Kwame Nkrumah ya da Afrika’da özgürlük ve sınıf mücadelesi

|

 Kwame Nkrumah ya da Afrika’da özgürlük ve sınıf mücadelesi A  Kwame Nkrumah ya da Afrika’da özgürlük ve sınıf mücadelesi

M. UTKU ŞENTÜRK

Kwame Nkrumah, Gana’nın ilk başbakanı ve ilk devlet başkanı. Afrika Birliği Örgütü’nün fikir öncüsü ve örgütün 3. Başkanı. 20. Yüzyıl’ın en etkili Pan-Afrikanist savunucusu, yılmaz bir kapitalizm karşıtı ve devrimciydi. O da tıpkı yakın zamanda kaybettiğimiz Hugo Chavez gibi ülkesinin bağımsızlığı ve emekçilerin iktidarı için mücadele etmişti. Ve tıpkı Chavez gibi bu mücadelesinde önemli zaferler kazanırken birden bire kansere yakalanarak ( ya da Emperyalist bir komplo ile kanser yapılarak) 27 Nisan 1972’de hayata gözlerini yumdu.
Nkrumah, 1909’da Gold Coast ([Altın Kıyısı] Gana’nın bağımsızlığını kazanmadan önce İngiliz sömürgecilerinin bu bölgeye verdiği isim) Nkroful’da doğdu.Asıl adı Kwame Francis Nwia-Kofi Nkrumah’dır. 1925’ten 1935’e kadar Achimota’da öğretmen olmak için eğitim gördü. Eğitim bittikten sonraki 5 yıl içinde birçok okulda öğretmenlik yaptı ama Nkrumah eğitim seviyesini ilerletmeyi düşünüyordu. Bu yüzden öğretmenlik yaparken biriktirdiği para ile ABD’de eğitimine devam etme kararı aldı.

1935’te Altın Kıyısı Londra’ya ABD büyükelçiliğinden öğrenci vizesi almaya gitti. Londra’da iken Faşist İtalyan yönetiminin Habeşistan’ı işgal ettiğini öğrenmesi onun politik düşünsel altyapısında büyük bir etki oluşturacaktı. Aynı yıl ABD’ye ulaştı ve Pensilvanya’daki Lincoln Üniversitesine adını yazdırdı. 1942’de lisans eğitimini kazanıp aynı yıl, yine Lincoln Üniversitesinde Fen Bilimleri yüksek lisansını sonra Sosyal Bilimler yüksek lisansını Felsefe bölümünde yaptı. Nkrumah kendini geliştirme azmini hiç kaybetmiyor birçok alanla ilgili okumalar ve araştırmalar yapıyordu. Akademiye adım atıp artık Siyaset Bilimi Bölümü’nde dersler verirken aynı zamanda Amerika ve Kanada Afrikalı Öğrenciler Birliği Başkanı seçildi.

1945’te Nkrumah London School of Economics and Political Science (LSE)’de okumak için Londra’ya geldi. George Padmor’la tanıştı ve Padmor’un da yardımıyla 5. Pan-Afrikan Kongresi’ni Manchester’da düzenledi. Afrika’nın sömürgeci güçlerden kurtulmasını sağlamak için Batı Afrika Ulusal Sekreterliği ( West Africa National Secretariat)’ni kurdu.
Kwame Nkrumah ülkesine döndü ve 1947’de Joseph B. Donguah tarafından Birleşik Altın Kıyısı Kongresi (United Gold Coast Convention) Genel Sekreterliği’ne davet edildi. Bu politik birlik Altın Kıyısı’nın İngiliz sömürgeci yönetimi tarafından yönetilmesini reddeden ve bağımsızlığı hedefleyen bir topluluktu. Nkrumah bu görevi kabul ettikten sonra bir dizi görüşmeler için Sierra Leone, Liberya ve Fildişi Sahili’ne ziyaretlerde bulundu. Gana’ya döndüğünde takvimler Aralık 1947’yi gösteriyordu.

28 Şubat 1948’de halk İngiliz sömürge yönetimine karşı ayaklandı ve sömürge güçlerinin çok sert müdahalesi ayaklanmayı bastırmaya yetmedi. Olaylar Accra ve Kumasi’den diğer şehirlere de sıçradı. Sömürge hükümeti ayaklanmanın arkasında UGCC (United Gold Coast Convention) olduğundan şüphelenerek 12 Mart’ta Nkrumah’ı ve diğer parti liderlerini tutukladı. 12 Nisan’da sömürge yönetimi tutukluları serbest bıraktığında Nkrumah ateşli konuşmaları, eylemleri ve hareketleri ile bütün bakışları üstüne toplamış liderliğe hiç de uzak olmadığını göstermişti.
Nkrumah sertbest kaldıktan sonra ülkeyi dolaştı. İnsanlara Altın Kıyısı’na gerekli olan şeyin kendi kendini yönetmek olduğunu anlattı, İngilizlerin kapitalist şekilde emeklerini sömürdükleri kakao çiftçileri Nkrumah’a destek verdi. Kadınları politik sürece davet edilmesi ve oy hakkı yine Afrika’da ilk defa Nkrumah sayesinde ses bulacaktı. Nkrumah’ın hareketine işçi sendikaları da destek verince toplumda büyük bir güç inşa edildi. Bu güç 12 Haziran 1949’da toplumun bütün kesimlerini içine alan bir siyasal partiye dönüştü: The Convention People’s Party (CPP)

İngiliz sömürge yönetimi toplumda yaygınlaşmaya başlayan yönetim karşıtı öfkeyi gidermek için Afrikalı orta sınıf seçkinleri yeni anayasa konusunda görevlendirdi. İngiliz yönetimin oluşturduğu anayasada simgesel bazı haklar yer alıyordu, işçiler için yeterli ücret, varlıklı insanların oy kullanması gibi yani İngilizler sadece ağza bal çalıyordu. Nkrumah hemen CPP üyelerinin, işçilerin, gençlerin,sendikacıların bulunduğu ‘Halk Meclisi’ oluşturdu ve bu halk meclisinde bir anayasa oluşturuldu. Nkrumah’ın ve toplumun çeşitli kesimlerin mutabık olduğu anayasada 1931 Westminister Statüsü’ne (1931 yılında İngiliz parlementosunun İngiltere ve sömürgeleri [Avustralya, Cananda, Yeni Zelanda, İrlanda, Güney Afrika Birliği, Folkland Adaları ve Afrika sömürgeleri] için oluşturulan ve bu ülkelerde geçerli olan ortak iç hukuk) bağlı kalarak sosyo-ekonomik sınıflaşmaların ve kabile şeflerinin ayrıcalıklarının olmadığı ve herkesin oy kullanabildiği bir genel seçim ve özerklik statüsü yer alıyordu. ‘Ekim 1949 Anayasal Önerileri’ olarak adlandırılan bu değişiklik önerileri İngiliz sömürge idaresi tarafından reddedildi.

Anayasal önerileri İngiliz yönetimi tarafından reddedilen Nkrumah 1 Ocak 1950’de sivil itaatsizliğin, boykotların ve grevlerin dahil olduğu ‘Positive Action’ (Olumlu Hareket) adıyla bir kampanya başlattı. Sömürge yönetimi Nkrumah ve birçok CPP üyesini tutukladı ve Nkrumah 3 yıl hüküm giydi. Sömürge yönetimi ulusal ve uluslararası muhalefetle yüzleşince Altın Kıyısı’ndan ayrılmaya ve sömürge yönetimini feshetmeye karar verdiler. Herkesin oy kullanabildiği ilk genel seçimi Britanya 5-10 Şubat 1951 tarihlerinde organize etti. Nkrumah ve birçok CPP üyesinin hapiste olmasına rağmen CPP seçimlerde oyların büyük çoğunluğunu alarak yasama meclisindeki 38 koltuktan 34’üne sahip oldu. Nkrumah Fort James Hapishanesi’nde hapisken Nkrumah’ın seçim kampanyasını CPP önemli isimlerinden olan, uzun süre Nkrumah’ın hükümetinde Ekonomi Bakanı olarak görev yapmış Afro Gbe
de lakaplı Komla Agbeli Gebedemah yürüttü.

“Özgür” Gana
Nkrumah 12 Şubat’ta serbest bırakılınca Britinya’nın Afrika’daki sömürge yöneticilerinden olan ve 1949’dan 1957’ye kadar Gana’da yöneticilik yapan Sir Charles Arden-Clarke tarafından hükümete çağrıldı. 20 Şubatta Meclis Başkanı E.C. Quist’in mecliste Nkruumah Ticaret Bakanı olarak mecliste koltuğuna kavuştu.1 yıl sonra meclis başbakanlık seçimi için toplandı ve 31 red ve 8 çekimser oya karşı 45 oyla Nkrumah 21 Mart günü başbakan seçildi.
Nkrumah’ın hayali her zaman tam bağımsız Gana olmuştu ve bu nedenle 10 Temmuz 1953’te Nkrumah meclise İngiliz Milletler Topluluğu bünyesinde en yakın zamanda gerekli anayasal düzenlemeler yapılarak bağımsız olma önerisini sundu ve mecliste bu öneri kabul edildi.

Nkrumah Afrika’daki sorunun temelini “Afrika’da Sınıf Mücadelesi” adlı kitabında şöyle açıklar: “Sorunun özü sınıf mücadelesidir. Uzun süre sosyal ve politik yorumcular, Afrika, sanki dünyanın tarihsel gelişiminin dışındaymış gibi – sanki dünyanın sosyal, ekonomik ve politik modeli uygulanmayan ayrı bir oluşumuymuş gibi- konuşup, yazdılar. Sadece Afrika’ya uygulanabilir bir tür veya değişik türlerdeki sosyalizmi kastederek –Afrika Sosyalizmi- gibi masallar telkin edildi ve sömürge devrinden önce Afrika’nın tarihi yokmuş gibi tarihimizin büyük bir kısmı antropoloji ve tarihsel terimlerle yazıldı. Bu çarpıtılmaların biri de sınıf yapısının Afrika’da var olmadığı sanısıdır. Gerçeklikten öte bir şey yoktur. Şiddetli bir sınıf mücadelesi Afrika’da olagelmektedir. Bunun kanıtları etrafımızdadır. Gerçekten bu, tüm dünyada olduğu gibi, ezenle ezilen arasındaki mücadeledir.

Tüm doğa kaynakları ile toprağa el koyma –ki, bu üretim araçlarına el koymadır- ilkinin diğerini sömürdüğü iki sektör ortaya çıkardı.Avrupalı ve Afrikalı. Varolan tarım yavaş yavaş yıkıldı ve Afrikalılar, karlarını kapitale çeviren sömürgecilere iş güçlerini satmak zorunda kaldı. Bu koşullar altında sınıf mücadelesinin bir bölümü olan ırk-sınıf mücadelesi doğdu.

Afrika’da Afrikalı yabancı olmamalıdır. Afrika’da herkes Afrikalı’dır. Yıkılacak ve ezilecek düşman duvarı Afrikalı değildir, emperyalizmin ortaya çıkardığı Afrika’yı ufak devletlere bölme anlayışı ve yapma-suni sınırlardır.”
Nkrumah, Afrika’nın bağımsız olmasının ardından Afrika burjuvazisi, sömürgeci güçler ve uluslararası dev mali örgütler tarafından kıskaca alındığından bağımsızlığın sözde kaldığından bahsetti. Bu bağlamda Nkrumah’ın şu sözleri aydınlatıcı olacaktır: ‘’Bağımsız bir devlet olmayı öğrenmenin en iyi yolu, bağımsız egemen bir devlet olmaktır.’’
Hükümet lideri olarak Nkrumah birçok zorlukla yüzleşti. İlki yönetim tecrübesi olmadığı için yönetimi öğrenmesi, ikincisi Gold Coast’un dört bölgesini birleştirmek, üçüncüsü ise Birleşik Krallık’tan tamamen bağımsızlığı kazanmak. Nkrumah bu ilk üç konuda başarıyı yakaladı; bağımsızlık konusunda da hapishaneden çıkışının 6. yılında Gana halkına bağımsız bir ülkenin lideri olarak seslenecekti.

6 Mart 1957 saat 12’de Nkrumah Gana’nın artık bağımsızlık ülke olduğunu açıkladı. Gana İngiliz Milletler Topluluğu’ndan bağımsızlığını kazanabilmişti. Artık halk Nkrumah’a Gana’nın en çok konuşulan yerel dillerinden olan Twi’de kurtarıcı anlamına gelen “Osagyefo” lakapını taktı.
Takvimler 6 Mart 1960’ı gösterdiğinde Nkrumah Gana’yı bir Cumhuriyet olarak düzenleyen anayasa için kolları sıvadığını açıkladı. Bu süreçte Nkrumah Gana Cumhuriyeti’nin ancak tek bir şartla bağımsızlıktan vazgeçeceğini de ekledi: Birleşik Afrika Devletleri.19, 23, 27 Nisan’da anayasada başkanlı seçimi, halk oylaması ile ilgili kanunları yeniden düzenlendi. Anayasa mecliste oylanırken Nkrumah ikinci kez başkanlığa J. B. Danquah’ karşı ezici üstünlükle tekrar seçildi.

BAĞLANTISIZLAR HAREKETİ
Bağlantısızlar Hareketi (İngilizce: Non-Aligned Movement) 1961 yılında Batı İttifakı ve Doğu Bloğu’nun olduğu Soğuk Savaş döneminde kuruldu.
Birliğin amacı, üye ülkelerin milli bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini, (Doğu ve Batı Bloğundan) sömürgecilikten, yayılmacılıktan, ırkçılıktan ve her türlü dış baskı, istilâ, işgal ve dış müdahaleden" korumak olarak açıklanmıştır. Batı ve Doğu bloğunun soğuk savaş yıllarında Bağlantısızlar Hareketi iki blok karşısında tarafsız olduğunu belirterek üçüncü dünya milletlerini savunacağını, bağımsız ve adilce bir tavır takınacağını vurgulayarak Birleşmiş Milletler için bir çeşit adalet mihverine dönüşmüştür.

Sonradan Bağlantısızlar Hareketi olarak tanınacak olan bu oluşuma üye ülkeler arasındaki ilk ortaklık girişimi 1955 yılında Endonezya’nın Bandung kentinde Bandung Zirvesi adı altında yapıldı. Bağlantısızlar Hareketi Liderleri Zirvesinin ilki 1961 yılında Belgrad'da düzenlendi ve büyük ölçüde Yugoslavya devlet başkanı Josip Broz Tito, Hindistan'ın ilk başbakanı Jawaharlal Nehru, Mısır'ın ikinci Cumhurbaşkanı Cemal Abdül Nasır, Endonezya'nın ilk cumhurbaşkanı Sukarno ve Gana'nın ilk devlet başkanı Kwame Nkruma  tarafından gerçekleştirildi.

KENDİSİNİ HALKINA ADIYAN BİR LİDER
1963’te Nkrumah Sovyetler Birliği tarafından “Lenin Barış Ödülü’” ne layık görülürken bir diğer hayalini de gerçekleştirecekti. Gana Afrika Birliği Örgütü’nün kurucu üyesi oldu.
Gana tren yolları, hastaneler, okullar ve ileri ekonomiyle Afrika’da ekonomik açıdan büyüyen ve en hızlı sosyal ilerleme kaydeden ülke konumuna geldi. Sosyal yardım sistemi oluşturuldu ve halk için çeşitli programlar başlatıldı. Hükümet ülkenin taşra bölgelerine köyler ve okullar inşa ediyor ayrıca ücretsiz sağlık hizmeti ve ücretsiz eğitim de veriliyordu. Nkrumah adım adım projelerini hayata geçiriyor ve Gold Coast sosyalist politikaların uygulandığı bir ülke haline geliyordu.

Ülke ormancılık, balıkçılık ve besicilik alanında gelişiyor Gana’nın en önemli ihraç maddesi olan kakao üretimi iki katına çıkarılıyordu. Boksit ve altının ihracat rakamları da giderek yükseliyordu. 1961’de tarımsal sulama ve hidro-elektrik güç için Volta Nehri’nde baraj yapımına başlandı.
Nkrumah Gana’nın modern bir orduya sahip olmasını istiyordu. Bu doğrultuda ordu kuvvetlerinde bir yenilenme hareketi başlatarak orduya çok sayıda gemi ve uçaklar aldı. Aynı zamanda askerlik zorunlu hale de getirildi.
Nkrumah Afrika’nın sömürgeci güçlerden kurtulması idealini sözde bırakmamış Rodezya’da (şimdiki Zimbabwe) 1965’te bağımsızlığa kavuşuncaya kadar İngiliz sömürge yönetimine karşı savaşan isyancılara yardım etmişti.
Şubat 1966’da Nkrumah, Kuzey Vietnam ve Çin ziyaretlerini gerçekleştirirken Emmanuel Kwasi Kotoka ve Ulusal Kurtuluş Konseyi liderliğindeki CIA destekli askeri darbeyle Nkrumah yönetimi devrildi.

Nkrumah tekrar Gana’ya hiç dönemedi ama Afrika’nın birliği için kitaplar yayınlamaya devam ettİ. Gine Başbakanı Ahmet Sekou Toure’nin davetiyle yaşamının son bölümünü Gine’nin başkenti Conakry’de geçirdi. Aynı zamanda Toure Nkrumah’a onursal başkanlık da verdi.
62 yaşında cilt kanseri sebebiyle 27 Nisan 1972’de yaşamını yitirdi. Nkrumah doğduğu köy olan Nkoful’a gömüldü. Bir süre sonra bedeninden geri kalanlar başkent Accra’ya getirilerek onun adına anıt-mezar yapıldı.
2009’da Gana Devlet Başkanı John Atta Mills 21 Eylül’ü (Nkrumah’ın doğumunun 100. Yılı) Kurucu Günü olarak açıkladı ve Kwame Nkrumah’ın mirası adına 21 Eylül Gana’da resmi tatil ilan edildi.