Politika ve psikoloji

|

 Politika ve psikoloji A  Politika ve psikoloji

İnsan doğası anlaşılmaz olan üzerine inşa edilmiş gibi görünüyor, öyle ki; çoğu zaman kendi felaketine yol açabilecek seçimlerde bulunabiliyor, bu durum aslında son derece karmaşık bir süreç tarafından kontrol ediliyor, psikolojik algılamaların belirleyici olduğu bir süreç tarafından.

İnsanoğlunun seçimleri incelendiğinde asıl olanın eldekini korumak için çabalamak olduğu çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunu birey çerçevesinde ele alırsak eldeki kuş daldakinden evladır diye değerlendirebiliriz. Ne yazık ki toplumsal anlamda çoğunluk davranışına uyarlarsak ulaşacağımız sonuç aynı olmayabilir, burada devreye giren faktörü “benlik algısıyla şekillenen var olma isteği” diye düşünmek sanki daha doğru gibi. Şimdi, ülkemizin son dönemde yaşadığı hızlı dönüşümleri biraz daha yavaş çekimde izleyelim, çünkü bireylerin yapmaya çalıştığı da tam olarak bu. Bunu, ya olan biteni görmezden gelerek yapıyorlar ya da olanı sadece belli faktörlerle değerlendirerek sınırlandırmaya çalışıyorlar.

KENDİ KABUĞUNA ÇEKİLME
Bu kadar yoğun bilgi ve dönüşüm bombardımanı altında rahatsızlık duyan zihinler kendileri için gerekli olanın üzerine dayanan bir algılama kullanmaya çalışmakta, ‘beni ilgilendiren neyse bu durum o olmalı’ diye tanımlayabileceğimiz bu yapı aynı zamanda çevreden gelen ve baş edilemeyecek kadar çok olan uyarıları sınırlandırma çabası diye de değerlendirilebilir. Bu kadar hızlı değişen gündem ortasında kişilerin çaresizliğe doğru dümen suyuna dönmeleri de bir tesadüf değil tabii ki, aslında bu tam da arzu edilen bir kontrol mekanizması. Ne kadar çok suyu bulandırırsan o kadar çok egemen olursun şeklinde özetleyebileceğimiz bu durum tam da bu günlerdeki durumu özetler nitelikte. Bir yandan hızla gelişen bir diyalog süreci diğer yandan sosyal yapıdaki ani dönüşümler insanları kendi kabuğuna çekilme ve dünyasının sınırlarını daraltarak kendini koruma davranışına yönlendirir nitelikte, elbette bu durum duyarsızlaşma ve tepkisizliği de beraberinde getirecektir kaçınılmaz olarak. Böylece politik bir araç olarak psikoloji son derece etkili bir kontrol mekanizmasına dönüşerek bireyleri tepkisizleştirme unsuruna dönüşebilmekte, kitleleri yönlendirmek için bireyin yalnızlaştırılmasına dayalı bir yapı geliştirilebilmektedir. Sonuçta ne kadar çok bilgi aktarırsan o kadar inandırıcılığından kaybedersin, bunun yerine ne kadar çok ve ne kadar farklı eylem yaparsan o kadar çok etkisizleştirir ve kendine tabi kılarsın durumu çıkıyor ortaya; isterseniz bir de bu gözle bakın son dönemde yaşananlara.    ERCAN SÜT