Sanata ve sanatçılarımıza sonuna kadar sahip çıkacağız!

|

Sanata ve sanatçılarımıza sonuna kadar sahip çıkacağız! A Sanata ve sanatçılarımıza sonuna kadar sahip çıkacağız!

KÜLTÜR SANAT-SEN GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU

Hatırlanacağı gibi, 8 Nisan Cuma akşamı Ankara Büyük Tiyatro’da sahnelenen ‘Genç Osman’ adlı oyun sırasında tiyatro oyuncusu Tolga Tuncer’in oyun gereği daha önceki oyunlarda da sergilediği performans sırasında söylediği bazı sözler üzerine başbakanın kızı Sümeyye Erdoğan oyunu terk etti. Oyun gereği sözlenen sözleri kendisine karşı bir tavır gibi algılayıp “başörtümden rahatsız oldular” gibi buram buram siyasi mesaj içeren sözlerin ardından Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü olayla ilgili soruşturma başlattı.

Tiyatro oyuncusunun seyirciyle interaktif bir ilişki içinde sergilediği bir performans üzerinden Başbakan’ın kızı Sümeyye Erdoğan başta olmak üzere, Devlet Tiyatrolarının ve son olarak Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın tavrı, ülkemizde son yıllarda yükselen sanat ve sanatçı düşmanı yaklaşımlara yenilerini ekledi. Oyun gereği sergilenen bir performans nedeniyle tiyatro oyuncusu Tolga Tuncer hakkında sanki yanlış bir şey yapmış gibi sözler söylenmesi ve soruşturma açılması, bugüne kadar çeşitli alanlarda karşımıza çıkan ‘tahammülsüzlüğün’ geldiği en son noktayı göstermektedir.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın katıldığı bir televizyon programında devlet tiyatroları ile ilgili olarak söyledikleri ise asıl amacın başka olduğunu gösterdi. Günay’a göre “devlet, tiyatroları daha fazla taşımak zorunda değildir”. Sayın Bakan devlet tiyatrolarının bütünüyle özel kurumlara terk edilmesini, buralara harcanan cari giderlerin sivil toplumun faaliyetlerine destek amaçlı verilmesini öneriyor.

Sümeyye Erdoğan’ın tamamen kişisel ve bol bol mesaj kokan ifadeleri üzerinden devlet tiyatrolarına yönelik bir ‘operasyon’ başlatılmış olması bize göre asla tesadüf değildir. Yıllar içinde kamuya ait kurumların adım adım özelleştirilmesi gibi, kamu hizmetlerinin birer birer ticarileştirilerek piyasa ilişkileri içine çekilmesi gibi; sanat ve sanat kurumlarımız, tiyatrolarımız hızlı bir ticarileştirme ve özelleştirme kuşatması ile karşı karşıya. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın sözleri bu görüşümüzü doğruluyor.

Toplumların değerlerini yaratan sanat üreticilerini, sanatçıları baskılayan, sanat yapıtlarını yasaklamak isteyen, müze ve ören yerleri sermayenin talanına açmakla övünenlerin, tiyatrolarımızı ve tiyatro sanatçılarını yük olarak görüp, özel sektöre devretme hesapları yapması şaşırtıcı değildir.

Yıllardır ödenekli sanat kurumlarımızdan birisi olan devlet tiyatrolarımıza yapılan kamu desteğini giderek azalmaktadır. Devlet tiyatrolarının verdiği hizmet niteliksizleşmekte, yasal açıdan korunmasız bırakılmakta, pek çok iş angarya haline getirilmektedir. Ülkemizde sanatkârlarımıza performans değerlendirmesini dayatan, ilke ve kurallarla değil teamüllerle yönetilen mevcut bürokratik yapıyla kültür ve sanatı karanlık bir geleceğin beklediği bellidir.

Tarih boyunca pek çok örnekte de görüldüğü gibi, günümüzde de sanat kurumlarımız ve bu kurumlarda fedakârca çalışan sanatçılarımız egemenlerin istediği gibi davranmadıkları için hedef haline getirilebilmektedir. Bugün yapılmak istenen, tamamen izleyicinin kişisel kaprislerinden kaynaklanan bir olay üzerinden devlet tiyatrolarının özelleştirilmesini gündeme getirecek kadar ileri gidilebilmiş olmasıdır.

Kültür Sanat Sen olarak, hangi gerekçeyle olursa olsun sanata ve sanatçılarımızı hedef alan her türlü girişime karşı durmayı bir görev sayıyoruz. İçine çekilmeye çalışıldığımız karanlığa karşı ortak mücadele ederek en temel değerlerimize ve tiyatrolarımıza yönelen saldırılara karşı tüm kültür ve sanat emekçilerini birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.