Gökçeada Bademliköy’de rant savaşı (*)

|

 Gökçeada Bademliköy’de rant savaşı (*) A  Gökçeada Bademliköy’de rant savaşı (*)

Dünyamızda üzerinde insan yaşamının sürdürüldüğü, tüm adaların ortak yönü olarak tarihi açıdan, sosyolojik, psikolojik ve ekolojik olarak kara kıtalarından farklı ayrı bir kültürü vardır. Buna kısaca ada kültürü de diyebiliriz.
Ada yaşamını özümsemiş kimseler, adalarına tabiri yerindeyse gözü gibi sahip çıkar ve onun doğal yapısını, sivil mimarisini korumak ve gelecek nesillere de bırakabilmek için gerekirse ödünsüz ve karşılıksız, bir mücadele vermekten kaçınmazlar. Hele ki, bu alan devlet tarafından koruma altına alınmış SİT ALANI ise !!  Turizm ve kültür açısından, doğanın var olan yapıların, çevre görünümünün korunması bakımından, YEŞİL’in ve MAVİ’nin ada kültüründe yaşatılması için amansız bir mücadele kaçınılmaz görevdir. Siz buna isterseniz ‘’Asterix Ruhu’’ yaşatmak diyebilirsiniz.


  Gökçeada ile Bozcaada Lozan antlaşması ile Türkiye’ye bırakılmıştır. Gökçeada var olan adalarımız içinde en büyük yüz ölçümüne sahip olanıdır. Su kaynakları bakımından da Dünyanın üçüncü adasıdır. Eski Yunan’da ‘’Rüzgarlı Ada’’ anlamına gelir. Gökçeada Homeros’un İlyada destanında, deniz tanrısı Poseidon’nun adası olarak geçer. Gökçeada ilçe merkezi ve 9 köyden oluşmaktadır. Çanakkale’ye 33 mil ve Kabatepe’ ye ise 14,5 mil mesafededir. Bademliköy – Kaleköy – Zeytinliköy – Tepeköy ile Dereköy (ki, zamanında Türkiye’nin 1950 hane ile, en büyük köyü idi) koruma altına alınarak ‘’SİT ALANI‘’ ilan edilmişlerdir. Ne var ki, koruma altına almak belki yasal olarak kolaydır, fakat önemli olan, yasadan sonra buraları korumak ve hiçbir zaman için talan edilmesine ve çirkinleştirilmesine izin vermemek gerekir.


Bizler, SİT alanı içerisinde yer alan 5 köyden, BADEMLİKÖY’de (adanın balkonu da olarak anılır) yaşamaktayız.  Bademliköy, rant uğruna pazarlıklara ve ayak oyunlarına kurban edilmek istenmektedir. Köy alanı içerisinde yer alan bir bölge sit alanı kapsamından çıkarılarak, güya turizm adı altında ucube yapılar dikilerek ve dikilecek olan pansiyon, kahvaltı salonu, motel, hotel gibi köyümüzü çirkinleştirmek için yasal zeminde büyük uğraş vererek ve tüm şartları zorlayarak,  Gökçeada Belediyesini de yanlarına alarak, bugün için küçük gelecekte büyüyerek sorunlar yumağına dönüşecek anlamsız, şekilsiz, adanın ve Bademliköy’ün sivil yapılarına karşı beton yığınları dikilmek istenmektedir. Şu anda, somut olarak, Poseidon oteli daha önceleri butik bir otel konumundayken (evveliyatında ev olarak inşaatına başlanan)  adamızda sanki turizm patlaması varmış gibi, acil yatak kapasite artırımına gidilmek istenmiş, MASİ OTEL gibi anlamsız bir yatırım doğmuştur. Turizm mevsiminin kısa olması nedeni ile, böyle bir yapının çevreye uyumsuz mimarisi ve  hantallığı köyümüzde sırıtmaya devam edecektir.


Tabii ki gereken müdahaleler yapılmış, yasal zeminde davalar açılmış olup halen devam etmektedir. Bu uğurda mücadeleyi başlatan, kamuoyu oluşturan (yazılı ve görsel basında örnekleri çok çıktı ve defalarca yayınlandı ) arkadaşlara saygı duymamak en büyük haksızlıktır. Bence, köyümüzde var olan despotik yapıya karşı büyük bir mücadele başlatılmış olup, devamı için tüm kamuoyunun ufak da olsa omuz vermesi, destek olması elzemdir. Yoksa, son pişmanlık fayda vermeyecektir.


Bademliköy’de yaşanan ve yaşatılmak istenen tüm olumsuzluklara karşı yan yana, haklı mücadelemizde kararlılıkla yürümeye çalışalım, başarı devamında gelecektir. Bu mücadele sonunda özelinde Bademliköy sakinleri, genelinde Gökçeadalılar ve Türkiye kazançlı çıkacaktır. Yasal mücadelemiz içerisinde önümüze konulacak tüm engelleri aşmak için tüm doğaseverleri, sivil toplum örgütlerini, vakıfları, siyasi partileri ve tüm halkımızı haklı mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz.                      
Susmak yok, susmak boyun eğmek demektir.
H. HÜSEYİN KARA Mortgage Broker


(*)    Gökçeada Gönüllüleri Derneği
    (İrtibat tlf: 216 318 55 02 -534 037 47 74 – www.gökçeadagönüllüleri.org)
    bu uğraşının fiilen içinde, öncü olarak çalışmalarına devam etmektedir.