Ya Üründül, ya Vuvuzela!

|

Ya Üründül, ya Vuvuzela! A Ya Üründül, ya Vuvuzela!

Güney Afrika 2010 Dünya Kupası başladığı günden bu yana, yeşil sahanın dışında kalan olaylarıyla konuşuluyor
 
Bundan tam bir yıl önce, yine Güney Afrika'da düzenlenen Konfederasyon Kupası ile tanıştığımız "yerel çalgı vuvuzela"nın şu güne dek hiç bir maçta kesilmeyen sesi gündemdeki yerini bırakmamacasına koruyor. Kupayı televizyonlarından takip edenler, yayıncılar, futbolcular ve teknik adamlar vuvuzelanın sivrisineği andıran vızıltısından duydukları rahatsızlığı her platformda ifade ediyorlar. Vuvuzelanın yasaklanması için, internet üzerinde bir çok kampanya başlatılmış durumda.
 
FIFA ise gelen tüm tepkilere karşın, vuvuzelanın stadlarda yasaklanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, Güney Afrikalıların futbol kültürüne herkesin saygı duyması gerektiğini açıkladı.
 
Turnuvayı Türkiye'den takip edenlerin tek sorunu vuvuzela vızıltısı değil. Yayıncı kuruluş TRT'nin yorumcu olarak görevlendirdiği Ömer Üründül'ün neredeyse hiç değişime uğramayan "klişe" yorumları da, izleyenlerden oldukça ağır eleştiriler alıyor.
 
Üründül'ün yaklaşık on yıldır, hiç bir turnuva, maç ayrımı yapmaksızın, aynı cümleler, artık ezberlenmiş benzetmelerle sürdürdüğü yorumculuğu, bir çok futbolseveri daha şimdiden çileden çıkarmış durumda. 
 
Vuvuzela sesi ile başlayan, Ömer Üründül yorumculuğuyla devam eden tartışmalar medyaya da sıçradı. 
 
Radikal Gazetesi Yazarı Bener Onar, 2009 yazında Uğur Vardan'ın yine Radikal'de yayınlanan yazısına atıf yaparak "Bundan tam bir yıl önce Konfederasyon Kupası sonrası bir köşe yazısında Uğur Vardan şöyle bir başlık atmıştı: ‘Vuvuzela’ya evet, Ömer Üründül’e hayır.’ Dünya Kupası’nın ilk düdüğüyle birlikte beklenen oldu. Bazı maçlarda vuvuzela kadar rahatsız edici bir unsur var: Ömer Üründül."  cümleleriyle başladı bugünkü yazısına.
 
Onar yazısında, sorunun bir Üründül sorunu olmadığını, TRT'nin yayıncı kuruluş olarak, kendisine gelen yoğun eleştirileri dikkate alması gerektiğini söylüyor. Ve ekliyor: "Temel sorun TRT’nin yorumcu olarak ısrarla Ömer beyi bizim karşımıza çıkarması. Sorun TRT’nin bu ülkenin vatandaşlarının kendilerine ait olmayan bir dilden maçları izlemek için harıl harıl internet siteleri aramasından rahatsız olmaması. Sorun bu ülkenin maddi imkanı olmayan çocuklarının şu mereti takip edecekleri tek ‘kutu’dan Türkiye dışına zihinlerini açamaması.
Bir rivayete göre çok zengin bir insan olan Ömer bey, TRT’den para almazmış. Masraflarını cebinden karşılarmış. Eğer bu duyum doğru değilse bu yorumları için kendisine bir bedel ödeniyor. Her iki ihtimalde de TRT’nin üst düzey yetkililerinin yapacakları farklı değil. Performans değerlendirmesi yapmlalılar. Bir yönetici çıkıp “Bu adam bizi temsil ediyor. En azından biraz eğitim verelim” demeli. En azından bu eforu sarf edeceksin. İşler ahbap-çavuş ilişkileriyle döndüğünü bu kadar gözümüze sokmayacaksın."
 
TRT'nin yayın anlayışını eleştiren tek isim Onar değil. Goal.com yazarı Onur Yazıcıoğlu da yayıncı kuruluşun izleyicileri ne maça ne de kupaya bir türlü ısındıramadığı görüşünde: "TRT’nin maç öncesi yayınları öylesine tekdüze, bu kadar cansız sorular ve klişe yorumlar eşliğinde TRT’de maça yaklaşıyoruz. Dünya Kupası’yla ilgili tüm detayları, Türkiye’ye göre dış kaynaklardan alıyoruz. Ömer Üründül’ün Meksika kalecisi Oscar Perez’i, Ömer Çatkıç’a benzeterek maç yayını esnasında Antalya’ya selam göndermesi nefisti gerçekten. " 
 
Görünen o ki, ne FIFA ne de yayıncı kamu kuruluşu TRT, geri adım atmayacak, 2010 Güney Afrika Dünya Kupası da, maçları, golleri ve yeşil sahada yaşanacak unutulmaz olaylarıyla değil, kulaklarımızda hiç durmadan çalınan iki farklı sesle hatırlanacak.