‘VATANOFOBİ’

|

 ‘VATANOFOBİ’ A  ‘VATANOFOBİ’

Kısa pantolonlu çocukluk yıllarım, kocaman bir adam olup uzun pantolona terfi etme umuduyla yaşadığım, radyonun cızırtıları arasında Demokrat Parti hükümetinin “Vatan Cephesi “ anonslarını dinlediğim günler. Pek bir şey anlamasam da babamın isminin Vatan Cephesi’ne katılanlar arasında okunduğunda sevinç çığlıkları atışım ve alkışlayışım daha dün yaşanmışçasına canlı anılarımda. “Bu vatanı böldürtmeyiz vatan haini komünistlere” böyle anlatıyor babam Vatan Cephesi’ne katılmasının gerekçesini. Bir korku sarıyor içimi, korkuyorum vatanın bölünmesinden…
İlkokul yıllarımda korkularım artarak sürüyor, öğretmenim “vatan haini komünistlerin vatanı bölmeye uğraştıklarını” kaşlarını çatarak anlattıkça korkularım rüyalarıma sıçrıyor, üç kulaklı, dört gözlü komünistler rüyalarımı kâbusa çeviriyor. Dualarımın ana konusu vatanım, “tanrım, n’olur böldürtme vatanımı komünistlere.” Vatanımın birlik ve beraberliği için yalvarmakla geçiyor çocukluğum…


Artık, uzun pantolona terfi etmiş bir delikanlıyım, üstelik de komünist olmuşum, Denizler idam edilmesin diye imza toplamak derdindeyim. Çabalarımız boşuna, Sinan’lar Nurhak’larda, Çayanlar Kızıldere’lerde, Denizler darağaçlarında yok ediliyorlar üç onluk yaşlara erişemeden. “Kahrolsun emperyalizm, Bağımsız Türkiye”  çığlıkları yükseliyor son soluklarından…
Komünist olmuşum, emperyalizmin Türkiye’deki varlığını sorguluyorum, çokuluslu şirketlere tanınan ayrıcalıkları sorguluyorum, amerikaseverliği sorguluyorum. Şaşıyorum kendime, niçin ben bu vatanı bölmeyi hiç düşünmüyorum, komünistler vatanı bölmezler miydi? Babam, ilkokul öğretmenim, hatta Vatan Cephesi’nin kurucusu Adnan Menderes yalan mı söylemişlerdi?


O yıllarda NATO’msu yalanlar yaygındı, NATO’msu yalanlarla Kore’ye savaş açmış, Cezayir’in bağımsızlığına karşı çıkmıştık, “vatan haini komünistler vatanı bölecek” diyenler başkalarının vatan olma haklarını tanımayacaklardı. Nazım Hikmet vatan haini ilan edilmişti, Moskova’dan sesleniyordu şiirleriyle “Memleketim, memleketim….”  Vatan hainliğini! Sürdürerek…


12 Eylül sürecinde “vatan haini komünistlerin vatanı bölmesini” engellemek için 5 general çıkıvermişti gece yarısı TRT 1 ekranına. Yargısız infazlar, idamlar, katliamlar yapıldı peşi sıra. Bir de Kürtçe konuşmak yasaklandı Kürtler vatanı bölmesinler diye…


1980’lerden bugüne 33 yıl geçti, 50 bin Türk ve Kürt gencinin yaşamına fatura edilen bir savaş yaşandı. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sesleri yükseldi mezarların başında. Vatan bölünecek korkusu gençlerin yitirilmesinin yüreklerdeki acısını bastırdı yıllarca. Sanki ölüm istatistikleri kabardıkça vatanın bütünlüğü sağlamlaşıyordu, böylesi bir algı yaratılmak isteniyordu. Vatanın bölüneceği korkusu, dozu her geçen yıl artırılarak püskürtüldü topluma…
Bugünlerde AK’lar barış sürecini hızlandırdılar, zayıf da olsa umutlandık, umutlanmak gereğine inandık. Gizli görüşmeler sürüyor, medyaya sızan bilgilerden anlıyoruz ki, Kürt’lerin vatanı bölmek gibi bir amaçları yok, taleplerini az çok tahmin edebiliyoruz. Ancak, görüşmeler gizlilik içinde sürdürüldüğünden detayları bilmiyoruz. Abdullah Öcalan’ın mektubu medyaya sızıyor, AK’lar kızıyor, BDP’liler de “valla biz yapmadık” diyorlar.


Umutlandığımız süreçte toplumdan bilgilerin saklanması, her iki tarafın da “gizliliğe” özen! göstermesi umutlarımızı zayıflatıyor, sürecin samimiyetine ilişkin soru işaretleri oluşturuyor.  “Vatan bölünmez” yaygaralarını ve milliyetçi tepkileri güçlendiriyor. 50 bin gencini yitiren bir toplum neler görüşüldüğünü, neler talep edildiğini, neler verildiğini bilmek hakkına sahiptir. Aksi halde “vatan bölünecek” fobisi toplumu kemirmeye devam edecek, oluşturulabilecek yüksek gerilim yıllardır dağlarda süren savaşı farklı boyutlara sıçratabilecektir. Türk ve Kürt halklarının barış sürecine aktif katılımını sağlayacak bilgilendirmeler eşzamanlı olarak yapılmalıdır…


Korku-fobi konusu ile başlamıştım, konuya dönerek bitirelim. Yüzlerce fobi arasında vatanın bölünmesi korkusuna bağlı bir tanımlamaya rastlamadım. Ancak, şu cümle dikkatimi çekti; “Listede yer almayan fobiler varsa ekleyerek Vikipedi’ye katkıda bulunabilirsiniz.”
“VATANOFOBİ-vatanın bölünmesinden korkma” diyerek katkıda bulunalım mı?
FATİH AYDIN faydinus@yahoo.com