Siyasetin estetiği

|

Siyasetin estetiği A Siyasetin estetiği

BURAK AVŞAR  burakavsar86@hotmail.com

BirGün gazetesine yolladığım bu yazıda siz okuyuculara, bütün bu hengâmeler, vetolar ve antidemokratik uygulamaların dışında, yeterince değerlendirildiğine inanmadığım, unutulmaya yüz tutmuş seçimleri değerlendirerek başlayacağım.
Şimdi hep beraber seçimlere yol alalım…  Estetik ve etik açıdan hiçbir biçime sahip olmayan seçimler neticelendi. Bu yargıya varmamın; sebebi çirkin tartışmaların, proje dışı konuşmaların, kişiler üzerinden yapılan siyasetin, siyaset kurumunu dejenere etmesi ahlaki ve estetik açıdan kabul edilebilir değildir.
Türkiye seçim sürecinde karşılıklı dayanışmanın önemini çürüten, çatışmacı ve uzlaşıdan nasibini alamamış politikacılar tanıdı. Çözüme muhtaç olan bütün temel sorunlarımız kişiselleşen çözümsüzlük halini aldı.
“Sen şunu dedin. Ben bunu dedim, Sen şunu yaptın. Ben bunu yaptım” anlayışı siyaset içerisinde kurumsallaştı. Kişisel kavgaya dönen, kişiselleştirilen-siyaset-yapma modeli yüzünden kurumsallaşamayan diğer çözüme muhtaç olan sorunlarımız nelerdir peki.  Bir, Demokrasimiz kurumsallaşamadı. İki, işsizlik, yoksulluk ve emek sorununun çözümü olan planlamacı, katılımcı, sosyal politikalar kurumsallaşamadı. Üç, Kürt sorununun çözümü olan kardeşlik ve daha çok demokrasi, eşit yurttaşlık ve özgürlük temelinde biçimlendirilmesi gereken gönüllü birliktelik projesi kurumsallaşamadı.
Bu listeyi uzatmak mümkündür, çünkü proje üreten ve vizyon sahibi olmayı başaramamış siyaset kurumumuz, bu sorunları daha da derinleştirdi. Hâlâ elektrik, yol ve köprünün medeniyet ölçüsü sayan siyasal anlayış bu önemli sorunların çözümü sizce bir irade sergileyebilecek mi?
Bunları belirtmemdeki en önemli belirleyici faktör; seçimlerde vaatler arasında eğitime ve eğitimin içeriğine yönelik hiçbir söylemin olmamasıdır. Ezberci anlayışı ve resmi ideolojiyi yayma amacı güden bu eğitimin karşısında eleştirel, sorgulayıcı eğitimin müfredata alınmasından, bilim ve teknolojinin geliştirilmesi için projeler ve harcamaların arttırılmasından,  daha hümanist eğitimin etkinleştirilmesinden vs.
Bahsedildiğini hiç duyduk mu? Bir ülkenin mutluluğu ve medeniyeti eğitimli bireyleri ile ölçülmez mi? O halde siyaset kurumunun yeniden yapılandırılmasına ihtiyacımız vardır derken, hiçte haksız olmadığımı görüyorum.
Siyasetin estetiğini ve siyasetin ahlakını bu genel tablo içerisinde, değişiminden yana olarak, ileri bir sosyalist vizyon ile birleşmesini sağlamak, siyaseti çözümün adresi yapar. Seçilmiş tüm politikacılara başarılar diler, söylemlerimi Türkiye’nin gelişmesi yolunda, ciddiye almalarını dilerim.