme yönteminin hukuka aykırı içeriği engellemede yetersiz olduğunu da savunuyor.

Açıklamada engelleme kararlarının, hukuka aykırı olduğu iddia edilen içeriğin yanında, belli bir alan adı içinde bulunan milyonlarca diğer sayfaya da erişimi imkânsız kıldığı vurgulanıyor.

Platform, Türkiye'de mahkeme kararları ve idari engellemelerle 5000'den fazla internet sitesinin şu anda erişime kapalı olduğunu savunuyor.

Buna göre yüzlerce internet sitesi de ilgili yasanın kapsamı dışında engellendi.

5651 sayılı kanunun, çocukları zararlı içerikten korumak amacıyla hazırlandığını söyleyen sivil gruplar, uygulamanın bu amaca hizmet etmediğini ve farklı alanlarda sansürü beraberinde getirdiğini söylüyor.

Ortak platform, gerekli adımlar atılmazsa TİB İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, BTK Başkanı Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın istifa etmesi gerektiğini söylüyor.

İnternet'te Sansüre Karşı Ortak Platform'nun 10 maddeden oluşan deklarasyonun tam metni şöyle:

ERİŞİM HAKKI ENGELLENEMEZ
Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez


1-Internet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.

2- Türkiye’de bireylerin, kurumların, ve şirketlerin bilişim alt yapılarını istedikleri şekilde oluşturmaları ve istedikleri servislerden yararlanmaları engellenemez. Sansür ülke ekonomisine de kabul edilemez bir bedel yüklemektedir.

Hukuka Aykırı, Ölçüsüz ve Keyfi İdari İşlem Demokratik Hukuk Devletinde Kabul Edilemez

3-
3 Haziran 2010 tarihinden beri Google servislerine uygulanan dolaylı sansür Anayasa’ya ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır. BTK ve TİB tarafından alınan karar ve uygulama ölçüsüz ve tutarsız bir uygulamadır. Bu konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, idarenin böyle bir yetkisinin olmadığı vurgulanmıştır. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talebi ile Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 17.06.2010 tarihinde YouTube sitesine erişim sağlayan 44 IP adresini engelleme kararı daha önce yapılan işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olduğunu ispatlanmıştır.

4- 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2010 tarihinde verdiği ek karar, yetki sorununu çözmüş bulunmakla birlikte, kullanıcıların anayasal haklarını dikkate almadığı için yanlıştır ve en kısa sürede kaldırılması gerekir.

5651 KALDIRILMALI
Sansür Amaçlı Kullanılan 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır


5- Erişim engelleme hukuka aykırı içeriği engellemede yetersiz bir yöntemdir. Mevcut engelleme yöntem ve araçlarının hiçbiri hukuka aykırı olduğu veya çocuklar açısından uygun olmadığı iddia edilen içeriğe ulaşmayı engelleyecek etkili bir çözüm sunmamaktadır. Erişim engelleme ile iddia edilen suçu işleyenden ziyade tüm Internet kullanıcıları cezalandırılmaktadır. Eğer filtre kullanımı gerekli görülüyorsa, bu kullanım bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.

6- Ayrıca, engelleme kararları sadece hukuka aykırı olduğu iddia edilen içeriğe değil, bu sistemlerin tümünün çalıştığı tek bir alanın içeriğinde bulunan milyonlarca yasal sayfa ve dosyaya da erişimi imkânsız kılmaktadır. Bu nedenle, 5651 sayılı Kanun ve uygulaması, Anayasa’da öngörülen ve AİHM tarafından geliştirilen zorunluluk ve orantılılık testlerinin gereğini yerine getirememektedir.

7- 5651 Sayılı Kanunun uygulanması sansürle aynı kapıya çıkmaktadır. Türkiye’de mahkeme kararları ve idari engellemelerle 5000’den fazla web sitesi şu anda erişime kapatılmış bulunmaktadır. Yüzlerce web sitesi de 5651 Sayılı Kanun’un kapsamı dışında engellenmiştir. Mevcut rejimin taşıdığı esasa ve usule dair eksiklikler ifadeyi sansürleyen ve susturan bir yapı oluşturmuştur. Kanun ve uygulamasının etkileri geniştir, yalnızca ifade özgürlüğünü değil, özel yaşamın gizliliğini ve adil yargılanma hakkını da ihlâl etmektedir. Demokratik bir toplumda sansürün bu ölçüde yaygınlaşması kabul edilemez.

8- 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır. 5651 Sayılı Kanun, çocukları hukuka aykırı ve zararlı İnternet içeriğinden korumak amacıyla hazırlanmıştır. Fakat benimsenen engelleme politikası, hükümetin çocukları koruma amacının çok ötesine geçmektedir. Uygulamada yaygın olarak görünen sonuç, hukuka aykırı olmayan içeriğin ve 03 Haziran 2010’dan itibaren Google şirketinin Türkiye’den milyonlarca kişi tarafından kullanılan 40’a yakın servisine yetişkinlerin erişiminin ve bu servislerin kullanılmasının yasaklanması olmuştur.

İSTİFA ZORUNLU
Çocukların Zararlı İçerikten Korunması için Öngörülen Devlet Politikası Yetişkinleri Etkilememelidir

9- Hükümet, mevcut politikası yerine çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden korumak için yeni bir politikayı katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum, akademi, ve özel sektör) ile geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. İnternet düzenlemesine ilişkin yeni politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf, açık, katılımcı, ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.

10- Vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini korumak hükümetin ve idarenin asli görevidir. Bu güvencenin sağlanmaması halinde sorumluların istifa etmesi demokratik bir toplumun zorunlu sonucudur. Bu nedenle, yukarıda sayılan önlemleri en kısa sürede almamaları halinde gelişmelerden sorumlu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı Başkanı Sayın Osman Nihat Şen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın istifa etmesi acil bir zorunluluk haline gelecektir.

İNETD (internet teknolojileri derneği)
LKD (Linux Kullanıcıları Derneği)
Cyberrights.org
Netdaş
SansüreSansür
Korsan partisi oluşumu
Alternatif bilişim
Sansure karşı ekşi sözluk zirvesi
Sansüre karşı yürüyüş ve bobiler.org
Sansure yeter! kampanyası
Yeşiller korsan cephesi
Java Teknolojileri ve Programcıları Derneği
İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu
www.mmistanbul.com
ARI Hareketi
ve bireysel katılımcılar