Güney Amerika’da sol dalga

|

Güney Amerika’da sol dalga A Güney Amerika’da sol dalga

Neoliberal ekonomik politikaların vurduğu Batı Avrupa ülkelerinde 'sol tandanslı' yönetimler birer birer iktidarlarını liberal-muhafazakâr sağ ittifaklara kaptırırken, Güney Amerika’da ise rüzgâr tersten esiyor. Atlantik okyanusunun öte yakasında son olarak Peru’da da iktidar sol güçlerin eline geçti.

Toplumsal ve siyasi dinamikler açısından sola her zaman daha bir meyleden Güney Amerika’da, son 10-12 iki yıl içerisinde birer birer iktidara gelen ABD karşıtı solcu hükümetler, dünyanın bütün dikkatlerini bir kez daha bölgeye çekmeyi başardı!

Geçtiğimiz aylarda iktidarın el değiştirdiği Şili ve Kolombiya’yı dışarıda tutarsak Güney Amerika’nın tamamında sol-sosyalist-sosyal demokrat hükümetler işbaşında. Tabii bu arada Brezilya ile Venezuela arasına sıkışmış olan küçük üç Guyana ülkesini de dışarıda tutmak gerek.

Kıta genelindeki sol dalga furyası 1998’de Hugo Chavez’in işbaşına geldiği Venezuela ile başladı. Venezuela’yı takiben, Brezilya, Arjantin, Uruguay, Bolivya, Ekvator, Paraguay’da sol eğilimli partiler iktidara geldi. Bu iktidarlara Küba, Guatemela, Nikaragua, El Salvador gibi diğer 'Latin' Amerika ülkelerini de eklemeliyiz.

SOLCU LİDERLER KUŞAĞI MEYDAN OKUYOR

İktidarlar ardı ardına solun çeşitli renklerini temsil eden yönetimlere geçerken, 'güney' ya da emperyalistlerin isimlendirdiği şekliyle 'Latin' Amerika’da ABD karşıtı söylem ve duruş giderek yaygınlaşıyor.

'Sosyalist' ya da 'sol' etiketli bu önderliklerin bir kesimi zamanla daha da ılımlılaşırken, bir kısmı ise 'anti-emperyalist', 'sosyalist' çizgilerini ısrarla sürdürüyor.

Aralarındaki farklılıklar bir yana, kıta genelinde 'sol' sosyalist yerli iktidarların kurulması, Latin Amerika’nın siyasi haritasını büyük ölçüde değiştirdi.

Lliberal sağcı yönetimlerin ve oligarkların ardı ardına devrilmesinin ardından yönetimleri demokratik yollarla devralan yeni dönem solcu liderler kuşağı hem söylemleri hem de icraatlarıyla Washington’un başını bir hayli ağrıtıyorlar!

Fidel ve Raul Castro kardeşleri bir kenara ayırırsak Venezuela’dan Hugo Chavez, Bolivya'dan Evo Morales, Ekvador’dan Rafael Correa, Paraguay’dan Fernando Lugo, Brezilya’dan Dilma Rouseff, Uruguay’dan Jose Mujito, Nikaragua’dan Daniel Ortega ve son olarak Peru’dan Otala Humala bu yeni dönem solcu liderler kuşağının ön plana çıkan isimleri olarak göze çarpıyorlar.

ABD karşıtı duruş özellikle de Chavez-Morales-Fidel özelinde simgeleşmiş durumda!

Bu iktidarların ortak özellikleri arasında yoksulluk, açlık, ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı, doğal kaynakların tahribi gibi konulara çözüm getirmek, katılımcı demokrasi sağlamak, gerektiğinde referandumlarla halka başvurmak ve bir şekilde anti emperyalist söylem bulunuyor.

Peru’nun yeni devlet başkanı Ollanda Humala’nın geçen pazar günü görevi devralmasından sonra, kıtanın güneyinde billurlaşan 'sol eğilimi' iktidarlar ve ülkeler şunlar:

PERU: Yeni Chavez Humala

Peru Gama 'Peru kazanıyor' sol ittifakı 5 Haziran 2011’deki seçimde yerli kökenli eski bir subay Ollanta Humala ile zafere ulaştı. Humala’nın ikinci bir Chavez olması bekleniyor. Sol ittifakın adayı olan Humala radikal bir anti-kapitalist ve emperyalist söyleme sahip.

URUGUAY: Tupamarolar liderleri Mujita ile iktidarda

29 Kasım 2009’daki seçimde Uruguay’da devlet başkanlığına sol ittifak Geniş cephe’nin (FA) adayı eski  gerilla lideri Jose Mujica seçildi. Yeraltında faaliyet gösteren Tupamaros Ulusal Kurtuluş Hareketi (MLN) kurucularındandı. 15 yılını tek başına bir hücrede geçiren ve işkenceye uğrayan 76 yaşındaki Mujica, Geniş Cephe'nin parçası olarak Halk Katılım Hareketi'ni (MPP) kurdu.

NİKARAGUA: Sandinistler yine yeniden işbaşında

Sandinist Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSLN) ve uzun süredir liderliğini yapan Daniel Ortega, 5 Kasım 2006’daki seçimlerde devrimle ele geçirdikleri, daha sonra bir genel seçimle kaybettikleri iktidarı bu sefer 'demokratik' bir yolla yeniden kazandılar. 'Sandinistlerin dönüşü' Latin Amerika'daki sol dalga için büyük bir öneme sahipti. 1979'da Sandinistlerin önderliğindeki halk hareketi Samoza diktatörlüğünü ve onun arkasında olan ABD destekli kapitalist ve toprak ağaları rejimini yerle bir etti. 1990’a kadar 11 yıl Sandinistler iktidardaydılar.

EL SALVADOR: Farabundo Marti Ulusal Kurtuluş Cephesi geri döndü!

Farabundo Marti Ulusal Kurtuluş Cephesi (FMLN) 18 Ocak 2009’daki seçimden kazanarak işbaşına geldi. FMLN’nin adayı Mauricio Funes aynı yılın 15 Mart’ında Devlet Başkanlığı’na seçildi. Funes FMLN'nin gerilla mücadelesine katılmamış şehirli aydın kadrosundan geliyor.

BREZİLYA: Eski bir kadın gerilla devletin tepesinde

İşçi Partisi 2002’de oyların yüzde 61’ini alan sendika kökenli solcu lider Luis Inacio Lula da Silva ile iktidara geldi. İki dönem işbaşında kalan Lula geçen ekimdeki seçimlerde yerini eski bir gerilla komutanı olan Dilma Rousseff’e bıraktı.

VENEZUELA: '21. yüzyıl sosyalizmi'nin peşinde

Devlet başkanlığı süresince bir darbe girişimi, bir ulusal grev ve aleyhine sonuçlanan bir referandum atlatarak siyasi arenada kalmayı başaran solcu lider Hugo Chavez, 1999’dan bu yana aralıksız olarak işbaşında. Chavez kıtada ABD emperyalizminin baş düşmanı konumunda bulunuyor. Devlet başkanlığına seçildiğinden beri, ABD karşıtı söylemini koruyor ve bu ülkeye emperyalist emelleri olduğu gerekçesiyle sert eleştiriler yöneltiyor. ABD, Chavez’e, Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro ile olan dostluğu sebebiyle de sıcak bakmıyor.

BOLİVYA: Yerli kökenli Evo ABD’nin belalısı

Adını Simon Bolivar’dan alan Bolivya’nın yerli kökenli ilk lideri olan Evo Morales, Sosyalist Hareket Partisi’nin (MAS) lideri. Koka yaprağı yetiştiren köylülerin hareketi olarak bilinen 'cocalero' hareketinin de önderliğini üstlenen Morales, 2005’te yönetimi devraldı. Yerli halklara 500 yıldır uygulanan baskı politikalarını giderme sözü veren Morales, Chavez’in yakın müttefiklerinden. Morales, ülkenin geniş doğal gaz kaynaklarını kamulaştırma politikası izliyor. Morales’in ayrıca, okullarda yerli dillerinin öğretilmesi ve din reformu gibi radikal sosyal açılımları da bulunuyor.

EKVADOR: Batı eğitimli ABD karşıtı solcu lider

2006 yılında yapılan seçimlerde eski Ekonomi Bakanı Rafael Correa devlet başkanlığı koltuğuna oturdu. IMF’ye, ABD’ye ve serbest piyasa ekonomisine karşıtlığıyla bilinen Correa, Latin Amerika’nın Washington’u dengeleyecek bir güç olarak ortaya çıkmasını dilediğini açıkça dillendiriyor. Correa iktidardaki partisi Ülke İttifakı Hareketi (AP) ile toplumsal ve siyasal dönüşüm için seferberlik ilan etmiş durumda.

PARAGUAY: Solcu rahip ve 'kurtuluş teorisi'

Kıtanın en muhafazakâr ülkelerinden olan Paraguay’da eski bir rahip olan Fernando Lugo sekiz küçük sol partinin oluşturduğu 'Değişim için Yurtsever İttifak' grubunun adayı olarak 2008’de seçildi. Bu gruba, partilerin yanında sendikalar ve köylü hareketleri de destek verdi. Colorado Partisi’nin 60 yıllık iktidarına son vererek başkanlık koltuğuna oturan Lugo, komşuları Uruguay ve Brezilya gibi sol bileşenlerin önemli bir parçası. Kıtaya özgü sol ideoloji ve Hıristiyanlık arasında paralellikler çizen 'Kurtuluş Teorisi'nin savunucusu.

KÜBA: Castro kardeşler sosyalizmin yılmayan sesi

Küba, yalnızca Karayipler ve Latin Amerika’da değil Dünya’da da anti-emperyalist duruş ve direnişin bir simgesi durumunda. 1959’dan bu yana ülkede sosyalist bir yönetim bulunuyor. Küba Komünist Partisi iktidarı Fidel Castro’nun ardından Raul Castro tarafından temsil ediliyor.

ARJANTİN: Peronist kadın lider zayıf halka

Merkez sol Cristina Fernandez Kirchner bölgedeki sol iktidarların belki de en zayıf halkasını oluşturuyor. Eşinin ardından iki yıl önce yönetime gelen Kirchner 'Peronist' söyleme sahip ve popülist politikalar yürütüyor.

GUATEMALA: Yarım yüzyıl sonra iktidar sola geçti

21 Kasım 2007’deki seçimi kazanarak 15 Ocak 2008’de yönetimi devralan Alvaro Colom yaklaşık 50 yıl sonra iktidara gelen ilk solcu devlet başkanı oldu. Colom, Latin birliğinin sıkı bir savunucusu ve halkın yarısından fazlasının Kızılderili olduğu Guatemala’da 1954’te CIA tarafından düzenlenen bir darbe ile iktidardan uzaklaştırılan Jacabo Arbenz’in ardından ilk solcu devlet başkanı olarak tarihe geçti. Maya ağırlıklı bir ulusal birlik hükümeti kuran Colom stratejik sektörlerin kamulaştırılmasını savunuyor.


İBRAHİM VARLI
ibrahimvarli@birgun.net