Kim bu Ömer Üründül?

|

Kim bu Ömer Üründül? A Kim bu Ömer Üründül?

Ömer Üründül
 
Ömer Üründül’ü, TRT’nin amortismanı sıfırlanmış spor yorumcusunu yazının sonuna saklamak istiyorum.
 
1966 Dünya Kupası başlıyor.
 
11 yaşında çocuğum.
 
2 katlı ahşap evimizde maç saatleri, lambalı Vega marka radyomuz gümbür gümbür.
 
Babamla ben Brezilyalıyız.
 
Dayımın oğlu ise Batı Alman.
 
İlk turda Brezilya’nın elenmesi, Batı Almanya’nın final oynaması.
 
Üzülüyorum, ama her Dünya Kupası’nda da Brezilya’lıyım artık. Güney Kore’deki Dünya Kupası’nda 3. olduğumuz kupa hariç.
 
1974 Dünya Kupasını ise bu kez bu kez televizyondan Yenikapı’da Hollandalı turistlerle izliyoruz.
 
Kömürlük’te.
 
Denizlerin çıktığı kır kahvesinde.
 
Şimdi balık lokantası olmuş.
 
2010’da ise çok farklı idi içimdeki duygular.
 
Latin Amerika’da “sol dalga”nın yükselişi.
 
“Futbolun sadece futbol olmadığı” gerçeği.
 
Yürekten arzuladığımız ise Latinlerin 2010 Dünya Kupası’nda başarıları idi.
 
Honduras, Brezilya, Arjantin, Paraguay peş peşe veda ettiler kupaya.
 
Hele Paraguay, eski sömürgecilerine yenilince “Hüzünlü bir aşk şarkısıydı Paraguay” adlı Lily Tuck’ın 1850 yılları Paraguay’ını resmeden kitabı geldi aklıma.
 
Aldım elime uzun süre karıştırdım, unuttuğum bölümleri tekrar anımsamak için ya da bilincimin o an Paraguay’dan kopmak istememesiydi davranışımın açıklaması.
 
Şimdi Tupamara’larla,  “Mujica” ile, Uruguay’la gururlanıyoruz.
 
Bazı okuyucular şunu düşünebilir, bu kadar kategorize etmenin anlamı var mı? Futbol kitlelerin afyonudur vs. gibi değerlendirmeler yapabilirler.
 
Hatta önemli ölçüde doğrudur da.
 
Hatta Salazar’ın 3F’sini örnek gösterebilirler.
 
Ama hangi aklı başında insan Gana-Amerika maçında taraf tutmadı?
 
Hormonlu Yankilerle Kara Afrika’nın kara çocuklarının mücadelesinde fena halde GANA’lı değil miydik?
 
Ya da Kuzey Kore iyi oynadığı maçta Portekiz’e 7-0 yenilirken yeter artık demedik mi?
 
Biz taraftık…
 
Peki ya tarafsız olması gerekenler öyle mi davrandılar?
 
Örneğin ve de en başta;
 
Ömer Üründül…
 
Ömer Üründül kimdir isterseniz kendisini biraz tanıyalım.
 
Hazret Burger King Türkiye’nin yüzde 30 ortağı, babadan kalma Ata İnşaat’ın “hani şu Keban Barajını yapan” yönetim kurulu üyesi.
 
Seçilmişlerin gittiği Şişli Terakki Lisesi Mezunu…
 
Yani mutlu azınlıktan.
 
Burger’dan 3 hamburger yiyen yurttaş 1/3 oranında abiye para kazandırıyor.
 
Delikanlı da ha…
 
1980 anarşik olayları için “anarşik olaylar tabi kendi deyimi”, yorumu şu: “Okmeydanı’na kimse giremezdi ama ben gider tahsilatımı yapardım arkadaş”
 
Evet,
 
Ailenin tek çocuğu.
 
Dedesi Padişah Sultan Reşat’ın muhafızı.
 
Torun ise sistemin muhafazası için elinden geleni yapıyor.
 
Biz TV başındaki izleyiciler nasıl fena halde Ganalı isek o da fena halde Yankilerin yanında.
 
Tim’i, John’u, George’u anlata anlata bitiremiyor.
 
Brezilya-Hollanda maçında açıkça Portakallardan yana tabi.
 
Arjantin-Almanya ve Paraguay-İspanya maçında da tarafının tahmin etmek zor değil.
 
Ama yorumcu bu zat…
 
Tarafsız yorumcu(!)
 
Kalbi, beyni metropollerden yana, Amerika’nın kaybetmesine üzülüyor.
 
Belli, sesi titriyor.
 
Hollanda 2. golünü Brezilya’ya attığı zaman bir “portakal” taraftarı gibi mübarek.
 
Tarafsız TRT’nin tarafsız maç yorumcusu da böyle olur.
 
Bir röportajında “Hep iyi otellerde kalırım”, “Hep en iyi yerden maç izlerim” diyor.
 
Ha, TRT’den maç yorumları için ücret almıyormuş.
 
Bir de al bari.
 
Senin seyrettiğin yerlerden, rezerve yerlerden ben de maç izleyeyim bir iki kelime edeyim.
 
Vallahi söz hem de para almam.
 
Final maçının bileti kaç Euro Ömer Üründül?
 
Şimdi bizimki de soru mu yani?
 
Burger King Türkiye’nin sahibine “bilet kaç para” diye soruyoruz.
 
2014’de Ömer Üründül’ün maç yorumlamadığı bir Dünya Kupası dileğiyle.
 
MEHMET SÜHA ALPARSLAN