Direnişlerin tozu dumanı altında bir kahraman

|

  Direnişlerin tozu dumanı altında bir kahraman A   Direnişlerin tozu dumanı altında bir kahraman

Devletin kurumlarının işlerliğini sağlamakla görevli zevat, bu görevi bireyleri idare etmek olarak algılarlarsa, suç işlemiş olurlar. Demokrasilerde yurttaşlar, demokratik haklarını kullanarak devlet yöneticilerini denetlerler. 29 yaşında bir delikanlı Edward. Liseyi terk etmiş. IT (İnformasyon tekniği) eğitimi almış. Bir bilgisayar uzmanı diyebilirsiniz. Gizli servis analisti filan değil. NSA'da (National Security Agency/Ulusal güvenlik dairesi) filan  çalışmıyordu. Çalıştığı firma Booz Allen, uluslararası bir “danışmanlık” devi. Havai'deki bürosunda çalışırken, NSA’nın bilgilerine ulaştı. İlk açıklama doğal olarak Booz Allen yöneticilerinden geldi. Snowden'in davranışı onları “şok” etmiş! Bu firmanın çalışma ahlakına karşı bir davranışmış! Kısaca, Booz Allen ve NSA’nın yaptıkları son derece ahlaki, ama bunları topluma, insanlara bildirmek ahlaksızlık! Bi dakka! Ahlaklı bir işi vatandaşa duyurmak nasıl ahlaksızlık olur?

Ahlaklı bir iş neden gizlice yapılır. Ve uluslararası gizli dinleme, gözetleme, ne zamandan beri ahlaklı bir iş sayılıyor?
Edward Snowden ne yaptı?
Bu soluk benizli delikanlı, Amerika’nın devasa gözetleme ve uyarı programı “Prism'i” tüm dünyaya açıkladı. Kısaca tüm dünya yurttaşlarını UYARDI! 70'li yılların başında ABD’nin Vietnam'daki rolü üzerine Pentagon'un analizlerini açıklayarak, tüm dünyayı bilgi sahibi eden Daniel Ellsberg, dünkü Guardian'a olayı bir cümle ile yorumladı: “Bizi Amerika Stazi birliğinden kurtaran adam.” (Bilmeyenler için: Stazi, Her yere mikrofonlar koymakla ünlü, eski Doğu Almanya gizli haber alma teşkilatı.)
İşte Snowden, Amerikan internet firmalarının güncel ve gizli bilgileri, yığınlar halinde ele geçirmeleri ile ilgili bilgileri açığa çıkardı. Yaptığı açıklamada:” NSA'nın neler yapabileceği hakkında birçoğu habersiz. NSA hemen her bilgiyi ele geçirebileceği bir alt yapı oluşturmuştur. Ben ABD hükümetinin, özel alanlara, internet özgürlüğüne ve temel hak ve hürriyetlere böyle müdahele ederek tecavüz etmesine izin veremezdim!”. İşte bir kahraman ancak bu kadar yalın, sadece ve açık sözlü olabilir.

Şimdiden demokrasi kahramanı ilan edilen bu delikanlı, şu anda öldürülme tehlikesi ile yaşıyor! Tüm ailesi ve nişanlısını bırakarak, Hong Kong'a sığındı. İadesi biraz zor; ama imkansız değil. Onu Hollwood kahramanları Denzel Washington veya bir başkası kurtaramaz! Çünkü o somut. Yaşıyor ve tüm dünyanın gözü önünde. Kendisi, “Benim için kurtuluş yok!” diyor. Doğru, çünkü bu bir Hollywood filmi değil!
Edward Snowden, “Söylediğim ve yaptığım herşeyin kayıt altına alınmasının olanaklı olduğu bir toplumda yaşamak istemiyorum.” diyor. İktidarı elinde bulunduran güçler, diğerlerini baskı altına alabilmek için, herzaman sözümona teröre karşı önlem alma bahanesini kullanırlar. Oysa aslında kendi yaptıkları, toplumu terör ile korkutmaktan başka bir şey değildir. Devleti elinde bulunduran güç, bu olanağı kullanarak, toplumsal yaşamın her alanını kontrol etmek yoluyla asıl terör uygulayıcısı olduğunu saklar. Terörü, bu insan yaşamının tüm alanlarına karşı çıkanların haklı eylemlerine indirgeyerek, yalan söyleme suçu da işler.

Edward Snowden'in eylemi bu nedenle -Gezi Eylemcileri gibi- bir sivil itaatsizlik eylemidir. Bu da demokratik bir haktır. Reyhanlı cinayetinin belgelerini sızdırdığı söylenen asker, U. Kalı da bu nedenle (İspat edilememiş olmasına rağmen) tamamen haklıdır. Devletin kurumlarının işlerliğini sağlamakla görevli zevat, bu görevi bireyleri idare etmek olarak algılarlarsa, suç işlemiş olurlar. Demokrasilerde yurttaşlar, demokratik haklarını kullanarak devlet yöneticilerini denetlerler. Bunun tersi, yani Tayyip ve Obama'nın yaptıklarıdır yanlış olan.
İşte bu nedenle Edward Snowden, 2000 yıllarının kahramanıdır.
İşte bu nedenle, RedHack, Çarşı ve Dev-Genç bizim kahramanlarımızdır.

Taner Aday