Hippi Perihan’ın aşırı acıklı hikâyesi

|

Hippi Perihan’ın aşırı acıklı hikâyesi A Hippi Perihan’ın aşırı acıklı hikâyesi

“Dürüst, Tarafsız, Ahlaksız Haber” veren Zaytung bu ülkede hiç de temelsiz değildir

FİLİZ YAVUZ

Size az sonra anlatacağım, Hippi Perihan’ın yer yer aşırı acıklı hikâyesi, yer yer korku filmi tadında yeniden dirilip nasıl hostes olduğunun inanılmaz macerasıdır Sayın Okur. Daha doğrusu bu maceranın 1970’lerin gazetelerindeki yansıması, Türkiye basınındaki “hippi” algısı ve dahi asparagas kültürüdür.
Kimdir bu Hippi Perihan, diye sorarsanız cevabı, 13 Ocak 1970 tarihli Hürriyet Gazetesi’nin, insana başlığını hafif tebessüm eşliğinde en az iki defa okutturan “Hippi Perihan’ı, hippiler toprağa verdi: Mezarı başında Kur’anla İncil beraber okundu” haberinde gizlidir.
Bu habere göre Hippi Perihan, “İzmir’de doğdu. Şehrin ücra köşelerinde ufacık bir evde büyüdü. İstanbul’da beşinci sınıf bir otel odasında, on dokuz yaşında öldü. Ve Silivrikapı mezarlığında ‘Hippi Kraliçesi’ olarak gömüldü. Türk kızı Perihan Yücel’den söz ediyoruz… Ona ‘çiçek kız’ da diyorlardı. Çiçek gibiydi. Güzeldi. Ne var ki çiçeğe ölümünden sonra kavuşabildi.”

“PERİHAN’CIK BUZ GİBİ TAŞLARIN ÜSTÜNDE”
Haberde, Hippi Perihan’ın nasıl öldüğü, hangi otelde ve kim tarafından bulunduğu gibi detayları aramak beyhude, 5N1K ne ola ki? Perihan’a çiçek kız da dendiği için mi “çiçek gibiydi” benzetmesinin yapıldığını, yoksa Perihan “çiçek gibi” olduğu için mi kendisine çiçek kız dediği de muamma. Tabi  “hippi kraliçesi”nin ne demek olduğu da... ama haberin devamında önemli bilgiler gizli: “İstanbul’daki yüze yakın yerli ve yabancı hippi, bir hafta önce ölen arkadaşları Perihan’ı ilkin Morg Müdürlüğünden almış Kozlu Mezarlığındaki gusülhaneye götürmüşlerdi. Perihan’cık iki gecesini buz gibi taşların üzerinde geçirmiş, belki de aylardan beri ilk defa dün yıkanıp paklandıktan sonra Merkezefendi Camii avlusu musalla taşına konmuştu…”

İŞTE EN ÖNEMLİ BİLGİ!
Buradan Perihan’ın bir hafta önce öldüğünü ama en önemlisi de bir aydan beri yıkanmamış olma
İhtimalinin olduğunu öğreniyoruz. Hippi ya. Yıkanmaz, pistir ve kokar. ‘Zavallı’ anlamındaki ‘-cık’ ekini Perihan’ın dibine ekleyivermişler, zira hippiysen acınacak duruma düşersin, bırak genç yaşta ölmeyi cesedin bile buz gibi taşlar üzerinde kalıverir öyle. Yaa.

“HİPPİ KIZLAR TİTREŞİYORDU”
Ölümün hüzün demek olduğu birden aklına gelmiş ve devrik cümlelerle habere bir tutam hüzün katmak istemiş muhabir: “Kanadalısından Endonezyalısına kadar çeşit-çeşit, renk-renk hippiler bekleşiyordu caminin önünde. Ayrı ayrı dinlerden insanlardı bunlar. Fakat ölen arkadaşlarına son görevlerini yapabilmek için sabırsızlıkla bekleşiyorlardı. Kuru bir soğuk vardı. Pöstekilere sarılı hippi kızlar zaman zaman titreşiyordu.”

FOTOĞRAF UÇAR YAZI KALIR

Haberin fotoğrafları ve fotoğraf altı yazıları daha da bilgilendirici. Perihan’la ilgili pek de bir şey anlatmayan haberin, mezar başında 6 “hippi”yi gösteren bir fotoğrafının altında hayati bir bilgi var: İmam’ın adı Mustafa Taşova’ymış meğer! Habercilik budur! Şöyle diyor fotoğraf altı yazısı: “İmam Mustafa Taşova, görevini tamamlayıp, mezar başından ayrıldıktan sonra hippi gençlerden biri İncil çıkartmış ve okumuştur.” Fotoğraf altı burada bitmedi. Fotoğrafı görenler ya fotoğrafta bu hippilerin ne yaptığını tam olarak idrak edemezse ya da “Yahu bu editör, bu fotoğrafı bu sayfaya niye koymuş ola ki?” diye düşünürse diye şu cümleyi de yazıvermişler: “Yukarıdaki fotoğraf, İncil okuyan hippiyi göstermektedir.”

“DOKUNULSA AĞLAYACAK HALLERİ VARDI”
Fotoaltı 2: “Hippiler ölen Türk arkadaşlarına son görevlerini yapmış, Müslüman usullerine göre mezara kürekle toprak atmışlardır.”
Hippi de olsa Perihan, “Türk”tü ne de olsa ve başında ‘çeşit çeşit milletten hippi’ İncil okumuş olsa bile Perihan, Müslüman usullere göre gömüldü, içiniz rahat olsun, aklınıza başka bi’şey gelmesin!
Fotoaltı 3: “Hippiler üzgündü. Dokunulsa ağlayacak halleri vardı. Anneleri veya ablaları ölmüş, öksüz çocuklar gibiydiler. Fotoğraf, üzgün hippileri gösteriyor”
Ablası ölmüş çocuğa öksüz mü denir sahi?
Fotoaltı 4: “İstanbul’daki çeşitli dine mensup hippiler ölen arkadaşlarının mezarlarına avuçiçiyle toprak atmış, ‘Allah tektir, günahlarını affetsin’ demişlerdir.”
Son derece barışçıl bir fotoğraf altı. Ne de olsa hem Kuran hem İncil okundu, o halde “tek”lik meselesinde de anlaşıldı.

PERİHAN ÖLMEMİŞ!

Aa o da ne! 10 Şubat 1973 tarihli Hürriyet müjdeliyor: “Sultanahmet’in hippi Perihan’ı Almanya’da hostes olup çıktı.” Meğer Perihan ölmemiş! Zaten Perihan’ın soyadı da Yücel değil, Ferah’mış ve pasaportuna ‘işçi’ damgasını vurdurarak 1970 yılında Almanya’ya gitmiş. Habere göre “eskiden karnını doyuracak ve otobüse binecek para bulamayan Perihan’ın şimdi İngiliz malı bir spor arabası, Hamburg’da ise kendi zevkine göre döşenmiş bir dairesi var”mış. Hatta insanlar kendisine “Tina” diye sesleniyormuş.
Demem o ki; “Dürüst, Tarafsız, Ahlaksız Haber” veren Zaytung bu ülkede hiç de temelsiz değildir Sayın  Okur.
NOT: Hippi Perihan’ın maceralarının tamamıma http://gecmisgazete.com adresinde, ‘Hippi Perihan’ı arayarak ulaşabilirsiniz.

***

Günaydın: Hippilik hastalığı


Hippi Perihan’la ilgili ilk haber “Bir mikrop temizlendi” başlığıyla kendine 9 Ocak 1970’te Günaydın’da yer bulmuş: “Uyuşturucu madde kullanmaktan tutun da insanın aklına gelebilecek en kötü şey ne varsa hepsini bir bir yapmaktan kendini alıkoymayan tipteki Perihan...” Sanırım yorum yapmak için kelimeleri tükettiğimiz noktadayız. Bu sebeple devam etsin haber: “ Yücel’in her şeyi babası olan aziz Yücel ölüm haberi karşısında bayağı irkilmiştir. Elleri titremeye başlamıştır. Kesik kesik konuşmuş hatta bir ara gözlerini bir noktaya dikerek nerede ise ağlayacak duruma gelmiştir. Güçlükle kendini ‘Hippilik miymiş neymiş. O pis, uğursuz hastalığa tutulmuştu. Aklınca hür olarak yaşayacakmış. Ne biçim yaşayış, ne biçim anlayıştır. Bilemem tek söyleyeceğim şey, su testisi su yolunda kırılır.”
“Su testisi su yolunda kırılır” cümlesini daha iki yıl önce bir kez daha duymuştuk, değil mi?