AKP’nin yeni taktikleri ve mücadele

|

 AKP’nin yeni taktikleri ve mücadele A  AKP’nin yeni taktikleri ve mücadele

Gezi Parkı'nda ve ülkenin pek çok yerindeki halk direnişinin geliştirilmesi hareketin kendi doğallığına yabancılaşmayan, bu anlamda halkın kendi inisiyatifini kullanacağı yeni mekanizmalar inşa edilerek bir adım ileri taşınmalıdır. Bu şekilde oluşturulmaya çalışılan 'birey-örgüt' ayrımının ötesine geçen, hareketin bütününü kavrayan örgütsel mekanizmalar yaratılması noktasında çaba gösterilmelidir.
AKP altında kaldığı halk dalgası karşısında, dengeyi sağlamak için şiddetle birlikte yeni taktikleri de gündeme getiriyor.

Dengesi tamamen alt üst olmuş olan Diktatör, her mikrofon karşısına geçtiğinde halka dönük saldırılarını sürdürüyor. AKP, bu süreçte bir yandan İstanbul'daki havaalanı karşılamasından başlayarak, Adana, Mersin ve Ankara'daki kitle gösterileri ve planlanan mitinglerle hem kendi tabanını konsolide etmek hem de halk karşısında bindirilmiş kıtalarla moral üstünlüğü ele geçirmeye çalışıyor.
Bu, aynı zamanda iktidar bloku içerisindeki çelişkinin bir çatlamaya doğru gelişmesi karşısında da RTE merkezli bir hamle olarak okunabilir. Gerginliği tırmandırarak kendi tabanını etrafına toplamaya yönelen RTE, öte yandan direnişin meşruluğunu sarsmaya dönük de medya ile birlikte hamleler gerçekleştiriyor.

• • •
Uzun günler direnişe gözlerini kapayan medya, gözlerini açtığı ilk andan itibaren de AKP'nin 'yetmez ama evetçi' akilleri eliyle halk direnişinin anlamını dağıtmaya ve parçalamaya dönük 'yorumlar' yapıyor.
Direnişin bireysel bir direniş olarak RTE'nin nobranlığına karşı bir tepkiden ibaret olarak değerlendirilerek, ülkenin neredeyse bütün sokak ve mahallelerindeki AKP düzenine karşı itirazın anlamı küçültülmeye çalışılıyor. Öte yandan 'bireysel eylem' kodlaması ile 'örgütü kesimler' arasına mesafe konulmaya çalışılarak bir bölünme noktası yaratılmak isteniyor.

Gezi Parkı, bir tür mevzi kazanmaya dönük hamlelerle ilerleyen bu 'taktik savaşının' merkezi konumunda. Gezi Parkı'na yapılan müdahale sonrasında İstanbul Valisi'nin sözde iyi niyet olarak dile getirdiği 'polisimize emanetsiniz' artık sözleri 'bireysel tepki-örgüt/siyaset' ayrımını körüklemeye dönük yeni bir adımdı. Önümüzdeki günlerde de muhtemelen medyada bol bol 'masum eylemci' ve 'karanlık odaklar' değerlendirmeleri ışığında 'faiz lobisinden' sonra yeni bir sanal düşman yaratılarak bu arayış sürdürülecek.

• • •
İktidarın bütün saldırıları karşısında birleşik bir halk direnişi, bugün de pek çok yerde buna yanıt vermeye devam edecek. Medyası, polisi, yargısı ve bütün kurumlarıyla halk nezdinde büyük bir meşruluk sorunu ile karşı karşıya kalan iktidarın butür hamlelerin sonuç vermesi elbette önceki dönemlere göre çok daha kolay görünmüyor. Artık kendi eyleminde yeni bir bilinç kazanmış, kendi iletişim ve dayanışma ağlarını ülke çapında kurmaya yönelmiş bir hareket kendi gerçekliğini an ve an inşa etmeye devam ediyor.
Öte yandan bugün Gezi Parkı'nda ve ülkenin pek çok yerindeki halk direnişinin geliştirilmesi hareketin kendi doğallığına yabancılaşmayan, bu anlamda halkın kendi inisiyatifini kullanacağı yeni mekanizmalar inşa edilerek bir adım ileri taşınmalıdır. Bu şekilde oluşturulmaya çalışılan 'birey-örgüt' ayrımının ötesine geçen, hareketin bütününü kavrayan örgütsel mekanizmalar yaratılması noktasında çaba gösterilmelidir.

Yaşanan sol politikleşme dalgasının her alanda halkın dayanışma örgütlerinin ve direnme örgütlerinin yaratılması çabası, bugün direnişin büyüyerek sürmesi noktasında taşıdığı önem kadar bu direnişin geleceği kazanacak bir iradeye dönüşmesi bakımından da önemlidir.
Şimdi bir yandan AKP'nin saldırıları karşısında kitlesel ve meşru bir mücadele çizginde direnişi büyütürken öte yandan da bu direniş hareketinin örgütlü bir halk muhalefetine doğru ilerletilmesi noktasında mücadele edilmelidir.

SELİM GİRGİN