Ben Türk’üm ama…

|

Ben Türk’üm ama… A Ben Türk’üm ama…

Son günlerde kimlik tartışmaları, daha doğrusu kimlik kaosu yaşıyoruz. Bu kaosun içinde sağa sola savrulup duruyoruz. Bir şeyleri tartışıyoruz, ama niçin tartışıyoruz ‘u sorguladığımızda da çok anlamlı yanıtlar oluşturamıyoruz…
Hepimiz insanız, galiba aynı türden canlı olmamız da önemli ortak noktamız. İnsanlar yaşadıkları ülkelere göre isimlendiriliyor. Amerika’da yaşayana Amerikalı, Kanada’da yaşayana Kanadalı, Almanya’da yaşayana Almanyalı, İran’da yaşayana İranlı, Türkiye’de yaşayana Türkiyeli deniyor…
Ülke-vatandaşlık ilişkisi kurarken isimlendirmeler ilaveler alabiliyor. Amerikan vatandaşı, Kanada vatandaşı, Alman vatandaşı, İran vatandaşı, Türkiye vatandaşı, yani kişinin yaşadığı ülkenin vatandaşı olması doğal bir durum olarak algılanıyor…


Ülke-ulusal kimlik ilişkisi noktasında farklı bir durumla karşı karşıya kalabiliyoruz. Amerikan vatandaşıyım, ama Türk’üm ya da Portekizliyim vs. diyebiliyor insanlar. Almanya’da yaşayan bir Türk “Alman vatandaşıyım, ama Türküm” diyebiliyor. “Alman vatandaşıyım” derken, Almanya’da yaşadığını, ama köken olarak Türk olduğunu vurgulamaya çalışıyor. Aynı durum Almanya’da yaşayan Yunanlı için de, İranlı için de geçerli…
Türkiye’de yaşayan tüm insanların Türkiyeli olmak ortak noktaları, Türkiyeli olmaktan coğrafi konumlanmayı algılamak sanırım yeterli ve bu noktada ulusal kimlikleri reddeden bir anlayış da söz konusu değil.
Türkiye’de kader birliği içinde yaşamış, kader birliğini Kurtuluş Savaşında emperyalizme karşı omuza omuza  çarpışarak kanıtlamış farklı etnik kökenlerden gelen insanlar var. Türkler ve Kürtler bunların başında geliyor. Ben bir Türk’üm, benim gibi çok sayıda Türkler yaşıyor bu topraklarda. Kendini Kürt olarak tanımlayanlar da var, çok sayıda Kürt de var bu topraklarda…


Bu topraklarda kişiler hiçbir baskı ya da tehdit altında olmaksızın ulusal kimliklerini ifade edebilmeliler, Türk ya da Kürt olmak bir üstünlük ya da eksiklik kriteri olmamalıdır. Türk ya da Kürt olmak mutluluk ya da mutsuzluk nedeni de olmamalıdır…
Ben bir Türk’üm, bu topraklarda doğup büyüdüğüm için böyle niteleniyorum ve böyle nitelenmekten de rahatsızlık duymuyorum. Ama ulusal kimliğimi bir üstünlük aracı olarak görmediğim gibi, anlamının ötesinde bir yerlere vardırmayı da, ırkçı ya da milliyetçi bir tavır alışı da doğru bulmuyorum. Çünkü ben duruşumu emekten yana, emperyalizme ve faşizme karşı bir Türk olarak korumanın insancıl değerlerle örtüştüğüne inanıyorum…
Emperyalizmin işbirlikçisi Amerika sever askeri ve sivil darbeciler, darbecilerin sivil militan gücü MHP’liler, Okyanus ötesindeki cemaatler, işbirlikçi sermaye kesimleri, toplumsal varlıklarımızı emperyalistlere parselleyen iktidarlar ve tüm bu unsurların Türklükleri ile Türklüğüm arasında bir ortaklık oluşturmanın da anlamsız olduğuna inanıyorum…
Ben bir Türk olarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak geçmişimizi, bugünümüzü ve geleceğimizi sorgulamak ihtiyacını duyuyorum…


•Emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı vermiş dedelerin torunu bir Türk olmakla gururlanıyorum.
•Kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği ilk ülke olmaktan da gururlanıyorum.
Ama, utandıklarım gururlandıklarımı bastırıyor ne yazık ki…
•NATO’nun fedaisi olup da dünyanın öbür ucundaki Kore’lere gidip vatanımızı! savunmuş olmaktan;
•Cezayir’in bağımsızlığına karşı çıkmış olmaktan;
•Darbe yapıp başbakan asmış olmaktan;
•Sabahattin Âli’leri katletmiş, Nâzım’ları cezaevlerinde çürütmüş olmaktan;
•1 Mayıs 77, Maraş, Çorum katliamlarından;
•On yıl arayla iki darbe yapıp 68 ve 78 kuşaklarını yok etmiş olmaktan;
•Yüzlerce yurtsever aydını yok eden derin devlet operasyonlarından;
•Kürtçeyi yasaklamış darbecilerden;
•Kirli savaşı 40 yıldır sürdürenlerden;
•Madımak da insanları yakanlardan;
•Öğrencileri gün aşırı gazlayıp coplayanlardan;
•F Tipi cezaevlerinde insanlık onurunu yok edenlerden;
•İç savaş çığırtkanlığı yapan ırkçı MHP’den ve CHP’ ye sızmış ırkçılardan;
Daha saymakla bitmez,  Kürtler de Kürt olduklarını çekinmeksizin vurgulayabilmeli, ama vurgularken de Türk ve Kürt halklarının emperyalizme ve faşizme karşı mücadele birliğinin önemini sorgulayabilmelidir;
Tüm Türkiye ise birbirlerine tepki olarak gelişen Türk ve Kürt milliyetçiliğinin emperyalistlerin çıkarlarına hizmet etmekten öte bir işlevi olamayacağını tekrar tekrar sorgulamalıdır…
FATİH AYDIN  faydinus@yahoo.com