Karık dediğin nedir ki?

|

Karık dediğin nedir ki? A Karık dediğin nedir ki?

BARIŞ İNCE

Toprak dediğin nedir ki? Bazen “yüzünü yırtarsın tırnağınla elinle” bazen yıldız ekersin yumruğun ile… Ektiğin yıldız duvarda biter, gökte biter, kurşunda biter, toprak bakar sana umut ile… Ama çok uzun ise yeşilleri, yolları bitmezse gidilmekle yani, yoldaş ister, dayanışma ister, yolcu ister hasret ile… Toprağı ekemezse köylü, yalnızsa karık başında, devrimci gençleri özler ve onu yaşatır bugününde. Büyükkayalı Köyü’nden bir köylü: “Herkes kendi tarlasında 3 kişi çalışıyor ama başa çıkamıyordu. Dik dik bitmiyor. Devrimciler dışarıdan geliyorlardı yardıma bize, biz neden yardımlaşmayalım dedik. 15 kişi gelince bir dönüm dikiliyor. 12 ayrı komün kuruldu. İnsanların hepsi bundan memnundu. Bu gelenekler bitmedi bizde… Bitmez de… Sürer yine….”


Faşist dediğin nedir ki? “Kiminin ırzına, kiminin parasına, malına tecavüz eden mikrop, pislik insanlardı” Uşaklı bir köylüye göre… İpleri başkasının elinde, güzel olan, halktan olan her şeye düşman, dostunu arkadaşını yoldaşını gözünün önünde vurandır sana göre de. Farklı telafuz ettin belki ama aynı şeyi dedin nihayetinde... O yüzden birleştin Direniş Komitesi’nde. Direnişi toplumsallaştırmak, o faşistten intikamı hep birlikte almak. Tıpkı düşlediğimiz günlerdeki gibi acıyı da güzelliği de paylaşarak… Yarını bugünden kurarak, bir Devrimci Yol güzellemesi yaratarak: “Fuat'ın arabasına taş atmışlardı. Fuat çıktı karşılarına, ‘hangi … çocuğu attı bunu’ dedi, Fuat eve silah almaya gitti. Silahını vermedi ailesi. Fuat'ın nişanlısı Gülsüm ve kayınbiraderi Cemil Fuat'a yardıma koştu. Kalabalığı gören faşist basıyordu kurşunu. Karşıdan gelen kadın, kız, çoluk, çocuk herkesi vurdu. 7 kişi vuruldu. …Sabaha kadar Uşak'tan, dışarıdan birçok devrimci geldi, sabaha kadar cenazelerin başında beklediler. Cenazeleri binlerce kişi devrim marşlarıyla kaldırdı. O gün bugündür burası devrimci köydür.”
İşkence, dayak nedir ki? Bir ay önce şarkılar söylediğin, zeybek oynadığın, güldüğün, konuştuğun, top oynadığın yerde karakol kurulmuşsa, orada daha sonra dayak yiyen 14 yaşında köylü çocuğu, “kaçan topları toplamak bile benim için gururdu” diyorsa, bir diğeri “Her ne yaşanmışsa acı tatlı bugünlerden çok daha iyiydi, işkencesi de dahil” diyorsa, “O günler özlenmez olur mu, biz halkımız için uğraşmışız, halkımızı severek çalışmışız” diyorsa öteki… Onun karanlığı sana sökmüyorsa yani… Gözündeki yara nedir ki?


Marksizm Leninizm nedir ki? Okuduğun kitapların havasını arkadaşlarına atmak yerine gidiyorsan bir bağ evine, söylüyorsan sakallılardan birkaç kelime… Köylü kızı Ayşe şaşkın… bakıyorsa öylesine yüzüne… İlkokul mezunu, her gün bekliyorsa seni biraz da korku ile: “Marksistten, Leninden bir şeyler anlatılıyordu. Biz ‘Marksist Lenin’ nereden biliriz. Köyde çalışan insanlarız. ‘Marksist Lenin’ kimdir bilmiyordum ki. Bize ağır ağır sorular soruyordu. Ben ilkokulu zor bitirmişim. Ali gelecek bize seminer verecek diye yüreğimiz buradan kopuyordu. Korkuyorduk bilmiyoruz, tarlada çalışıyoruz, ‘Marksist Lenin’ öğrenmeye zaman mı var acaba?” İşte köylü kızı böyle dese de sana, sen çabanı gösterirken, zamanını verirken o kıza, o toprağı ekerken yani, ‘Marksist Lenin’ o karığın başındaydı ve yanındaydı aslında.
Karık dediğin nedir ki? Bir film var dediler, adı Karık dediler. İçinde “dayanışma var” dediler, “bizimkiler var” dediler, “mücadele var” dediler, “Marksist Lenin var” dediler, “yıldız yumruk var” dediler. Ama biz karık nedir bilemedik. “O nasıl isim” dedik. Fakat biz de bir şeyleri bildik. Dayanışmayı bildik, mücadeleyi bildik. Barikata yüklendik, kol kola girmeyi bildik, dostlukları bildik. “Marksist Lenin”i de az buçuk bildik. Ama biz yıldız yumruğu pek iyi bildik. O kerpiç eve çizilmiş resmi alnımızın akı belledik. Hatice anayı, bildik, Cemil’i bildik. Çam ağaçlarını o köye dikenleri bildik, o ağabeyleri bildik, ablaları bildik. Direniş komitelerini bildik, sıradan ve sahiciliği bildik, yolları bildik yolculukları bildik, bitmediğini ve bitmeyeceğini bildik…


Şimdi düşününce… Aslında biz ‘karık’ı da bildik.     
(TAKSAV Sine-Yol Kolektifinin çektiği, Uşak Büyükkayalı Köyü’nde yaratılan o güzel değerleri anlatılan Karık filmi, İzmir ve Ankara’dan sonra 20 Mart’ta İstanbul’da Şişli Kent Sineması’nda. Büyükkayalı deneyimini yaratanlara saygıyla… )